Seçim kazandıran reklamcı

00:009/08/2014, Cumartesi
G: 12/09/2019, Perşembe
Mehmet Şeker

Başbakan Erdoğan''ın bir süredir çıkmadığı CNN Türk''te Erdoğan''ın reklamcısı Erol Olçak, Akif Beki''nin konuğuydu.Baştan sona takip ettim.Yirmi yıldır Erdoğan''la birlikte çalışan Olçak, bu kampanya ile nokta koyduğunu açıkladı.Bu süre içinde örneğine kolay rastlanmayacak bir başarı sergiledi Erol Olçak.Erdoğan''a 8 seçim kazandıran reklamcı olarak tarihe geçti.''Partinin başına kim geçerse geçsin, bu kampanya ile ben de finali yapmış oluyorum. Kararım kesin.''Zirvedeyken bırakmak dedikleri bu

Başbakan Erdoğan''ın bir süredir çıkmadığı CNN Türk''te Erdoğan''ın reklamcısı Erol Olçak, Akif Beki''nin konuğuydu.

Baştan sona takip ettim.

Yirmi yıldır Erdoğan''la birlikte çalışan Olçak, bu kampanya ile nokta koyduğunu açıkladı.

Bu süre içinde örneğine kolay rastlanmayacak bir başarı sergiledi Erol Olçak.

Erdoğan''a 8 seçim kazandıran reklamcı olarak tarihe geçti.

''Partinin başına kim geçerse geçsin, bu kampanya ile ben de finali yapmış oluyorum. Kararım kesin.''

Zirvedeyken bırakmak dedikleri bu olsa gerek.

*

Başarısı tartışılmaz, orası kesin.

Ekibinin çok iyi olduğu da malûm.

Aksi halde Başbakan Erdoğan hemen değiştirir, daha iyisini arardı.

Yalnız...

Burada bir aykırılık yapmak lazım.

Başbakan Erdoğan başka bir ekiple çalışıyor olsaydı da Erol Olçak muhalefet partilerinin reklam kampanyalarını yürütseydi, nasıl bir netice alırdı?

Mesela bir Kemal Kılıçdaroğlu''na seçim kazandırabilir miydi?

Devlet Bahçeli''ye sekiz olmasa da dört defa zafer sunabilir miydi?

YÜZDE SIFIR NOKTA KÜSUR

Ekmel Bey iki partinin çatı adayı olarak işe başladı.

Sonra çatının altı kalabalıklaştı.

Yağmura şemsiyesiz yakalanıp bir çatı altına sığınanlar gibi, her gün bir parti daha eklendi.

Komünisti, sosyalisti, işçisi, dişçisi, milliyetçisi vs.

Şununla bu nasıl bir araya gelebilir diye sormak anlamsız.

Kendileri biliyor ne sebeple buluştuklarını.

Zaten ''Göreceksiniz, daha kimler birleşecek'' demiştik vaktiyle.

Okuyan bilir.

*

Cümle âlem gördü ki Ekmel Bey''i destekleyen partilerin sayısı her gün arttı ama oy oranı artmadı.

Yüzde sıfır nokta küsurluk partiler sonradan eklenenlerin hepsi.

Siyaset dünyasında onlara kısaca ''tabela partisi'' deniliyor.

Hele bazıları var ki bir doğum günü partisi kadar bile adam toplamakta zorlanıyorlar.

Biz evvelce kendi partisine oy vermeyen genel başkanlar görmüştük.

Oy kullandığı sandıktan partisine bir oy bile çıkmamıştı.

Sözünü ettiklerimizin bir farkı var mı, yarın belli olacak.

KİM PARALELSE ALLAH BELASINI VERSİN

Geçenlerde Ankara''da yükseklerden bir bürokrat ile oturduk kahve içtik.

''Yahu arkadaş'' dedi, ''nasıl örgütlenmişler. Şaştım kaldım. Ve her gün biraz daha şaşmaya devam ediyorum. Her kurumda kalabalık bir kadro kurmuşlar. Tam bir ağ gibi örülmüş. Sanki asıl devletin kadrosu onlar da paralel olan bizmişiz.''

Bu sözü, o zaman mübalağa sanatına bir örnek şeklinde algılamıştım.

Ne zaman ki okyanus ötesinden ''Kim paralelse Allah belasını versin'' mesajı geldi...

İşte o anda aydım.

Aha dedim, vaziyet anlaşıldı.

Ya aynı fikir yerleşmiş... Paralel örgütlenme ile suçlananlar, kendilerini gerçek kadro sanıyor ve devlet kadrolarını da paralel olarak görüyorlar.

Ya da o yüksek bürokratın ofisi de dinlemeye alınmış.

KADERİN DÖNEMECİ

Beklenen gün geldi şükürler olsun. Kampanyalar bitti, mitingler bitti, manşetler artık geride kaldı.

Yarın mühür milletin elinde. Ülkenin kaderini belirleyeceğiz.

Akşama kara koyun ak koyun ayrılacak hatta bütün takkeler düşecek.

Büyük ihtimal çatı akıtacak; kovaları hazırlayın.

İnsanın keşke her gün seçim olsa diyesi geliyor.

Fakat düşünüyorum da her gün zor... Haftada bir yeter.