
İbn-i Sina on altı yaşındayken bir buçuk sene boyunca gece gündüz uyumayarak mantık, matematik ve fizik alanlarındaki bilgilerini derinleştirmeye ve pekiştirmeye çalışmış, ayrıca tıp alanında de eserler okumaya başlamış, keza fıkıhla da ilgisini kesmemeye çalışmıştır.
Bir nevi yapımcılık itirafıdır. 2016 yılındaki “Kudüs’te Ramazan” projesini tasarlarken, tek amacım, iftar saatinde Zeytin Dağı’ndan her gün yaklaşık 2 saat canlı yayında olmaktı. Zira izin sürecinde İsrail Dışişleri, konsolosluk ve ilgili mercilerin yanında yayın hizmeti alacağı Kudüslü Arap dostlarımızla uzun süren gerçek bir maraton yaşamıştık. Moderatör ve daimi konuk olarak bu özel projeye davet ettiğimiz kıymetli Ahmet Murat ve Ömer Lekesiz sağolsunlar emekleri ile önemli katkıda bulundular.
2019 yılında “Endülüs’te Ramazan” olarak tasarladığım proje için ise çok daha hazırlıklı idik. Bu kez, bu büyük organizasyonun yayın değil yapım boyutu için daha ince ve daha yoğun çalışarak, dönemin TVNET Görsel Yönetmeni Abdullah Aydemir’le birlikte video portre anlatıları konseptini tasarladık. Ömer Lekesiz ağabey, sağolsun davetimizi yine kırmadı, prodüktör kardeşim Umut Ayar ile birlikte, en az yayınlarımız kadar, hatta daha bile dikkat çeken yapımlarımızda, video anlatı konseptlerimizde yer aldı.
Siz kıymetli Yeni Şafak okurları ile, Semerkant Günlükleri sayfasında yapımcılık ve yayıncılık serüveninin arka planının bir kesitini paylaşma sebebim tam olarak, bir geleneğe dönüşen video portre anlatılarımıza dair her gün bir çok mesajınızla karşılaşıyor olmamdır. “O videolarla Buhara sokaklarında geziyor, Semerkant’daki mekanlara dokunuyorum, birlikte yol alırken o kadar çok şey öğreniyorum ki” benzeri mesajlarla o kadar sık karşılaşıyorum ki, Özbekistan’ın bir çok şehir ve kasabasında, sınırda, Kazakistan - Türkistan bölgesinde, ara vermeksizin yaptığımız yoğun çekim süreçlerindeki tüm tarifsiz yorgunluğu inanın insan unutuveriyor o mesajları okuduğumuzda.
Malumunuz bu Ramazan TVNET ekranındaki “Semerkant’ta Ramazan” yayınlarımızda, başta Ömer Lekesiz olmak üzere bir çok konuğumuzla, çok özel mekanlarda kayıtlar gerçekleştirdik, gerçekleştirmeye ve planlamaya devam ediyoruz. Zira bu yazıyı da o planlama notlarını çalışırken karşılaştığım heyecan verici bilgileri kaydetme ve paylaşma niyetiyle günlüğüme alıyorum. Zira yakın tarihteki konuklarımdan biri çok kıymetli Doç. Dr. İbrahim Halil Üçer olacak. Zira İbrahim hocayı, yayınımızı gerçekleştirdiğimiz çok muhteşem stüdyomuz Registon’dan önce başka bir yere, İbn-i Sina’nın Buhara’da dünyaya geldiği köyüne, Efşana’ya davet ettim. Bu köyde dünyaya gelen, 17 yaşında İbn Sina adlı bir genç, nasıl bir 17 yıl yaşamıştır ki, 25 yaşındaki, Harezm bölgesinde yaşayan 27 yaşındaki Biruni’ye, geleceği değiştirecek mektuplar yazmış, tartışmış ve Şeyhu’r Reis olmuştur.
İbrahim Halil Üçer hoca ile, Efşana’da konuşacağımız ne kadar çok şey var.
Sizce nereden başlamalıyız?






