Menü

Geri

EDİSYON   :

TRTRENENARARFRFRRURUURUR
60

Bildirimler

Silahlı mücadeleden siyasi yönetime: Moro’da barışın geleceği Ankara’da konuşuldu

Oğuzhan Ürüşan 15:02, 05/11/2026, Perşembe
Yeni Şafak
'Savaştan Siyasete: Bangsamoro’da Özerklik ve Parlamento Seçimleri' programı

Filipinler’in güneyinde yaşayan Moro Müslümanları, yaklaşık yarım asır süren silahlı mücadelenin ardından kendi kendilerini yönetme hakkı kazandı. Yüz binlerce insanın hayatını kaybettiği, milyonlarca kişinin evini terk etmek zorunda kaldığı bölgede, barış anlaşmasıyla özerk yönetim kuruldu. Silahlı mücadeleden siyasi yönetime geçişin yaşandığı Bangsamoro’da, barışın geleceği ve Türkiye’nin bu süreçteki rolü İletişim Platformu’nun düzenlediği programla ele alındı. Moro’daki gelişmeleri yerinde takip eden milletvekilleri, bölge halkının kazanımlarının korunması ve siyasi ayrılıkların sona erdirilmesi gerektiğini vurguladı. İHH Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Hüseyin Oruç, “Moro’da bugün inişlerin ve çıkışların yaşandığı ancak savaşın olmadığı bir dönemdeyiz” dedi.

Filipinler
’in güneyindeki Bangsamoro bölgesinde yürütülen barış süreci, özerklik çalışmaları ve parlamento seçimleri, dün Ankara’da düzenlenen programda ele alındı.
İletişim Platformu Ankara tarafından İHH’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen
"Savaştan Siyasete: Bangsamoro’da Özerklik ve Parlamento Seçimleri"
başlıklı programa, Moro seçimlerini gözlemleyen AK Parti milletvekilleri Hasan Turan, Osman Mesten ve Fahrettin Tuğrul katıldı.

Programda, İHH Mütevelli Heyeti Başkan Vekili ve Moro Barış Süreci İzleme Heyeti Üyesi Hüseyin Oruç da değerlendirmelerde bulundu. Buluşmada, silahlı mücadeleden siyasi temsile geçiş, Filipinler merkezi yönetimiyle ilişkiler ve Türkiye’nin barış sürecine katkıları konuşuldu.

Moro’daki mücadelenin ağır insani sonuçlarına değinen Hüseyin Oruç, yaklaşık 3 milyon kişinin yaşadığı bölgede savaş nedeniyle 2 milyona yakın insanın göç etmek zorunda kaldığını söyledi. Çatışmalarda 100 bin ile 300 bin arasında kişinin hayatını kaybettiğinin tahmin edildiğini belirten Oruç, bölgenin bugün 5,5 milyonluk nüfusa sahip olduğunu aktardı. Bunların 4,5 milyonunun Müslüman olduğunu ifade eden Oruç, yeni yönetim modelinin Hristiyanları ve yerel inançlara mensup toplulukları da kapsadığını belirtti. Oruç,
"Yeni yapı oluşturulurken yalnızca Müslümanların değil, yerel inançlara mensup toplulukların hakları da gözetildi"
dedi.

17 yıllık müzakereyle özerklik


Barış müzakerelerinin 17 yıl sürdüğünü anlatan Oruç, 2012'de çerçeve, 2014'te ise kapsamlı barış anlaşmasının imzalandığını hatırlattı. Sonraki aşamada Bangsamoro Organik Yasası'nın kabul edilmesiyle özerk yönetimin hukuki temellerinin atıldığını söyledi. Anlaşmayla bölge halkının siyasi temsil ve mali yönetim alanında önemli kazanımlar elde ettiğini belirten Oruç, bağımsızlık talebinin yerini özerklik modeline bıraktığını ifade etti. Oruç,
"Bir yapı kuruldu ve önemli kazanımlar elde edildi"
sözleriyle mevcut yönetim sisteminin korunmasının önemine işaret etti.

Uluslararası izleme mekanizması


Filipinler hükümetiyle Moro İslami Kurtuluş Cephesi arasındaki anlaşmaların uygulanmasını uluslararası bir heyetin takip ettiğini anlatan Oruç, İHH'nın 2013 yılından bu yana bu mekanizmada görev yaptığını söyledi.

Oruç,
"Temel mekanizmalardan bir tanesi uluslararası bir izleme heyeti olsun"
talebinin Moro tarafınca gündeme getirildiğini belirtti. İzleme heyetinin taraflarla düzenli görüşmeler yaptığını, anlaşmalardaki ilerlemeleri ve eksiklikleri raporladığını aktardı. 2013'ten bu yana bölgeye 58 ziyaret gerçekleştirdiklerini ifade eden Oruç, barışın korunmasında müzakerelerin sürekliliğine dikkat çekti.

