
Aynalar var. Görünmez aynalar. Camdan ve sırdan değil. Hadiseden, ahvalden, fikirden mürekkep sırlı aynalar. Kendileri görünmüyor ama bizi bize gösteriyorlar.
Aslında kim olduğumuzu, ahlak ve şahsiyetimizi, adalet anlayışımızı, yarınların bize ne getireceğini, gittiğimiz yerde nasıl karşılana-cağımızı, son nefesimizi nerede ve nasıl vereceğimizi, kalbimizdeki imanı ve daha birçok şeyi hep bu aynalarda seyrediyoruz. Bazen bize bir ölçü veriyorlar, bazen tartıyorlar bizi, bazen güzelliklerle muştuluyor azmimizi artırıyorlar, bazen ikaz ve ihtar ederek kendimize çeki düzen vermemizi sağlıyorlar.
Herkes geçiyor bu aynaların karşısına, herkese bir şey söylüyor bu aynalar ama pek azımız görüyor ve dinliyoruz onları. Aynalarda görüp, aynalardan dinlediklerimizi duymak ise daha azımıza nasip oluyor. Azın azı bir bahtiyarlar zümresi var ki onlar görmek ve duymanın ötesine geçip, görüp dinlediklerine bakarak hallerini iyiye, güzele ve doğruya bir adım daha yaklaştırmanın peşine düşüyorlar.
Biz bu işin neresindeyiz peki? Aynaları görmeyenlerden miyiz, bakıp geçenlerden mi yoksa aynada gördüğünü daha güzel daha iyi ve daha doğru eylemek için ömür tüketenlerden mi?
Bu soruya cevap vermek için sanırım bir soru daha sormamız gerekiyor: Bu aynalar nerede? Cevap basit. Her yerdeler ama bilene görene, köre ne?
Yalnızlık bir ayna mesela. Orada çıkıyor en çok kim olduğumuz meydana. Kalabalıkların içinde edepli, ahlaklı, görenekli olmak zor değil. Ama yalnız başına, dört duvar içinde, bizi tanıyanların olmadığı bir diyarda ne kadar müeddep ve ahlaklı olabildiğimiz; işte o bize bizden haber veriyor. Yalnızken dahi Allah görüyor hassasiyeti ile ayaklarını uzatıp oturamayan dervişleri duymuş muydunuz? Yok, öyle bir eski zaman hikayesi filan değil. Tanıdım bu zamanda böyle muhsinleri, hamdolsun.
Namaz bir ayna mesela. Zorlanarak, aradan çıkarayım diye, yalap şap mı kılıyoruz namazlarımızı; yoksa vakti gözleyerek, ta’dil-i erkâna riâyetle, huşû ve hudû içinde mi? Namaz, işlerimizi bölen bir ibadet mi yoksa namazı esas kabul edip arada işlerimizi mi yapıyoruz? Bu bize müslümanlığımızın kalitesinden haber verir. Uçmalarımız, kaçmalarımız, bildik bildik anlatmalarımız hepsi bir yana; namazın aynasında kendimizi seyrettiğimiz vakit karşımıza çıkan kişi kadar Müslümanızdır, ötesi yok!
Yokluk bir aynadır mesela. Varlık içinde mert olmak, cömert olmak, alavere hukukuna riayet etmek zor değildir. Ama yokluk mertliği bozar demişler. Fukaralıkta cömert ve sözünün eri olabilmek; mesele budur. Hem zengin hem cimriler eşkiyaya denktir itikadımızda hem fakir hem mertler evliyanın hası.
Bela ve musibetler bir aynadır mesela. Başımıza bir iş geldiğinde nasıl mukabele ettiğimiz bize bizden haber verir. Sabır ve tevekkülle, eyvallah mı diyoruz yoksa isyan ve itirazla illallah mı? İlk anda verdiğiniz tepki imiş esas ölçü, üç gün sonra boyun büküp hamd olsun demek da kulluğa dahil ama anca hiç yoktan iyidir kabîlinden.
Akşam uyumadan önce aklınıza en son gelen şey ve sabah uyanır uyanmaz gönlünüze ilk düşen şey de bir aynadır mesela. Size meselenizden haber verir. Derdinizden, önceliğinizden, aslında neye gönül bağladığınızdan, kimi sevdiğinizden. Dilinizin ne dediği o kadar da mühim değildir bu bâbda kalbinizin neyi sustuğuna bakarlar.
Diliniz de bir aynadır bu arada. Kişi dilinin altında saklıdır, buyrulmuş. Kişi sevdiğini anar, andığını sever, buyrulmuş. En çok neyi konuşuyorsunuz, neyin sohbeti size daha çok keyif veriyor bu da kalibrenizi koyar ortaya. Ahiret ehli dünya ehlinin sohbetinden sıkılırmış, Allah ehli de ahiret ehlinin sohbetinden haz almazmış. Bu aynada seyrettiğiniz vakit kendinizi kimlerdensiniz erenler?
İnsanların hata ve kusurlarına şahit olmak da bir aynadır. Kimisi örter hatayı kimisi ayyuka çıksın diye uğraşır, kimisi kınar kimisi dua eder, kimisi başını usulca öte yana çevirir, hataların üzerinde mal bulmuş mağribî gibi tepinir kimisi. Bize başkalarından ziyade kimliğimizden haber verir başkalarının hatası. Çiğlere tahammül edememek de çiğliktendir, buyrulmuş. Buyrun size bir ayna daha!
Gözü olana cihan bir aynadır cancağzım, körlere cihan ayna olsa kâr etmez!
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.