
Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Aytürk, toplumda 'sessiz katil' olarak bilinen yüksek tansiyonun yıllarca hiçbir belirti vermeden sinsice ilerleyebileceğini belirterek, hayati organları korumak için düzenli tansiyon kontrolünün önemini vurguladı.

17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Aytürk, hipertansiyonun uzun yıllar belirti vermeden ilerleyebileceğine dikkat çekerek düzenli tansiyon kontrolünün hayati önem taşıdığını söyledi.
Hipertansiyonun, kanın damar duvarlarına uyguladığı basıncın normal sınırların üzerine çıkması durumu olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Aytürk, “Tıbbi kılavuzlara göre büyük tansiyonun 130 mmHg, küçük tansiyonun ise 80 mmHg ve üzerinde olması hipertansiyon olarak tanımlanmaktadır” diye konuştu.

"HİPERTANSİYON ÇOĞU ZAMAN BELİRTİ VERMİYOR"
Hipertansiyonun toplumda ‘sessiz katil’ olarak adlandırıldığını ifade eden Uzm. Dr. Aytürk, “Hipertansiyon çoğu hastada yıllarca hiçbir belirti vermeden sinsice ilerleyebilir. Damar yapısını bozmasına rağmen kişi kendini sağlıklı hissedebilir. Bazı hastalarda ilk belirti kalp krizi veya inme gibi ciddi tablolar olabilmektedir” dedi.

"KALP, BEYİN, BÖBREK VE GÖZLER RİSK ALTINDA"
Kontrolsüz yüksek tansiyonun birçok organı etkileyebileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Aytürk, “Özellikle kalp, beyin, böbrekler ve gözler hipertansiyondan en fazla etkilenen organlardır. Hipertansiyon; kalp yetmezliği, inme, böbrek yetmezliği ve görme kayıpları gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir” ifadelerini kullandı.

HER 3 YETİŞKİNDEN BİRİ HİPERTANSİYON HASTASI"
Türkiye’de hipertansiyon görülme sıklığının giderek arttığını belirten Uzm. Dr. Aytürk, “Ülkemizde her 3 yetişkinden biri hipertansiyon hastasıdır. Son yıllarda hareketsiz yaşam tarzı, obezite, paketli gıda tüketimi ve stres nedeniyle hipertansiyon daha genç yaşlarda da görülmeye başlamıştır” dedi.

"FAZLA TUZ TANSİYONU YÜKSELTİYOR"
Beslenme alışkanlıklarının tansiyon üzerinde doğrudan etkili olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Aytürk, “Aşırı tuz tüketimi vücutta su tutulmasına neden olarak damar içi basıncı artırır. Dünya Sağlık Örgütü günlük tuz tüketiminin 5 gramın altında tutulmasını önermektedir” açıklamasında bulundu.

"EVDE TANSİYON ÖLÇÜMLERİNDE HATALARA DİKKAT"
Evde tansiyon ölçümünde sık yapılan hatalara da değinen Uzm. Dr. Aytürk, “Ölçüm sırasında konuşmak, bacak bacak üstüne atmak, ölçüm öncesinde sigara veya kafein tüketmek yanlış sonuçlara neden olabilir. Ölçüm öncesinde en az 5 dakika dinlenilmeli, sırt desteklenmeli ve kol kalp hizasında tutulmalıdır” ifadelerini kullandı.

"YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ TEDAVİNİN TEMELİNİ OLUŞTURUYOR"
Hipertansiyon tedavisinde ilaç kadar yaşam tarzı değişikliklerinin de önemli olduğunu belirten Aytürk, “Düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek, ideal kiloyu korumak ve tuz tüketimini azaltmak tansiyon kontrolünde büyük önem taşımaktadır. Bazı hastalarda yaşam tarzı değişiklikleri sayesinde ilaç ihtiyacı azalabilmektedir” dedi.
Uzm. Dr. Aytürk, “Hipertansiyon erken teşhis ve düzenli takip ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Özellikle risk grubunda bulunan bireylerin düzenli tansiyon ölçümü yaptırmaları büyük önem taşımaktadır” diye konuştu.






