Osmanlı'dan kalan son ARNAVUT

Yeni Şafak
00:007/05/1999, Cuma
G: 12/05/2017, Cuma
Yeni Şafak
Arşiv
Arşiv

SAVAŞLARIN pençesinden kurtulumayan bir yüzyıla şahit oldu 101 yaşındaki Kosovalı Şaban Tüfekçi. 1. ve 2. Balkan savaşlarını yaşadı. 1. Dünya Savaşı'na, Osmanlı'nın çöküşüne, yeniden 2. Dünya Savaşı'na şahit olan Tüfekçi, şimdi ki şavaşta topraklarını terketmek zorunda bırakıldı. YEĞENİ Matuş, "Bİze Sırp zülümlerini anlattığında inanamazdık. Katliamları yaşadıkça bu korkunç hikayelerin hepsinin doğru olduğunu anladık" diyor. Tüfekçi "her şey yoluna girecek" diye mırıldandığında 91 yaşındaki eşi, "Bu kez hiç bir şey eskisi gibi olmayacak. Evlerimizi yaktılar" diyor.

Makedonya- Savaşların pençesinden kurtulumayan bir yüzyıla şahit oldu Kosovalı Şaban Tüfekçi. 1. ve 2. Balkan savaşlarını yaşayan, 1. Dünya Savaşı'na, Osmanlı imparatorluğunun düşüşüne, yeniden 2. Dünya Savaşı'na, Komunizmin doğuş ve çöküşüne şahit olan Tüfekçi, şimdi son Kosova şavaşında topraklarını terketmek zorunda bırakıldı. Makedonya'daki Stankoviç kampına sığınan Tüfekçi'nin yeğeni Matuş, "Şimdiki bunca savaşların içinde en kötüsü. Zira topraklarını terketmek zorunda kaldı" diyor. Tüfekçi'nin Balkanlar'daki Kosovalılar'ın tarihi hikayeleri ile büyüdüklerini anlatan Matuş, "Bize Sırplar'ın yaptığı zülümleri anlattığı zaman inanamazdık. Şimdi yeni Sırp katliamlarını yaşadıkça anlattığı korkunç tarihi hikayelerin doğru olduğunu anladık" diyor. Tüfekçi "her şey yoluna girecek" diye mırıldandığında 91 yaşındaki eşi Hatice, "Bu kez hiç bir şey eskisi gibi olmayacak. Bizim evlerimizi yaktılar" diyor.

12 yaşında savaşla tanıştı

1912'de 1. Balkan Savaşı başladığında Sırplar topraklarını işgal etmişti bile. Arnavutluk o yıl bağımsızlığa kavuştu. Kosovalı Arnavutlar ise uzun yıllar sürecek bir Sırp idaresine boyun eğmek zorunda kalacaklardı. Osmanlı'nin çöküşü ile 2. Dünya Savaşı'na kadar Sırp monarkları tarafından idare edilen Yugoslavya'nın yönetimine verildiler. Babası Bulgarlar tarafından tutuklandığında henüz 12 yaşında olan Tüfekçi, savaşın ilk acılarını tatmaya başlamıştı bile. Babası 13 yıl sonra esaretten kurtulup topraklarına döndüğün de ise bu kez Sırplar tarafından götürülmüştü. Tüfekçi, 1941'de 2. Dünya Savaşı'nda Almanlar'a karış savaşması için Sırplar tarafından askere alındı, Sırp katliamlarının başlamasıyla 5 ay sonra orduyu terketti. Hatice Almanlar'ın Sırplar'dan daha merhametli olduklarını belirterek, "Almanlar zorla evlerimize girmediler. Topraklarımızı aldıklarında hiç kimseyi öldürmediler. Allah Sırplar'ın yaptığı herşeyden bizi korusun" diyor. Kosova dünya savaşı sırasında Almanya, Bulgaristan ve İtalya arasında paylaşılacak bir lokmaydı. Ancak 1945'de savaşın bitmesi ile yeni kurulan komünist Yugoslavya Cumhuriyetine ve onun diktatörü Tito'ya terkedildi.

Türkiye'ye sürgün

Savaşın ardından Tüfekçi'nin kardeşi binlerce Kosovalı gibi Türkiye'ye sürgün edilir. Mekadonya'nın bir köyünde çobanlık yapan Tüfekçi, bu sürgünden kurtulmayı başarır. Topraklarına döndükten sonra hiç bir akrabasının kalmadığını gören Tüfekçi, Türkiye'ye gitmemeye karar verir. 10 kişilik kendi ailesini ve kardeşinin ailesine bakmak zorunda kalan Tüfekçi için asıl zor günler başlamıştır. Kendine bir at alarak gizlice mısır yetiştirmeye başlar. Sırp askerlerinden korktuğu için ürününü yalnızca geceleri satabilmektedir. Tüfekçi gibi Kosova'nın asıl sahiplerinin okula gitmeleri ya da profesyonel olarak bir işle uğraşmaları yasaktır. Diğer bir Kosova köyü Elezaj'dan olan Hatice ile evlendiklerinde Sırp zülmü giderek ağırlaşır. Komünistler Arnavutlar'a hiç bir hayat hakkı tanımamaktadır. Kosova'da tarihin kendini tekrarladığını söyleyen Metuş, Tito'nun sağ kolu ve bölgeyi demir yumrukla yöneten Rankoviç'i hatırlatarak, "Miloseviç aynı Rankoviç gibi. Rankoviç ise 1912'deki işgalci Sırplar gibi" diyor. "Amcamın hayatında en özgür anı yeni Yugoslav anayasısının oluştuğu 1974'deydi. Ancak Miloseviç bu özgürlüğe son verdi. Hayatının geri kalanını da baskı altında yaşadı" diyor Metuş. 1974 anayasası Kosova'ya özerklik vermişti. Miloseviç 1989'da gösterilere bitirmek için Kosova parlamentosunu tanklarla kuşattığında yeni Tank Anayasası'nı yürürlüğe koydu. Amcasının askerden kaçış hikayesini dinleyen Metuş, Sırplar'ın zorla askere aldıkları Arnavutları tek tek öldürdüğü haberleri yayılınca gizlice Avusturya'ya kaçar, ancak iki sene sonra döner.

"Kosova'da öleceğim"

Metuş "İki yıl boyunca her an kaçmam gerekir diye üzerimde pantolonum ve ayakkabılarımla uyudum. Amcamın buna nasıl bir ömür boyu katlanabildiğini düşünmek bile istemiyorum" diyor. Bir ömür süren savaş ve mücadele dolu bir ömürden sonra Hatice, Batının etnik temizlik dediği kendi hayat hikayesinin tek kurtuluşunun NATO'ya bağlı olduğunu söylüyor. NATO'nun Sırp silahlarını yok etmekle iyi ettiğini söyleyen Hatice Sırplar'ın kabus haline gelen tanklarını sakladıklarını belirtiyor. Metuş yengesinin sözlerini, "Şimdi NATO'nun ellerine terkedildi. Tek umudumuz başladıkları bu işi bitirmelerinde" diyerek tamamlıyor. Tüfekçi hayatının son günlerinde yeni bir Sırp zulmünü yaşarken, Hatice Kosova'nın bir gün özgürlüğüne kavuşacağı umudunu yitirmeyerek, "Umarım topraklarımızı kurtarırlar. Kosova bizim. Kosova'da doğdum ve Kosova'da ölmek istiyorum" diyor. ------- ARA BASLIK ------------------



------- Geri OKU ------------------




 


#Arşiv
#Yeni Şafak Arşiv