
TRT''nin tek kanal olduğu zamanlarda diziler 6,8 en fazla 16 bölüm olarak tasarlanır ve çekilirdi. Yapımcısının gönlünden 100 bölüm olarak geçen Aşk-ı Memnu, Halit Refiğ tarafından 6 bölüm olarak çekilmişti TRT için. Günümüz dizi lisanında 6 bölüm yayından kalkma, 16 bölüm erken finale tekabül ediyor.
Reyting rekorları kıran, romandan uyarlama dizilere ilgiyi artıran Yaprak Dökümü ile ilgili, Reşat Nuri Güntekin mezardan mı yazıp gönderiyor esprileri yapılsa da; önceki yıllarda hikayeyi 8-10 bölümde tüketmiş olmanın pişmanlığını yaşattı yapımcı ve yönetmenlere.
Abdullah Oğuz Türk TV tarihinin klasikleri arasında yer alan Kartallar Yüksek Uçar''ı tekrar çekmek için çalışmalara başladı. Atilla İlhan''ın senaryosunu yazdığı, Sadri Alışık ve Selda Alkor''un başrolünde oynadığı ilk ağa dizisi. Önce geçmiş dönemdeki olaylar hatırlatılacak sonrasında ise karakterler günümüze taşınarak devam edecekti.
Sadri Alışık hayatta değildi ama boşluğu oğlu Kerem Alışık dolduracaktı. Banazlı İsmail''e Fikret Hakan can verecekti.
Selda Alkor''a Hanımağa rolünü tekrar oynaması için teklif götürüldü. Selda Alkor klasik olmuş bir dizinin tekrar çekilerek reytinglere yem edilmesine karşı olduğundan, yapımcı firmadan 26 bölümlük garanti isteyince anlaşamadılar. Rol Nurseli idiz''e gitti.
Zamanında çok beğenilen, sokaklarda kimsenin kalmadığı diziyi tekrar çekmek, bir romanı günümüze uyarlamaktan daha riskliydi. Nitekim sonuç tam bir fiyasko oldu. Senaryo, çekimler ve reyting açısından. Selda Alkor''un kehaneti gerçekleşti ve yarım kaldı proje.
Selda Alkor gazete sayfalarında yaşayan, magazine malzeme veren ya da malzeme olan bir oyuncu değil. Magazine malzeme olmadığı için tenkit edilen sorgulanan bir oyuncu. Esra Ceyhan''ın programında seyirciler tarafından.
Telefonla yayına bağlanan bir izleyici neden hakkınızda hiçbir şey bilmiyoruz diye çıkışıyor Selda Alkor''a. Sunucu Esra Ceyhan''ın gözlerinin içi parlıyor hislerine tercüman olan izleyiciyi dinlerken. Öyle ya bu tür kuşak programlarını ayakta tutan malzeme, özel hayat ve dedikodu. Özel hayatını ortalığa serenler olmasa ne üzerine yapılacak program!
Selda Alkor utana sıkıla özel hayatıyla gündeme gelmek istemediğini söylüyor. Sorunun devamına cevaben 36 yıllık bir evliliği olduğunu açıklıyor. Milli basketbolcu Cihat İlkbaşaran ile. Bir holdingde üst düzey yöneticilik yapan eşi makine yüksek mühendisi.
Çocuğunuz olup olmadığını da bilmiyoruz diye çıkışıyor bir başka izleyici. Yok diyor Selda Alkor kısa ve öz. Bir başkası daha cüretkar bir soruya imza atmaktan çekinmiyor. Neden sebebini öğrenebilir miyiz? Olmadı diyor Selda Alkor, çocuk sahibi olamadım. Tedavi olmam gerekiyordu ama o zaman kanser olma riski var dediler tedavi olmaya cesaret edemedim. Hımm diyor bir başkası peki diyelim ki doğurarak evlat sahibi olamadınız evlat edinmeyi neden düşünmediniz? Köşeye sıkıştırdığından emin, hadi bakalım buna da cevap ver dercesine. Selda Alkor bütün zarafetiyle cevap vermeye çalışıyor. Başlangıçta eşim böyle bir şeyi tercih etmedi sonrasında ise benim yaşım geçmişti cesaret edemedim.
İkna olmuyor pek sayın seyirciler. Karşılarında bir kadın, bir insan olduğunu unutup nesnel bir yaklaşımla hededehödede demeye devam ediyorlar. Sordukları sorulardan Selda Alkor''un incinebileceğini hiç hesaba katmadan. Program sahibi konuğuna sahip çıkmadığı için. Seyirci öğrenmek istiyor ben ne yapayım gamsızlığıyla konuğunu aslanların önüne yem olarak attığı için.
Değişen değer yargıları. Toplum nereye gidiyor diye soruluyor ya sıklıkla. Bir yere gidemiyor, ekran önünde zamklanmış gibi oturuyor. Yerinde sayıyor toplum. İtiraz etmesi gereken şeylere değil saygı duyması gereken şeylere itiraz ediyor pek sayın seyirciler. Dün piyasaya çıkmış, özel hayatıyla gündeme gelip kaset yapmak için uğraşanlara, senin özelinden bana ne diyecekken; yılların sanatçısı 100 sinema filminde oynamış, Asmalı Konak ile 38, Çemberimde Gül Oya ile 22 adet en iyi kadın oyuncu ödülünü almış Selda Alkor''a; bana özelini anlat daha çok anlat diyerek baskı kuruyor.
Değişen dil tüm ilişkileri etkiliyor. Sorgulama dili hakim. Sabah programlarının seyircili olarak yapılmaya başlanmasıyla birlikte değişen bir dil bu. Sunucu kaçak dövüşerek söyleyeceklerini ya da soracaklarını kadrolu seyircilerine devrettiğinden beri.
Her türlü programın konuşmalı versiyonunun yapılmasıyla birlikte değişti dil. Maç yayınlarının şifreli kanala geçmesiyle birlikte önce konuşma ağırlıklı spor programları başladı. Herkesin teknik direktör olduğu ve kıyasıya eleştirdiği programlar. Sonra magazin olaylarını masaya yatıran yuvarlak masalar işgal etti ekranı. Seviyenin yerlerde süründüğü, en çok ben bilirim cahilliği, sorgulayıcı, yargılayıcı dili getirdi beraberinde.
Bu programlar ve değişen dil kendi evrenini yarattı. TV evreni. Haftada 85 adet dizi çekiliyor. Dizideki olaylar tekrar tekrar kadın programlarında konuşuluyor, o konuya paralel, gerçek olduğu iddia edilen konular ekrana taşınıyor, gerçekle kurgu arasındaki fark yok oluyor. Magazin programları diziler üzerinden kotarılıyor. Hem kurgu karakter hem gerçek karakter magazinleştiriliyor.
Böyle olunca da bir projede yer aldığınızda o projenin tanıtım ve reklamı için o programlara boyun eğmeniz gerekiyor. Bir projeye dahil değilseniz kendi tanıtımınız ve reklamınız için. Selda Alkor örneğinde olduğu gibi. Geçen yıl oynadığı dizi için ''TV evrenine'' boyun eğen sanatçı, bu yıl yapımcılara kendini hatırlatmak için boy gösteriyor ekranlarda. Çünkü TV''de yoksanız bir hiçsiniz!
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.