Yabancı yatırım yapar mı?

04:0026/05/2023, Cuma
G: 26/05/2023, Cuma
Mehmet Akif Soysal

Malumunuz yatırım dediğimiz zaman iki şeyi kastederiz; sabit yatırımlar ve finansal yatırımlar. Esasen uzun faydalı türleri olmakla beraber en çok portföy yatırımları üzerinden iş gören, kapitalist-emperyalist sistemde finansal yatırımlar, doğası gereği sıcak para akışı ile hızlı giriş ve çıkışlardan ibarettir. Likit ve serbest olması nedeniyle vur kaça yarayan bir silah şeklinde iş görür. Bu nedenle en iyi yatırım türü sabit yatırımlardır. Binaenaleyh, tüm gelişmekte olan ülkelerin ekonomik kalkınma

Malumunuz yatırım dediğimiz zaman iki şeyi kastederiz; sabit yatırımlar ve finansal yatırımlar. Esasen uzun faydalı türleri olmakla beraber en çok portföy yatırımları üzerinden iş gören, kapitalist-emperyalist sistemde finansal yatırımlar, doğası gereği sıcak para akışı ile hızlı giriş ve çıkışlardan ibarettir. Likit ve serbest olması nedeniyle vur kaça yarayan bir silah şeklinde iş görür. Bu nedenle en iyi yatırım türü sabit yatırımlardır. Binaenaleyh, tüm gelişmekte olan ülkelerin ekonomik kalkınma için aradığı veya hedeflediği temel yatırım şekli doğrudan yabancı yatırımlar olarak Türkçeleştirdiğimiz (Foreing Direct Investment; FDI) yatırım şeklidir.

Gelişmekte olan ülkeler kategorisinde olan Türkiye’nin de yıllardır aradığı doğrudan yabancı yatırımlardır.

Türkiye’ye DYY (Doğrudan Yabancı Yatırımlar) girişi ​ne kadar?

Türkiye’deki toplam DYY girişi 2002 yılına kadar sadece 15 milyar ABD Doları seviyesinde yer alırken, bu rakam 2003-2021 döneminde 240 milyar ABD Doları seviyelerine yükselmiştir.

Uluslararası sermayeli şirketler sayımız ne oldu?

Türkiye’deki uluslararası sermayeli şirketlerin sayısı 2002 yılında 5.600 iken, 2022 yılının ilk yarısı itibarıyla 78.257’ye ulaşmıştır.​

DYY’nin Türkiye’ye gelmesi için gerekenler ve yapılanlar neydi, işte kritik mesele burası.

Esasında meseleyi analiz etmek kolay. Siz yatırımcı olduğunuzu düşünün, yapacağınız yatırımlar için ne ararsanız aynısı büyük yatırımlar için geçerlidir.

Ulaşım alt yapısı:
Fabrika kuracaksınız ancak hammadde getirip işlemek ve sonrasında ürünleri pazarlara ulaştırma gereği var. Yolsuz bir şehre yatırım yapmazsınız değil mi? Peki havalimanınız yoksa müşteriniz, tedarikçiniz size gelmeyi kaç kez düşünür?
Enerji alt yapısı:
Haftada bir iki kesilen, eskimiş veya yetersiz elektrik ağı üretimi aksatır. Bu nedenle üretim planlaması yapamazsınız. İş gücünüz zayi olur. Siparişi vaktinde yetiştiremezsiniz.
Ekonomik, politik ve sosyal istikrar:
Her iki yılda bir hükümetlerin değiştiği buna bağlı tüm bürokrasinin yerinden oynadığı bir düzene paranızı bağlar mısınız?
İletişim alt yapısı:
Yüksek hızda yeterli internetin olmadığı, telefonların mobil alt yapı eksiği olan bir bölgede küresel işler nasıl yapılabilir?
Finansal yapıya güven:
2001 krizine gördüğümüz, Türkiye’nin karşılaştığı banka batışı, finansal kurum veya pazar istikrarsızlığı alınan yasal tedbir ve denetimler ile engellenmiştir. Sermayeleri güçlü bankacılık sistemi ile uluslararası işlemler güven içinde yapılmaktadır.
Para betona gömüldü!
Şimdi siz düşünün devletin kendi şehrine yatırım yapmadığı bir noktada yabancı yatırımcı olarak siz yatırım yapar mısınız?

Sanayi, teknoloji, tarım yatırımlarına ihtiyacımız var deyip sonrasında para betona gömüldü deyip, yolların, havalimanlarının, barajların, köprülerin yapımına karşı durmak neyin nesidir? Gezi Parkı kalkışmasında hatırlarsanız şartlar neydi? Sözde ağaç için yola dökülenler yayınladıkları bildiride 3. Köprü’ye, 3. Havalimanı’na, mega yatırımlarımıza karşı durmadılar mı? Peki öyleyse bu tutarsızlığı nereye koymalıyız? Kimler bunları söyletti?

Reformist Erdoğan

Gezi, 15 Temmuz vs… Tüm emperyalist engellemelere rağmen, ülkesini yeni yüzyıla hazırlayan, bu uğurda önüne çıkan engelleri hayatı pahasına olsa bile yıkıp geçen, dik duran, yolundan sapmayan, bu ülkenin gördüğü yaşayan en reformist isim şüphesiz Erdoğan’dır. Yabancı yatırımın Erdoğan döneminde artması işte bunun teyididir. Bakmayın siz son dönemde Türkiye’nin artan iddiasına karşılık siyasi engellemeler ile yavaşlayan ivmeye, zira Erdoğan’ın bu seçimi almasıyla Türkiye’nin iddiasına devam edeceğini görecek muhataplar masaya oturup anlaşmanın zeminini arayacaklar! Seçimden sonra sıra bizde…

#Ekonomi
#Ulaşım
#Enerji
#Mehmet Akif Soysal