
Döviz kazancının vergisini ödemek isteyen bireysellerin beyanname verme süresi yarın doluyor. 31 Mart’ta kadar 2025 yılı kazancını beyan etmeyenler, vergi kaçırma cezasıyla karşı karşıya kalacak. Yüksek miktarda döviz alım satımı yaparak işi ticarete dökenlere yönelik takip yapmak yapay zekâ sistemleriyle daha kolay hale geldi.
Yüksek miktarda döviz alım satımı yapıp kazanç elde eden bireysellerin beyanname verme zamanı dolmak üzere. Bireysel olarak yıl boyunca döviz alım satımı yapıp kazanç elde edenlerin bu ay sonuna kadar beyanname ile kazançlarını Gelir İdaresi Başkanlığı’nı bildirmeleri gerekiyor. Dönem sonunda kazancını beyan etmeyen ve vergi kaçıranları ağır cezalar bekliyor. Gelir İdaresi Başkanlığı’na bağlı birimlere beyanname vermeyerek gelirini gizleyenler, kaçırdıkları verginin iki üç katı ceza vermekle karşı karşıya kalabilir. Ticari bir organizasyon içinde ve devamlılık arz edecek şekilde gerçekleştirilen veya sermaye tahsis ederek yapılan yabancı para alım-satım işlemlerinden sağlanan kazançların, "ticari kazanç" olarak vergiye tabi olduğu kabul ediliyor.
TEKNOLOJİ SAYESİNDE TAKİP KOLAYLAŞTI
Yıllık beyanname dönemi tamamlamak üzereyken Hazine ve Maliye Bakanlığı vergi denetimlerini ve tarama çalışmalarını sıklaştırdı. Yüksek miktarda döviz alım satımı yaparak işi ticarete dökenlere yönelik sistematik, elektronik ve yapay zekâ sistemleriyle takip daha da kolaylaştı. Son aylarda teknolojik takip sistemiyle birçok kesime yönelik incelemelerini artıran Gelir İdaresi Başkanlığı, döviz spekülatörlerinin kazançlarını da takip edip kolayca tespit edebiliyor. Özellikle döviz spekülatörleri ve yüksek miktarda al-sat yaparak piyasa istikrarını bozan bireyler bu yöntem sayesinde yakayı ele veriyor. Spekülatörler, “ticari kazanç vergisi” ödemeye yanaşmadıkları gibi piyasayla oynamak için her zaman tetikte bekliyor. Eleştire konu olan vergisiz dolar düzeni; ekonomi yönetiminin faizi ve enflasyonu aşağı çekmesini zorlaştırırken, oturdukları yerde para kazanan rantiyecilerin işini ise kolaylaştırıyor.
Şirketlerden döviz kazançları için yüzde 25 vergi alınırken, bireysellerin döviz kazançları vergisiz kalması piyasayla oynayan spekülatörlerin işini kolaylaştırdığı gibi vergi ataletiyle de bağdaşmıyor
MERKEZ BANKASI'NIN ELİNİ KOLUNU BAĞLIYOR
Bu kısır döngü Türkiye’yi, dünyada eşi benzeri olmayan bir “faiz-enflasyon-döviz sarmalı”nda tutuyor. 2025’te TL karşısında yüzde 21,5 değerlenen doların bu yılı nerede kapatacağı belirsiz. ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla başlayan ve bir ayı geride bırakan savaşın ne zaman biteceği bilinmiyor. Bu belirsizlik, doların son haftalarda agresif bir seyir izlemesine neden oluyor. 12 Mar tarihli toplantıda savaş durumunu bahane ederek faiz indirme serisine son veren Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) 22 Nisan’da yeni bir faiz kararı için toplanacak. Artan tedirginlik karşısında Merkez Bankası’nın Nisan toplantısında nasıl bir karar alacağı merak ediliyor. Yıllardır Türkiye’nin yumuşak karnı olarak gündemde tutulan “faizi indirirsen dolar yükselir” tehdidi, Merkez Bankası’nın elini kolunu bağlıyor. Oysa, yüksek miktarda al-sat yapan döviz spekülatörlerinden “ticari kazanç vergisi” alınsaydı rantiyeciler, Merkez Bankası’nı tehdit edemezdi.
EKİM 2021’DEKİ KUR SALDIRISINI UNUTMA
Türkiye ekonomisi, spekülatif kur atakları nedeniyle son yıllarda birçok türbülans yaşadı. Kurdaki ani hareketlilikler sonucunda TL hızla değer kaybederken, enflasyon azdı ve güçlü ekonomik büyüme sekteye uğradı. Kur saldırılarının en şiddetlisi ise Aralık 2021’de yaşandı. Ekim 2021’in ilk haftasında 8 TL civarında seyreden dolar, 45 günde 2 kat artışla 17,5 liraya fırladı. Bu kur operasyonunu yöneten New York, Londra ve Frankfurt gibi finans merkezlerinden Türkiye’ye yöneltilen tehdit şimdilik durulmuş gibi olsa da batılı finans kuruluşlarının yarın aynı yöntemle Türkiye’ye hedef almayacağının garantisi yok. Göz yumulan vergisiz döviz düzeni, ekonomi yönetiminin faizi ve enflasyonu aşağı çekmesini zorlaştırıyor. Dolarla oynayanlar, vergiyle kontrol altında tutulursa faizi istenilen seviyelere rahatlıkla düşürme imkânı doğar, ekonomiyi “döviz-faiz-enflasyon kıskacı”nda tutmaya çalışan spekülatörlerin rant çarkı durdurulur.









