
Temyiz mahkemesi, Belçika'da 5 çocuğun annelerinden zorla alınmasını 71 yıl sonra suç olarak kabul etti.
Belçika devleti, Kongo'da beş melez çocuğu annelerinden zorla alma nedeniyle insanlığa karşı suçlardan suçlu bulundu. Belçika'nın temyiz mahkemesi, Belçika Kongo'sunda doğan ve şu anda 70'li yaşlarda olan beş kadının, melez kökenleri nedeniyle küçükken annelerinden alınarak Katolik kurumlara gönderilmelerini, devlet tarafından 'sistematik kaçırma' olarak kabul etti. Mahkemenin 71 yıl sonra verdiği bu karar, Avrupa'da bir mahkemenin Belçika sömürge devletini insanlığa karşı suçlardan mahkum ettiği bir ilk olurken, MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın Avrupa'nın "yüz karası" geçmişi için kullandığı ifadeleri bir kez daha desteklemiş oldu.
Belçika'nın temyiz mahkemesi,
Belçika Kongo'sunda doğan ve şu anda 70'li yaşlarda olan beş kadının, melez kökenleri nedeniyle küçükken annelerinden alınarak Katolik kurumlara gönderildiklerinde devlet tarafından 'sistematik kaçırma' kurbanı olduklarını söyledi.
Çocukları çaldıklarını kabul ettiler
Çocukları çaldıklarını kabul ettiler
Kadınların avukatlarından biri olan Michèle Hirsch, yerel medyaya
"Bu bir zafer ve tarihi bir karar. Belçika'da ve muhtemelen Avrupa'da bir mahkemenin Belçika sömürge devletini insanlığa karşı suçlardan mahkum ettiği bir ilk oldu."
dedi.
Kadınların talep ettikleri tazminat 50 bin Euro ile sınırlıydı çünkü davayı kaybederlerse orijinal iddiaya dayanarak devlet tazminatını ödemek zorunda kalacaklardı.

71 yıl önce annelerinden zorla uzaklaştırıldılar
71 yıl önce annelerinden zorla uzaklaştırıldılar
1948 ile 1953 yıllarında küçük birer çocuk olarak Kongolu annelerinden zorla uzaklaştırıldılar ve Belçika Kongosu'nun güney merkezindeki Kasaï eyaletindeki, ev köylerinden kilometrelerce uzaktaki bir Katolik misyonuna gönderildiler.
Temyiz mahkemesi, daha önceki bir kararı bozarak, zorla uzaklaştırılmalarının 1946'da BM genel kurulu tarafından tanınan Nürnberg mahkemesi tüzüğüne göre
"insanlık dışı bir eylem"
ve
"insanlığa karşı suç teşkil eden bir zulüm"
olduğunu söyledi.

Avrupa'nın "yüz karası": İnsanat bahçeleri
Avrupa'nın "yüz karası": İnsanat bahçeleri
MİT Başkanı İbrahim Kalın, 'Barbar Modern Medeni' isimli yeni kitabının tanıtımında Avrupa'nın "yüz karası" geçmişinden bahsedip.
Batı'nın, medeniyeti sömürgeciliğe kılıf olarak kullandıklarını söyleyen İbrahim Kalın, 1840-1850 yıllarında Avrupa'nın tüm başkentlerinde sömürge altında olan ülkelerden insanların, hayvanat bahçesine benzeyen 'insanat bahçeleri'nde sergilendiğini anlattı.

Sömürgeciliğe kalkan: Medeniyet kavramı
Sömürgeciliğe kalkan: Medeniyet kavramı
19. yüzyılda Avrupa'nın sömürgeciliği meşrulaştırmak için medeniyet kavramını çok yaygın bir şekilde kullandığının altını çizen İbrahim Kalın, kitabında bunun arkeolojik çalışmasını yaptı. Kalın şöyle konuştu:

“Özellikle 1840-1850’li yıllardan itibaren Avrupa’nın bütün başkentlerinde insanat bahçelerinin kurulduğunu görüyoruz. Afrika, Filipinler, Kutuplar ve Kongo’dan insanları kendi topraklarından koparıp getirip, Avrupa’nın başkentlerinde insanat bahçesi adını verdikleri mekanlarda sergilediklerini görüyoruz. Bazen 5-10 bazen 100- 150 kişiyi. Beyaz Avrupalıların, bu insanlara bakıp adeta evrimini tamamlayamamış bu ilkel varlıkları kendilerince anlamaya ve ilişki kurmaya çalıştıklarını görüyoruz. İlginçtir bu insanat bahçelerinin son örneği 1958 yılında Brüksel’de açılıyor."

Belçika'da yaşanan bu son olay İbrahim Kalın'ın Avrupa'nın "yüz karası" geçmişi için kullandığı ifadeleri destekleyen en büyük örnek oldu.
#Belçika
#Sömürge
#mahkeme










