Tüm birimlerimizle teyakkuz halindeyiz

04:0010/03/2026, Salı
G: 10/03/2026, Salı
Yeni Şafak
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İran-ABD-İsrail Savaşı'yla ilgili olarak “Hükümet olarak 28 Şubat’tan beri tüm birimlerimiz ile teyakkuz halindeyiz ve tüm birimlerimizi seferber etmiş haldeyiz. Türkiye Cumhuriyeti, diplomasi, savunma ve istihbarat başta olmak üzere her alanda güçlüdür, muktedirdir. Her türlü saldırıyı püskürtecek ve bekasına uzanacak kirli elleri kıracak kapasiteye ve kudrete hamdolsun sahiptir” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Yaklaşık 2,5 saat süren Külliye’deki toplantı sonrasında Erdoğan, gündeme ilişkin açıklamalar yaptı. Toplantıda özellikle İran krizi ve bölgemizdeki yansımalarını ele aldıklarını ifade eden Erdoğan, “Ekonomiden ticarete, sınır güvenliğine uzanan geniş bir yelpazede bu krizin etkilerini değerlendirdik. Çatışmaların uzaması ve yayılması ya da kontrolden çıkması dahil senaryoları analiz ettik” dedi.

TÜM BİRİMLERİMİZİ SEFERBER ETTİK

“Hükümet olarak 28 Şubat’tan beri tüm birimlerimiz ile teyakkuz halindeyiz ve tüm birimlerimizi seferber etmiş haldeyiz” diye vurgulayan Erdoğan, şöyle söyledi: “Kriz yönetiminde deneyim sahibi kadrolarımızla tüm gelişmeleri anbean takip ediyor, hiçbir ihtimali göz ardı etmiyoruz. Tedbiri bir an olsun elden bırakmıyoruz.”

HEDEFİMİZ ÜLKEMİZİ YANGINDAN UZAK TUTMAK

“Hedefimiz öncelikle ülkemizi bu yangından uzakta tutmaktır. Türkiye’nin güvenliğini ve 86 milyonun huzurunu temin etmek bu süreçte en büyük hassasiyetimizdir. Tek bir insanımızın bile kılına zarar gelmesini istemiyoruz. Ateşe benzin dökenlere rağmen biz ateşe su taşıyor, yangını daha fazla büyümeden kontrol altına almanın ve söndürmenin samimi mücadelesini veriyoruz.”

MUHALEFETE TEPKİ

Bu mücadele içinde ana muhalefetin başındaki zatın kimsenin önemsemediği, hatta kendi seçmeninin bile umursamadığı sözlerini ibretle takip ediyoruz. Füzelerin uçuştuğu, en küçük hatanın büyük sorunlara yol açacağı böyle bir süreçte bize sataşan ve prim kazanmaya çalışan bu zatı aziz milletimize havale ediyorum. Bunların dış politikası eleştiri ve karalama üzerine kurulu. Bu bakış açısı tehlikeli olduğu kadar hastalıklı yaklaşımdır.

TÜRKİYE HER ALANDA GÜÇLÜDÜR

Avrupa’dan Asya’ya kadar ülkeler Türkiye’nin izlediği dengeli, mutedil politikasından övgüyle bahsediyor. Fakat ana muhalefetin başındaki zat açıklamalarla Türkiye Cumhuriyeti’ni içler acısı bir durumda olmakla suçluyor. Şunu hem ülkemize yan gözle bakanlar hem de herkes çok iyi bilmelidir: Ne devletimiz ne de hükümetimiz asla ve asla bir acziyet içinde değildir. Türkiye Cumhuriyeti, diplomasi, savunma ve istihbarat başta olmak üzere her alanda güçlüdür, muktedirdir. Her türlü saldırıyı püskürtecek ve bekasına uzanacak kirli elleri kıracak kapasiteye ve kudrete hamdolsun sahiptir.

