|

Çocukluğum yazarlığımın elinden tuttu

Yazar, çevirmen Selcen Yüksel Arvas’a çocuk edebiyatı ile ilgili sorularımızı yönelttik. Arvas, kitaplarında kendi hayatından izler olduğunu belirtiyor ve ekliyor: “Dünyayı Durduran Kız maceraları aslında benim çocukluk hayalime dayanıyor. Çocukken sabah uykumu alamayıp okula kalkmakta zorlandığımda dünyayı durdurup uyumaya devam etmeyi, uyanınca dünyayı tekrar çalıştırabilmeyi isterdim.”

Zeynep Tuba Kesimli
04:00 - 15/08/2023 Salı
Güncelleme: 23:53 - 14/08/2023 Pazartesi
Yeni Şafak
Selcen Yüksel Arvas.
Selcen Yüksel Arvas.
Zeynep Tuba Kesimli

*Kitaplarınızdaki biyografilerde yazar olma serüveniniz hakkında bize ipucu verseniz de hikâyeyi merak ediyoruz. Çocuklar için yazmaya nasıl ve ne zaman başladınız?

Çocuklar için yazdığım ilk kitabım, Benim Orucum, 2007 yılında basıldı. Ondan birkaç sene önce yurtdışında bir kitapçıya gitmiştim. Çocuk kitaplarına bakarken dini içerikli çocuk kitaplarının olduğu raflar çok dikkatimi çekti. Birçok dine ait birbirinden güzel çocuk kitapları vardı. Orada ben de çocuklar için dinimizi anlatan eğlenceli, maceralı, çocukların severek okuyacağı kitaplar yazayım diye heveslendiğimi hatırlıyorum. Zaten Mütercim-Tercümanlık mezunu olduğum için metinlere ve yayın dünyasına yakındım. Okulu bitirdikten sonra teknik çevirmenlik yapıyordum. Açıkçası benim için çok sıkıcı bir işti. Akşama kadar tava, tornavida, kelle paça… Birbirinden farklı her türlü teknik çeviri metinleri geliyordu. Yine teknik metinlerden illallah dediğim bir gün bir çocuk kitabı çevirisi için teklif geldi. Mavi Uçurtma Yayınları için yaptığım bu çeviriler hayatıma renk getirdi. Çocuk kitabı çevirmek bu kadar eğlenceli ise kim bilir yazmak nasıldır diye düşündüm. Zaten dini çocuk kitabı yazma hevesim vardı. Kendi çocukluğumdaki oruç tutma maceramdan yola çıkarak birkaç küçük oruç hikâyesi yazdım. İnternete girip ilgileneceklerini düşündüğüm her yayınevine gönderdim. Nesil Yayınları’ndan olumlu cevap aldığımda sevinçten havalara uçtum. O gün bugündür hâlâ aynı heves ve coşku ile çocuklar ve gençler için yazmaya devam ediyorum.

*Hasan Ali Toptaş’tan ödünç alarak soracak olursak çocukluğunun elinden tutmuş bir yazar mısınız? 

Kitaplarımın her birinde tabii ki kendi hayatımdan izler var. Çocukluğum, kardeşlerim, arkadaşlarım, kuzenlerim… Mesela, Canım Kendim’i, dördüncü sınıftayken arkadaşımla kitap yazma maceramızdan yola çıkarak kaleme aldım. Neşeli Günlük-Ben Gülmeyim de Kim Gülsün serisi biraz daha çocukluktan çıktığım dönemin komik olaylarından izler taşıyor.

İkizlerim doğduktan sonra elimdeki malzeme arttı tabii Çocuklarla yaşadıklarımızı unutmamak için birkizbiroglan.com diye blog açtım. Oraya günlük hikâyelerimizi sıcağı sıcağına yazıyordum. Çocuklarım biraz büyüyüp de kitaplarımın başına döndüğümde hem bu hikâyeleri ölümsüzleştirmek hem de açıkçası birinci elden çok kaliteli malzeme oldukları için kitaplarımda kullandım. Dünyayı Durduran Kız maceraları aslında benim çocukluk hayalime dayanıyor. Çocukken sabah uykumu alamayıp okula kalkmakta zorlandığımda dünyayı durdurup uyumaya devam etmeyi, uyanınca dünyayı tekrar çalıştırabilmeyi isterdim. Ya da bir yazılı sırasında dünyayı durdurup soruları “itinayla” cevapladıktan sonra tekrar dünyanın çarklarını çevirebilmeyi. Buradan bakınca bu seri kendi çocukluğum ile çocuklarımınki arasında çok eğlenceli bir köprü oldu diyebilirim. Yine Küçük Kardeşlerin Büyük Maceraları’nda da ikizlerimin ekmeğini yemeye devam ediyorum. Açıkçası ben çocukluğumun elinden tuttum gibi değil de çocukluğum yazarlığımın elinden tutmuş gibi hissediyorum. Çocukluğum ve çocuklarım yazarlığımı yakaladı ve biz birlikte maceradan maceraya koşuyoruz gibi geliyor bana.

