Eski Başbakan Çiller 'yakın arkadaşı' Butto'nun cesur bir siyasetçi olduğunu belirterek, "Siyaset korkakların işi değildir. Benazir cesareti olan birisiydi. Öldürüleceğini bildiği halde ülkesine döndü" dedi
Benazir Butto, İslam ülkeleri içinde ilk kadın başbakandı. Ailesi 'temiz ülke' anlamına gelen Pakistan'ın kurucusu olmuş ama bunun bedelini trajik ölümlerle ödemişti. Babası Ali Butto asılmıştı, kardeşi zehirlenerek, ağabeyi silahla vurularak öldürülmüştü. İki kez başbakanlık yaptı. 1988'de ve 1990'da. Daha sonra yolsuzuluk ididaları ve ailesi hakında açılan davalar nedeniyle ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. 8 yıldır sürgünde yaşıyordu. Pakistan'a dönmesine karşı cıkan Müşerref, Butto'nun hakkındaki davaların sonuçlanması gerektiğini ve El kaide örgütünün tehditini gerekçe göstermiş ancak Batı'nın baskısı Suudi Arabistan Kralı Abdullah'ın devreye girmesi ile izin vermişti. Benazir Butto, İslam ülkelerinden çıkan ilk kadın başbakan olarak aynı dönemde Türkiye'de Başbakanlık yapan Tansu Çiller ile de çok yakınlaşmıştı. Çiller ile bu üzücü haberin ertesinde Butto'yu konuştuk.
Büyük bir üzüntü tabii ki. Pakistan'a dönmeden önce bana bir bilgi metni yollamıştı. "Dönmek ve demokrasi mücadelesi yapmak zorundayım" diyordu. Pakistan dışından destek aldığını kamuoyundaki desteğinin de yüzde 20 civarında olduğunu bunu daha da yukarıya çıkarmak zorunda olduğunu söylüyordu.
Batının desteğini alarak Paksitan'a döndü. Ama bana gönderdiği notta ki ifadelerden öldürüleceğini bilerek ülkesine döndüğünü anlıyorum. Siyasi bir aileden geliyordu. Babası Ali Butto'da 1979'da demokrasi şehidi olmuştu. Daha doğrusu halkı onu öyle tanımlıyordu. O da aynı kaderi paylaştı.
Benazir'in başbakan olması benim seçilmemden birkaç ay sonraydı. İstanbul'da beni ziyarete geldiğinde şu an oturduğum koltuğun karşısında oturuyordu. Bir resmi ziyaretin ötesinde uzun bir süre kaldı ve ülkesinin neden nükleer silaha sahip olması gerektiğini bölgede onu bekleyen tehlikeleri heyecanla uzun uzun anlatı. O dönemde Amerika'ya karşı bir mücadele veriyordu. Nükleer enerji konusunda Amerika'ya karşı duruyor ve ülkesini çıkarlarını savunuyordu. Siyaseti iyi bilen birisiydi.
Beraber Harward'a gittik. Bize özel bir onur diploması vermişlerdi. O zaten Harward mezunuydu. Savaş sırasında birlikte Bosna'ya gittik. Theacher da gelecekti. Sonra bize katılmadı. Amerika bizi sürekli oradaki tehlikeler konusunda uyarmıştı. Bombalar altında havaalanına indik. Orada bir basın toplantısı düzenledik Butto ile birlikte. Birlikte bir hastaneye gittik. Orada doğumlar yapılıyordu, anestezi yoktu, camlar kırıktı, ilaç yoktu. Bizim ziyaretimiz esnasında anestezi olmadan yapılan bir karın ameliyatına tanık olduk. Bütün televizyonlar bunu yayınladı. O dönemde bu ziyaretin Bosna'daki durumun dünyaya duyurulmasında etkili oldu. Ayşe hanım siyaset korkakların işi değildir. Benazir Butto cesareti olan birisiydi.
Lahore'daki son basın toplantısı ile ilgili bana gelen bilgi notunda siyasetini netleştirmiş olduğunu gördüm. Geçici hükümete başkanlık eden kişinin Müşerref'in durumunu güçlendindirmek için çalıştığını söylüyor ve eleştiriyordu. Lahor mitinginde laik cumhuriyet ve demokrasi kavramını daha çok vurgu yapmıştı. Bu siyasi rotasını netleştirdiğini gösteriyordu. Giderek daha koyu ve sert bir muhalefet yapmaya başladı.
Amerika Dışişleri Bakan Yardımcısı şu anda Pakistan'da. Suikastin bu dönemde yapılması çok ilginç. Muhtemelen orada seçim öncesinde bir arabuluculuk yapılacaktı. Müşerref ve Butto'nu arasında. Bu suikast ona da mani oldu. Bu suikasta Afganistan ve Pakistan açısından karmaşa dolu bir dönemin tetikleyicisi olacak.
Seçimlerde kazanacağına inanıyordu. Seçildiği takdirde beni Pakistan'a davet etmişti. SBu arada basına yansımayan bir çok tehdit aldığnı suikast girişimleri yaşadığını da biliyorum.
Her koltuk sahibini hamur gibi yoğurur. Lider koşulların izin verdiği oranda koltuğundan bağımsız ne kadar ön plana çıkabilirse o kadar başarılı olabilir. Ben Butto'nun bu sefer bir fark yaratacağına düşünüyordum. Ortadoğu'da hanedan demokrasisinin dışında bir demokrasi yoktur. Pakistan'da çok farklı değil. Bu kalıba orası da oturuyor. O kalıbın içinde iyi hazırlanmış ülkesini seven ve cesur birisiydi. Partisini başına hayatının tehdit altında olduğunu bilerek demokrasi adına mücadele vermek için döndü.
Elbette paylaşamayacağım şeyler de var. Ama babasının kendisine verdiği bir sözü aktarmıştı. Babası başına bir şey koymadan -örtü- dışarı çıkma, müslüman bir toplumda bir kadına yakışan budur dermiş. Dost ve kardeş Pakistan halkına sizin vasıtanız ile başsağlığı dilemek isterim.
Tansu Çiller, Pakistan'a dönüşünden sonra da haberleşmeye devam ettiği Benazir Butto'nun Müşerref yönetimine ilişkin kaygılarını kendisine aktardığını belirterek şunları söyledi: “Bayramlarda bayramlaşırdık. Son bayram için yolladığı not var önümde. Ayrıca ben de onun orada yaşadıklarını yakından takip ettim, çeşitli bilgiler aldım. Giderken Müşerref ile bir anlaşma çerçevesinde gitti. Ancak zaman içinde Müşerref ve çevresinden yavaş yavaş koptu. Kendisine verilen sözlerin tutulmayacağından endişe ettiğini söylemişti.”
Eski Başbakan Tansu Çiller ve Pakistan eski Başbakanı Benazir Butto, Türkiye ve Pakistan arasındaki tarihi dostluğu siyasete de taşımışlardı. Çiller ve Butto, savaş sırasında birlikte Bosna'ya giderek, tüm dünyanın dikkatini bu ülkede yaşanan soykırıma çekmişlerdi.






