S. Arabistan saldırı altında. Husilerin son yıkıcı saldırısında,
Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda
13 kişi öldü, 309 kişi yaralandı. Husiler, Mekke-Medine hariç tüm hava sahasının açık hedef olduğunu
açıkladı. Büyük iş. Gerilimi derinleştirir.İran’ın S. Arabistan’ı açıkça hedef alması bölgedeki
İran karşıtı cepheyi konsolide edeceğinden
uzun vadede Tahran’ın işine yaramaz. Ama Tahran’ın bazı rasyonel gerekçeleri de var:Bir. İran daha önce savaşı Hürmüz’e kilitlemişti. Bundan kazanım elde etti. Şimdi çatışmanın Yemen’de yoğunlaşmasını istiyor. Savaşın gündemini belirliyor. İki. Ateşi evinden uzakta tutuyor. Çatışmaların Yemen’de yoğunlaşması İran’a vakit kazandırıyor. Üç. ABD kendisine ne yaparsa İran da mislini komşularına yapıyor. S. Arabistan’ın enerji altyapısı ile havalimanlarının hedef alınması Washington’un Tahran’a uyguladığı ekonomik ambargo ile paraleldir. Dört. Hepsinden öte… İran Babülmendeb kontrolünü konsolide etmek zorunda. Çünkü
Babülmendeb onun için bir sigortadır
. Önümüzdeki süreçte İran; Hürmüz’de hakimiyetinin kabul edilmesi karşılığında
Babülmendeb’i pazarlık konusu yapabilir. ABD’nin ekonomik ambargosuna karşı Babülmendeb kozunu öne sürebilir. Ya da ABD ve İsrail’in saldırdığı bir senaryoda boğazı kapatabilir. Hepsi mümkündür. İran bu kaldıracı kaybetmek istemiyor.İSRAİL MEDYASINDA BÜYÜK SIZINTI
Son senaryodan devam edelim: ABD’nin İran’a saldırma ihtimali mi var? Aslında uzun bir süredir bu konu gündemden düşmüştü. ABD-İran gerilimi, Hürmüz’de artık haber değeri bile taşımayan
düşük yoğunluklu, kontrollü çatışmalarla
devam ediyordu. Ancak ABD’nin İran’a uyguladığı ekonomik ambargo sahada (Yemen) ve masada (BM Genel Kurulu’nda yapılan ABD-İran görüşmeleri) hareketliliğe yol açtı. Peki, bu görüşmelerden bir şey çıktı mı? İran yedi şart içeren -eski- teklifi ABD’ye verdi. Trump teklifi beğenmedi. ABD yeni bir teklif sundu. Eski Devrim Muhafızları Komutanı Muhsin Rızai
ABD’nin teklifini yetersiz bulduklarını açıkladı. İki taraf için de vakit kazanma odaklı yeni bir sarmal bu.Çatışmaların yeniden başlayacağına dönük görünmez işaretlerin arttığı söyleniyor. En önemlisi;
CENTCOM’un İsrail ve Arap ülke genelkurmay başkanlarını
önce Almanya, daha sonra BAE’de bir araya getirmesiydi. Bu buluşma, fikrini sorduğum askeri konularda uzman isimlerce “saldırı hazırlığı” olarak yorumlanmıştı.
İsrail medyasına
sızan/sızdırılan bilgiler
de benzer bir tabloya işaret ediyor. Örneğin, İsrail hükümetinin son günlerde hedef aldığı Kanal 12 televizyonu
önemli bir habere imza attı. Buna göre ABD’li yetkililer İsrail Genelkurmay Başkanı Zamir’e
“ABD ordusunun gelecek üç hafta içinde İran’a yönelik saldırıların yeniden başlaması için hazırlık yaptığını” bildirmişti. Zamir ise “Bu saldırıya karşılık İran’ın İsrail’e füze atabileceği, bunun da İsrail›deki seçimlerin ertelenmesine yol açabileceğini
” söylemişti.SORU İŞARETLERİ DOĞURAN GELİŞME
Netanyahu karşıtlarınca sızdırıldığı anlaşılan bu stratejik bilgi bana şunu söylüyor: Netanyahu, kaybetme ihtimali bulunan seçimleri kazanabilmek için çeşitli çılgınlıklar tasarlıyordu.
Suriye’nin kuzeyine (Ebu Zuhur)
düzenlediği saldırılar da bunun bir parçasıydı. Ancak bu girişimleri ABD’nin tepkisine yol açtı. Elinde kalan tek seçenek İran’dı. Orada gerilimin yeniden alevlenmesi halinde belki de seçimlerin ertelenebileceği bir sürece girilecek ve böylece koltuğunu biraz daha koruyabilecekti. (İsrail Genelkurmay Başkanı’nın bu ihtimali Amerikalılara ima etmesi, bunun da İsrail basınına sızdırılması “Netanyahu’ya bu kozu vermeyin” mesajı taşır.)Ama ABD’nin Netanyahu’yu gözden çıkardığını duyuyorduk.
Trump, İsrail Başbakanına seçim öncesi destek vermekten kaçınıyordu
. Dolayısıyla şu analizi yapabiliyorduk: “ABD, 27 Ekim İsrail seçimleri öncesinde İran’a bir saldırı düzenlemeyebilir. İsrail’in saldırmasına da izin vermeyebilir. 27 Ekim’den sonra ise saha hareketlenebilir.” Ancak geçtiğimiz günlerde öğrendiğim bir bilgi bende soru işaretlerine yol açtı.Buna göre; birkaç gün önce
çok sayıda İsrail uçağı İran hava sahasına doğru hareket etmiş ancak daha sonra karar değiştirerek geri dönmüş
. Bu uçakları bir telefonla yine Trump mı durdurdu? Yoksa İsrail, İran’ın yeni hava savunma yeteneklerini ölçmek için bir test uçuşu mu yaptı? Bu hareketlilik yeni bir saldırının öncü işareti olabilir mi? Bu olursa İsrail’de seçimler ertelenir ve Netanyahu koltuğunu koruyabilir mi? Bölgede çatışmalarla birlikte belirsizlik de derinleşiyor.