*Kitaplarınızda mizahi anlatımı ağırlıklı olarak kullandığınızı görüyoruz. Mizah çocuk edebiyatının neresinde duruyor ve dozu ne olmalı?

Mizahın çocuk edebiyatının neresinde durduğu ve dozunun ne olduğuna dair cevap verecek yetkinliği kendimde görmüyorum. Bu soruyu kendim ve kendi yazdıklarım için cevaplamak isterim. Benim için çocuk kitabında mizah, neşe, macera olmazsa olmaz. Kitaplarımı okunurken kıkır kıkır gülsün isterim çocuklar. Ellerine alınca bırakamasınlar. Tekrar tekrar okuyup gülsünler. Aradan yıllar geçtiğinde bile kitaplarımı gördüklerinde yüzlerine kocaman bir gülümseme yayılsın. Eski bir dostu görmüş gibi mutlu olsunlar.

Sizin severek okuduğunuz çocuk kitapları neler?

Yazarlığın yanı sıra çevirmenlik de yaptığım için sevdiğim kitapları Türkçeye çevirme gibi bir şansım da oluyor. Mesela Pençe-Kötü Kalpli Uzaylı Kedi, keşke ben yazsaydım diyerek okuduğum bir kitaptı. Yazamadım ama çevirdim. Jesper Cins serisi yine çok eğlenerek okuduğum ve çevirdiğim bir seri.

Bu ayın kitapları

Lulu Mercan Hayatı Öğreniyor

Özkan Öze’nin kaleme aldığı Lulu Mercan Hayatı Öğreniyor” serisi “Ben Bir Başkasıyım, Yeterli Fazladan İyidir, Bütün Renkler Güzeldir, Her Şeyin Bir Zamanı Var ve Bunu Ona Yapamazsın!” isimli 5 kitaptan oluşuyor. 4 yaş üstü hedef alınarak hazırlanan seride Lulu Mercan bir başkası olmanın ne hissettireceğini düşünüyor, yeterlilik ve sabır kavramını irdeliyor ve güç dengesini korumanın, vicdanlı olmanın ne demek olduğunu anlamaya çalışıyor. Seride bu önemli kavramları yaş grubuna uygun hayatın içinden örneklerle, yalın bir dille aktarılmış ve konu hakkında bakış açısı geliştirebilmesi hedeflenmiş.

Lulu Mercan Hayatı Öğreniyor /Özkan Öze /Uğurböceği Yayınları /Temmuz 2023, 32 sf.

Keşfe Çık, Dene ve Rahatla!

Timaş Çocuk Psikoloji Kitaplığı’nın yeni serisi Duygu Günlüğüm’ün ilk kitabı Mira Stres Kulübesi’nden Ayrılıyor’da çocuklar, farklı belirtilerle yaşadıkları ama adlandırmakta zorlandıkları stres kavramını ve onunla baş etme yöntemlerini öğreniyor. Çocuklar için bir rehber niteliği taşıyan bu kitap, içeriğindeki etkinlikler ve tekniklerle rahatlamanın ve stres düzeyini aşağı çekmenin yollarını sunuyor. Eğlenirken öğreten bu kitapta okurlar da karakterle birlikte bir yolculuğa çıkıyor ve bu yolculuk gündelik hayatta sıkça karşılaşılan problemlere yönelik olumlu tutum ve davranış geliştirmeyi amaçlıyor.

Mira Stres Kulübesi’nden Ayrılıyor /Oya Doğan /Timaş Çocuk /Ağustos 2023, 48 sf.

Mumdan gemilerle ateş denizinde yolculuk!

Şeyh Galip’in ünlü mesnevisi Hüsn ü Aşk’ını çocuklar için yeniden kaleme alan Abdullah Harmancı, Kalp Şehrine Yolculuk isimli eserinde bize Altın Kız (Hüsn)’ın ve Gümüş Oğlan (Aşk)’ın hikâyesini sunuyor. Gümüş Oğlan arkadaşı Gayret’le birlikte türlü maceraya atılıyor çünkü hikâyemizde bir de Hayret var. Devlerle mücadele ediyor, saçının her bir telinden yılan fışkıran cadının oyunlarından kurtulmaya çalışıyor, mumdan gemilerle ateş denizlerinden geçiyor. Kalp Ülkesi’ne, Kalp Şehri’ne, Kalp Kalesi’ne, Kalp Odası’na ve neticede Kalp’e ulaşmak için uğraşıyor. 6 ve 10 yaşındaki çocuklarımla bir oturuşta nefes nefese okuduğumuz kitaptan her yaş grubu hissesine düşen payı alabilir. Okur yaşı yükseldikçe semboller üzerine sohbet edilebilir. Serhat Albamya’nın çizgileriyle renklenen Kalp Şehrine Yolculuk, Türk çocuk edebiyatında gelenekten beslenerek de doyurucu eserlerin kaleme alınabileceğini göstermesi bakımından ayrıca kıymetli.



#Aktüel
#Edebiyat
#Kitap
6 ay önce
default-profile-img