
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, devlet üniversitelerindeki kontenjan azaltma uygulamasının bu yıl itibarıyla vakıf üniversiteleri için de geçerli olacağını belirtti. YÖK Başkanı Özvar, 2023-2025 döneminde 312 önlisans programından 131'inin kontenjanlarının düşürüldüğünü, bu önlisans programlarında kontenjan sayısının toplam 125 bin 24 azaltıldığını dile getirdi. Peki kontenjanı azaltılacak ve yükseltilecek bölümler hangileri?
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, YÖK Konferans Salonu'nda düzenlenen "Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yükseköğretim Meclisi İstişare Toplantısı"na katıldı. Yükseköğretim sisteminin Türkiye'nin orta ve uzun vadeli kalkınma hedeflerini, beşeri sermaye stratejisini ve küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir alan olduğuna işaret eden Özvar, bu nedenle üniversite kontenjanlarına ilişkin her kararın çok boyutlu, veriye dayalı ve ileriye dönük bakış açısıyla ele alındığını söyledi.
Kontenjanı azaltılacak bölümler hangileri?
Kontenjan planlamalarını yaparken titiz ve detaylı bir süreç yürüttüklerini, bu konuda meslek kuruluşlarının, sektör temsilcilerinin ve sivil toplum kuruluşlarının görüşlerine önem verdiklerini vurgulayan Özvar, şunları kaydetti:
Kontenjanları azaltılan programlardan bir kısmı üniversite adayları tarafından yüksek talep görmeye devam etse de mezun sayıları ile istihdam imkanları arasındaki dengenin mutlaka gözetilmesi gerektiğini vurgulayan Özvar, "Bu vesileyle 2026 yılında bazı programlarda değişen oranlarda kontenjan azaltımına devam edeceğimizi paylaşmak isterim." diye konuştu.

Kontenjanlardaki azaltılmanın tek tip ve mekanik kararlar olmadığını, her bir program ve alanın kendi dinamikleri içerisinde değerlendirildiğini, akademik kapasite, mezun profili ve istihdam verilerinin birlikte ele alındığını belirten Özvar, şunları kaydetti:
"Devlet üniversitelerindeki kontenjan azaltma uygulaması, 2026 yılından itibaren vakıf üniversitelerimiz için de geçerli olacaktır. Bu kapsamda başta hukuk, psikoloji, eczacılık, diş hekimliği ve mimarlık olmak üzere bazı programların kontenjanları vakıf üniversitelerinde de değişen oranlarda azaltılacaktır. Buradaki temel hedefimiz, tüm yükseköğretim sisteminde dengeli, sürdürülebilir ve kalite odaklı bir yapıyı tesis etmektir."
YÖK Başkanı Özvar, kontenjan azaltılmasına ilişkin kararların yalnızca istihdam planlamasına dayanmadığını, bu kararların arkasında öğrencilerin beklentileri, yönelimleri ve gelecek planlamalarının da bulunduğunu bildirdi.
Öğrencilerin yönelimlerini ve beklentilerini dikkate almayan hiçbir programın başarılı olamayacağının altını çizen Özvar, "Biz, bu talep kısmını fevkalade iyi değerlendirmek zorundayız. Bu açıdan hepimizin üzerine fevkalade önemli görevler ve sorumluluklar düşmektedir. İstihdamla alakası kalmayan programlarda ısrar etmek sadece kaynak israfıdır. Sadece mali kaynak değil, insan kaynağının israfıdır. Biz Yükseköğretim Kurulu olarak buna asla göz yumamayız." dedi.
Kontenjanlarda azaltılmaya gidilmesine rağmen, yükseköğretime erişim konusundaki hassasiyetin devam ettiğini vurgulayan Özvar, şunları kaydetti:
"Türkiye 'her ilde en az bir üniversite' politikası sayesinde ki Sayın Cumhurbaşkanımızın 24 yıllık iktidarları esnasında bence ülkemize yaptığı en büyük kazanımlardan, gerçekleştirdiği politikalardan bir tanesidir ki, fevkalade olumlu neticeleri bugün artık toplamaya başlamış bulunuyoruz. Ülkemizin gençlerinin yükseköğretime erişiminin önündeki engelleri kaldırmıştır. Bu açıdan Yükseköğretim Kurulu olarak gençlerimizin başarılı olmaları takdirde yükseköğretime erişebilmesi en önemli önceliklerimiz arasında yer almaktadır. Kontenjanların azaltılması erişimi sınırlayan bir politika değil, aksine, erişilen eğitimin niteliğini artırmayı amaçlayan bir yaklaşımdır. Bu iki hedefi birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olarak görmekte olduğumuzu sizlere ifade etmek isterim.
Bugün 100'ü aşkın devlet veya vakıf üniversitemizde yapay zeka, büyük veri, siber güvenlik, dijital teknolojiler ve benzeri alanlarda çok sayıda yeni program açılmıştır. Bu programlar, öğrencilerimizden büyük ilgi görmekte ve yüksek doluluk oranlarıyla tercih edilmektedir. Bu tablo gençlerimizin geleceğin mesleklerine ne kadar bilinçli bir şekilde yöneldiğini açıkça göstermektedir. Bu bakımdan vakıf üniversitelerimizden beklentilerimiz bilhassa üniversitelerin bünyesinde yer alan güncelliğini kaybetmiş programları bir an önce tasfiye etmeleri. Bizler onların yerine üç senedir yaptığımız gibi geleceğin mesleğini mezunlarına kazandıracak programları açmaya devam edeceğiz."
Kontenjanı yükseltilecek bölümler hangileri?
Özvar, şunları ifade etti: "Önümüzdeki dönemde, işgücü piyasasında karşılığı zayıflayan başta olmak üzere, birçok önlisans programının kontenjanları düşürülerek başta uygulamalı programlar olmak üzere yeni mesleklere yönelik programlara kontenjan vermeye devam edeceğiz. Son yıllarda yaptığımız düzenlemelerle açıköğretim kontenjanları da 166 bin 203'ten 98 bin 436'ya düşürülmüştür. 2020 yılında toplam yükseköğretim öğrencileri içinde açıköğretimin oranı yüzde 54 iken, 2025 yılı itibarıyla bu oran yüzde 40'a çekilmiştir. Bu oranın 5 yıl içerisinde yüzde 30'un altına düşürülmesi hedeflenmektedir. Açıköğretimi, yükseköğretim çağındaki gençlerden ziyade yetişkin eğitimi ve hayat boyu öğrenme amacına hizmet edecek şekilde yapılandırmakta olduğumuzu paylaşmayı arzu ederim."







