
AK Parti iktidarı 9 yıldır ''gizli gündem, takiyye, irtica, eksen kayması, sivil dikta, sivil vesayet'' gibi psikolojik harekât konularıyla uğraşıp duruyor. Son dönemde ise ''otoriterleşme, Ankaralılaşma'' tartışmaları gündemdeydi. Bugünlerde ise ''eksen kayması, irtica ve toplum mühendisliği'' iddialarının farklı kesimlerden, farklı amaçlarla gündeme taşındığını, AK Parti''nin adeta bir siyasi girdaba çekilmeye çalışıldığını görüyoruz.
Gençliğe hitabe, andımız ve dindar nesil tartışmaları üzerinden ''otoriterleşme'' ile ''eksen kayması'' iddiaları aynı potada servise sunuluyor. Türkiye gerçekten bir eksen kayması mı yaşıyor, yoksa ciddi bir ''algı kayması'' mı üretilmek isteniyor?
Kanımca ortada eksen kaymasını veya politik tutum değişikliğini gösterecek yeni bir durum yok. 9 yıldır iktidarda olan AK Parti ne politikalarını ve uygulamalarını değiştirdi, ne de politik tasavvurunda bir değişikliğe gitti. AK Parti dün de dayatmacılığa, tektipçiliğe, otoriterliğe, farklılıkları yadsıyan statükocu anlayışlara karşıydı, bugün de karşı... AK Parti dün de din odaklı siyaset ve toplum mühendisliğine karşıydı, bugün de karşı...
19 Mayıs törenleri, Gençliğe Hitabe ve Andımız etrafında devam eden polemikleri bir kesim, devletin genlerine müdahale ve cumhuriyetle hesaplaşma olarak takdim ediyor. Bazıları ise ''irticai bir teşebbüs'' olarak gösterme eğiliminde...
Hükümetin bu konuda attığı somut bir adım var mı? Yok. Peki bu konular otoriterleşmeyle ilişkilendirilebilir mi? Kesinlikle hayır. Çünkü Andımız ve Gençliğe Hitabe konusunda eleştiri getiren ve değişiklik öneren yazarlar, tam aksine ''tektipçi devlet anlayışına'' ve farklılıkları yok sayan otoriter eğilimlere karşı oldukları için bunları ifade ettiklerini söylüyorlar. ''Ne mutlu Türküm diyene'' veya ''Varlığım Türk varlığına armağan olsun'' türü ifadelerin devlet aygıtı tarafından gençliğe dikte edilmesine karşı demokrat bir duruş sergilediklerini düşünüyorlar. AK Parti sözcülerinin açıklamaları ise bu konuların tabu haline getirilmemesi gerektiği yönünde...
Otoriterleşme ve tek tipleşme suçlamasıyla hükümete yüklenen CHP tam aksine bu tür tartışmaları rejim aleyhtarlığı olarak lanse ediyor, büyük bir tehlike olarak gösteriyor.
Hükümeti ''tektipleştiriciotoriterlik''le suçlayan muhalefet, liberal aydınların devletin tektipleştirmeenstrümanı olarak gördüğü konulara bütün varlığıyla sarılıyor.
Bir yanda statükocu anlayışın tüm tektipçi, otoriter enstrümanlarını kutsayan ama kendisini demokrat, hükümeti otoriter göstermeye çalışan bir muhalefet var; diğer yanda ise demokratik dönüşüm için her türlü riskleri alan ama otoriterlik yaftası üzerine geçirilmeye çalışılan bir iktidar var...
Ağlak siyasetle AK Parti düşmanlığı yapan CHP''nin siyasi tasavvurunun Türkiye''yi demokratikleştirmeyi esas almak yerine geçmişin jakobenci statükosunu korumayı amaçladığı çok açık. Dersim katliamını savunan MHP''nin nasıl tektipçi, otoriter, farklılıklara tahammülsüz bir siyasi zihniyeti dile getirdiği de ortada... Bunlara karşı devam eden yargılamalar veya tutukluluk halleri sebebiyle AK Parti''ye ''sivil dikta'' yakıştırması yapılması insaflı bir değerlendirme olmayacaktır.
AK Parti''nin ne milli bayramlarla bir sorunu vardır, ne de toplum mühendisliğine soyunarak din odaklı bir düzen dayatmasına gitmektedir.
Ne Türkiye''nin ekseni kaymaktadır, ne AK Parti''nin politik ekseninde bir kayma vardır. Farklı kesimler farklı amaç ve hedeflerle bir algı üretmeye çalışmaktadır. AK Parti''nin hiçbir icraatı ve politikası üretilmeye çalışılan böyle bir algıyı doğrulamamaktadır.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.