MUHALEFETİN HALİ İÇLER ACISI

Ortada durumu içler acısı olan tek kişi ve yapı vardır. O da Türkiye’nin ana muhalefet partisi olmayı bir türlü başaramayan bu şahıs ve yoldaşlarıdır. ‘İktidarda değilsek sorumlu değiliz’ tavrı yanlış ve bencilce bir tutumdur. Düne kadar ‘Balıklar ürküyor’ diyerek füze testlerini eleştiren bir ufuksuzluktan başka bir türlü davranmasını beklemiyoruz. Düne kadar 5 dakikalık görüşme için muhataplarına yalvaran, Batılı ülkelere sizin çıkarlarınızı en iyi biz koruruz diyen bir kifayetsizlikten başka türlü hareket etmesini beklemeyiz.

GÜN SAĞDUYULU DAVRANMA GÜNÜ

“Yine de 86 milyonun emanetini taşıyan bir Cumhurbaşkanı olarak tüm kötü sicillerine rağmen bunlara bu çağrıyı yapmak istiyorum: Kendi siyasi ikbalini, mensubu olduğu milletin istikbalinin önünde tutanlar ne bizim ne de milletin nezdinde asla itibar göremezler. Gün abuk sabuk söylemlerle siyasette yelkenleri şişirme, ona buna sataşma günü değildir. Gün sorumluluk bilinciyle hareket etme, en azından bölgemiz bu tehlikeyi atlatana kadar sağduyulu davranma günüdür. Selden kütük kapma hesabı terk eden bu hassas dönemde Ankara merkezli siyaset yapmayı deneyin.”

HİÇBİR ŞEYİ ŞANSA BIRAKMIYORUZ

“Türkiye 5. yılına giren Rusya-Ukrayna Savaşı’nda, Suriye itilafında, İsrail’in soykırım ve katliamlarında olduğu gibi İran krizinde de hakkın, adaletin, uluslararası hukukun, barışın ve istikrarın yanadır. İlk günden itibaren yoğun diplomasi trafiğindeyiz.
Şimdiye kadar 16 liderle görüşmemiz oldu. Dışişleri Bakanımız aynı şekilde 50’nin üzerinde telefon görüşmesi yaptı. Milli Savunma Bakanımız, Genelkurmay Başkanımız, Milli İstihbarat Teşkilatı başkanımız muhataplarıyla sürekli temas halindeler. Bakanlarımız kendi görev alanlarıyla ilgili konuları hassasiyetle takip ediyor. Hiçbir şeyi şansa bırakmıyoruz. Krizin, özellikle ekonomik etkilerini asgari düzeyde tutmak için dinamik bir süreç yönetimiyle gerekli tedbirleri alıyoruz.”
AK Parti Kongre Merkezi'ndeki iftara azınlık temsilcileri de katıldı.

Yeni bir müzakere süreci mümkün

Türkiye’de görev yapan büyükelçilerle iftarda buluşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada da bölgedeki çatışmalara ilişkin mesajlar verdi. ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışma uzadıkça tablonun daha da kötüleştiğini vurgulayan Erdoğan satır başları ile şunları kaydetti:

AYNI ACILAR YAŞANMASIN

Karşılıklı misillemelerle can kaybı, yıkım ve krizin ekonomik maliyetinin asimetrik şekilde artmakta olduğunu görüyoruz. Savaş uzadıkça maalesef tablo daha da kötüleşecektir. Sadece çatışan taraflar değil tüm bölge, hatta Avrupa ve Asya dahil bunun faturasını ödeyecektir. Türkiye olarak biz bölgemizin aynı acıları tekrar yaşamasını istemiyoruz.

HERKES KATKI VERMELİ

Ortadoğu coğrafyasının 1 asır evvel olduğu gibi yeniden ameliyata alınmasını, ameliyat masasına tekrar yatırılmasını kabul etmiyoruz. Bölgesel istikrarı tehdit eden her soruna onurlu bir çözüm yolunun bulunabileceğine inanıyoruz. Yeni bir müzakere süreci mümkündür; hatta olmalıdır. Bizler bu coğrafyada barış ve refah iklimini tesis etmekte, bunun için mücadele etmekte bu yolda sonuna kadar yürümekte kararlıyız. Elbette bu mücadelede başta bölge ülkeleri olmak üzere herkesin katkı, destek ve yapıcı rolüne ihtiyacımız var. Türkiye olarak bölgemizin aynı acıları tekrar yaşanmasını istemiyoruz.