Barışın kazanımları korunacak


Barış sürecinde yaşanan siyasi anlaşmazlıklara da değinen Hüseyin Oruç, merkezi yönetim ile Moro İslami Kurtuluş Cephesi arasındaki ilişkilerin zaman zaman gerildiğini anlattı. Buna rağmen müzakereler sonucunda elde edilen kazanımların sürdüğünü belirtti. Bölgenin geçmişte Filipinler'in en yoksul ve güvenlik sorunlarının en ağır yaşandığı yerlerinden biri olduğunu söyleyen Oruç, 2019'dan bu yana yaşam koşullarında gözle görülür iyileşmeler yaşandığını ifade etti.

Türkiye'nin bölgedeki diplomatik ve insani faaliyetlerinin devam edeceğini vurgulayan Oruç,
"İnşallah biz de Türkiye olarak bu sürece desteğimizi sürdüreceğiz. Hatta daha güçlü şekilde devam edeceğiz"
dedi. Oruç, yalnızca Müslümanların değil, Bangsamoro'da yaşayan bütün toplulukların haklarını koruyan bir yönetim anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Siyasi ayrışmaya karşı birlik çağrısı


AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un görevlendirmesiyle dört milletvekilinden oluşan heyetin Bangsamoro'ya gittiğini anlattı. Türkiye'nin bölge halkıyla dayanışmasının yalnızca resmî diplomasiyle sınırlı olmadığını belirten Turan, sivil toplum kuruluşlarının da barış sürecinde önemli sorumluluklar üstlendiğini söyledi. Bölgede siyasi aktörler arasında yaşanan ayrışmaya değinen Turan, görüştükleri liderlere uzlaşma çağrısında bulunduklarını ifade etti.


Turan, taraflara ilettikleri mesajı şöyle aktardı:
"Belli ki birileri burada sizi birbirinize düşürmek ve gücünüzü iyice zayıflatmak istiyor. Bu hesabın parçası olmamak gerekir. Mümkünse aranızda uzlaşma kanalları bulmanız ve onların oyunlarını boşa çıkarmanız en akılcı yol olacaktır."
Bölgedeki siyasi rekabetin barışın kazanımlarını tehlikeye atmaması gerektiğini vurgulayan Turan,
"Çünkü orada parçalanırlarsa yok olacaklarını, birlik ve beraberlik içerisinde hareket ederlerse güçleneceklerini söyledik"
dedi.

Eğitimle kalıcı kalkınma hedefi


AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten, Türkiye'nin bölgedeki insani yardım faaliyetlerinin uzun vadeli kalkınma projelerine dönüştüğünü söyledi. İHH'nın yetimlere, öğrencilere ve ihtiyaç sahiplerine yönelik çalışmalarına değinen Mesten, bölgede okul ve üniversite yatırımlarının sürdüğünü belirtti. Üniversitede ziraat, balıkçılık ve mesleki eğitim alanlarının geliştirilmesinin hedeflendiğini aktardı.


Mesten,
"Artık yalnızca Türkiye'den para toplayıp bölgeye götürerek dağıtmak şeklinde bir yardım anlayışı yok. Bunun yerine sistematik, kalıcı ve geleceğe yönelik çalışmalar yapılıyor"
dedi. Eğitim yatırımlarının bölgenin kendi insan kaynağını yetiştirmesi açısından önem taşıdığını belirten Mesten, Türkiye'nin Filipinler ile ilişkilerinin de geliştiğini ifade etti.

Türkiye'nin varlığı büyük anlam taşıyor


AK Parti Uşak Milletvekili Fahrettin Tuğrul ise Bangsamoro ziyaretinin yalnızca resmî bir görev olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Yarım asırlık çatışmaların ardından siyasi hayata geçiş yapan halkın Türkiye'nin desteğine önem verdiğini belirten Tuğrul, savaşın geride bıraktığı yetimlere ve ailelere dikkat çekti. Tuğrul,
"Onların işte o günlerinde Türkiye'den kardeşlerin oraya gitmesinin çok büyük bir anlamı var. Sadece resmî bir görev asla değil. Orada olmamızın çok büyük bir önemi var"
ifadelerini kullandı. Bölgedeki diplomatik temsilcilerin ve insani yardım kuruluşlarının çalışmalarından da söz eden Tuğrul, uluslararası dayanışmanın artırılması gerektiğini vurguladı.


Yorumlar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

10 saniye sonra yönlendirileceksiniz...

10 saniye sonra yönlendirileceksiniz...