Başörtüsü yasağını ti'ye aldılar

Kübra Sönmezışık
00:0024/02/2013, Pazar
G: 23/02/2013, Cumartesi
Yeni Şafak
Başörtüsü yasağını ti'ye aldılar
Başörtüsü yasağını ti'ye aldılar

28 Şubat denilince akla hiç şüphesiz başörtüsü mağduru kadınlar geliyor. Postmodern darbe 16 yıl içinde belgesel, makale ve kitap olarak anlatıldı ve hala tartışılmaya devam ediyor. Tülin Tezel ve Ayşe Şenses'i de biraraya getiren Tülin Tezel'in başörtüsü yasağına maruz kalması oldu. İstanbul Film Festivali'nde gösterilen 'Kırmızı Başlıklı Kız Ormana Girmek İsterse' adında çektikleri belgeselle yasağı ajite bir dille değil, ironi yaparak eleştiriyorlar. Belgesel Tülin adlı bir öğrencinin yasağa karşı direnişini anlatıyor.

Tülin Tezel ve Arzu Şenses Ege Üniversitesi Radyo Televizyon bölümünde okuyan iki kız arkadaş. Onların hikayesi Tülin Tezel'in okula başörtüsüyle girememesi ile başlıyor. Tezel, Ege Üniversitesi'nden önce iki yıl Niğde'de eğitim görmüş. Orada okula peruk takarak girebiliyor ve namazını kılabiliyormuş. Cumhurbaşkanı değişikliğinden sonra Ege Üniversitesi'ni kazanmış ve asıl baskıyı burada görmüş. Hocaların uyguladığı baskı yüzünden peruk bile takamayan, başını açmak zorunda kalmış.Bu durumu bir türlü kabullenemeyip yasağa karşı var gücüyle direnmeyi tercih etmiş. Tezel, 'Başörtülü arkadaşlarımdan 'istişare kararıdır karşı duramayız' diyenler oldu. Bana 'sen kahraman olmak istiyorsun' dediler' diyor ve ekliyor:' Okuluma ancak son bir kaç ay başörtüsü ile girebildim.' Arzu Şenses ise arkadaşının yaşadıklarına tanık olmuş. İşte Arzu Şenses'in gözünden Tezel'in yaşadıkları; 'Tülin, Yusuf Ziya Özcan'ın açıklamasından sonra başörtülü girmeyi denedi. Bir kaç derste pek dikkat çekmedi. Fark edilince olay hakaret ve tartışmaya dönüştü' Tezel'in yasağa karşı gelişi ailesini de ikiye bölmüş: 'Abim 'Sadece gözünü korkutmaya çalışıyorlar bir şey yapamazlar' derken annem 'Boşver neden açıp girmiyorsun' diyordu. Onlar da bana peruk aldılar'

ÇOKLAR HER YERDELER VE RAHATLAR

Tülin Tezel başörtüsü yasağının yaptırımlarını sırasıyla yaşamış. Başını açmış, peruk takmış, hakarete uğrayıp ikna odalarına alınmış. İkna odasında 'Böyle devam edersen öğrencilik hayatın bitecek' tehtidi almış. Bu cümleyi kimseye kanıtlayamadığı için herkes onun yalan söylediğini düşünmüş. Tezel, çareyi yanında ses kayıt cihazı ve fotoğraf makinası taşımakta bulmuş. Günlük hayatta başörtüsü ile ilgili yaşadığı sıkıntıları kayıt altına almaya başlamış. Kütüphaneye girme çabasını, afiş asmaya çalışırken karşıt görüşlü gruplarla tartışmalarını... Bu kayıtlar birikince Arzu Şenses'le birlikte neden kayıtları belgesel yapmıyoruz diye düşünmüşler. Arzu Şenses belgesel sürecini şöyle anlatıyor; 'İlk sahne bir kadının konuşmasıyla başlıyor. Orada 'Çoklar her yerdeler ve rahatlar' cümlesini kullanıyor. Biz de belgeselde zannedildiği kadar rahat olmadıklarını trajik değil, alaycı bir dille anlatıyoruz.'

Muhafazakar arkadaşlardan eleştiri aldık

Belgeselin içinde Hilal Kaplan'ın röportajı da yer alıyor. Arzu Şenses belgesel dilini inanç değil hak ve özgürlükler üzerinden oluşturduklarını ve muhafazakar çevreden eleştiri aldıklarını anlatıyor. 'Belgeseli inanç üzerinden değil, hak ve özgürlükler üzerinden anlattık.

İnanç üzerinden anlattığımızda sadece bir kesimin ilgisini çekecekti. Bu belgeseli herkes izlesin istiyoruz. Sosyalist arkadaşlarımdan yardım istediğimde 'Size yardım ederiz fakat eğer inançlar işin içine girerse karşı tarafta yer alırız' dediler. Muhafazakar arkadaşlarım beni bu yüzden eleştirdi. 'Din üzerinden anlatmadığınız için bu belgeseli samimi bulmuyorum' diyen arkadaşlarım oldu.

Hilal Kaplan yardım etti

Tülin Tezel başörtüsü yasağına inancı için direndiğini söylüyor. Başörtülü arkadaşlarından destek göremeyen Tezel, sosyalist arkadaşlarının adalet duygusuyla yardım ettiklerini anlatıyor. Yaşadığı sıkıntıları Hilal Kaplan ile paylaşan Tezel süreci şöyle anlatıyor; 'İdare bana YÖK'ten yazı getireceksin yoksa seni içeri almam dedi. YÖK'e dilekçe gönderdim, ama cevap gelmiyordu. Ne yapacağımı bilmiyordum. Tek yardım eden kişi Hilal Kaplan oldu. Beni bu konuda Fatma Benli'ye yönlendirdi. Fatma Hanım hukuki açıdan ne yapabileceğimizi anlattı. Bunlara rağmen içeriye alınmadım.'

Başörtüsü adaletin simgesi mi?

Kırmızı Başlıklı Kız Ormana Girmek İsterse belgeseli İstanbul Film Festivali, Suç ve Ceza Film Festivali, Malatya Film Festivali'nde gösterildi. Belgesel yakında Ankara'da gösterime girecek. Arzu Şenses, festivallerde yaptıkları söyleşileri anlatıyor; 'Suç ve Ceza ve İstanbul Film festivallerinin söyleşilerine katıldık. Suç ve Ceza Festivali'ndeki tepkiler olumluydu. Sadece bir avukat arkadaş bana 'cübbe giydiğimizde hepimiz tek tipleşiyoruz. Başörtüsü takan birinin adalet görüşünden emin olabilir miyiz?' diye sordu. Bu bana çok anlamsız geliyor. O zaman erkek hâkimler de kadınların haklarını koruyamaz gibi bir anlam çıkıyor ortaya. İF'de karşılaştığımız ise eleştiri değil tam anlamıyla saldırıydı. Belgeselin başörtü meselesini ele alması rahatsız etti'