Gerekeni yapıyoruz

  • 28 Şubat’tan beri alınan tedbirleri Erdoğan şöyle sıraladı: “Bölgemizde yaşanan çatışmalar enerji ve emtia fırsatlarından ticarete, tedarik zincirlerine birçok başlıkta belirsizlikler oluşturuyor. Bu tür kaotik durumlar hazırlıksız yakalanan ekonomiler için tehdit. Hazırlıklı olanlar için de yönetilebilir süreçlerdir. Biz hamdolsun ikinci kategoriye sahip ülkeler arasında yer alıyoruz. Merkez Bankamızın rezervleri 200 milyar dolar civarında. Finansal sistemimiz, piyasalarımız sağlıklı bir şekilde devam ediyor. Merkez Bankamız Türk Lirası ve döviz likiditesini etkin biçimde yönetmek üzere gerekli tedbirleri aldı. Borsa İstanbul piyasaların güvenli işleyişini süratle hayata geçirdi. Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki ani yükselişine rağmen dezenflasyonun sürmesi için ne gerekiyorsa yapıyoruz.Kullanıcıların akaryakıta erişiminde herhangi aksamaya mahal vermiyoruz. Enerji boyutunda hamdolsun her şey kontrolümüzün altında. Tarım, gübre ve gübre hammadde tedariklerini zaten yapmıştık.”


İran’a uyarı: Yanlışta ısrar etmeyin

  • “28 Şubat’tan beri savunma ve güvenlik tedbirlerimizin tahkimi noktasında ihtiyaç duyulan tüm adımları atıyoruz” diyen Erdoğan şöyle devam etti: “F-16’larımız havadan erken ihbar ve tanker uçaklarımızla hava sahamızı 7/24 gözlemliyoruz. Kara, deniz ve hava kuvvetleri unsurlarımızla hudut güvenliğimizi her türlü şartlarda yaklaşık 60 bin personelle sağlıyoruz. 4 Mart’ta İran’dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasına geçtikten sonra ülkemize yöneltildiği tespit edilen füze NATO tarafından etkisiz hale getirildi. Samimi uyarılarımıza rağmen Türkiye’nin dostluğunu zora sokacak, son derece yanlış ve provokatif adımlar atılmaya devam ediyor. Milletimizin kalbinde ve zihninde derin yaralar açacak bin yıllık komşuluk ve kardeşlik hukukumuza gölge düşürecek hesabın içine girilmemelidir. Türkiye’nin yeri ve tavrı da bellidir. Ateşin daha fazla yayılmaması ve kan dökülmemesi için gösterdiği çabalar ortadadır. Bugünkü hadise bağlamında yanlışta ısrar ve inat edilmemesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyorum.”

SİYONİSTLERİN TUZAĞINA DÜŞMEYİN

  • “KKTC savunmasının artırılmasına yönelik 6 adet F-16 savaş uçağımızı ve hava savunma sistemlerini adaya konuşlandırdık. İki devlet tek millet şiarıyla hareket ettiğimiz can Azerbaycan başta olmak üzere bölgedeki kardeş ülkelerle dayanışma halindeyiz. Bölgedeki terör unsurlarının faaliyetlerini anbean izliyoruz. Terörsüz Türkiye sürecini sekteye uğratacak bölgemizin huzuru ve istikbaline darbe vuracak senaryonun karşısında olduğumuzu bir kez daha vurguluyorum. Siyonist katliam şebekesinin kardeşi kardeşe kırdırma tuzağına düşülmemelidir. Türkiye artık eski Türkiye değildir. Herkes hesabını buna göre yapmalıdır. Türkiye Yüzyılı rotamızda emin adımlarla yürüyoruz. Karanlık mahfillerde yazılan karanlık senaryoların hiçbiri işe yaramayacak. Dili dualı bu millete tuzak kuranların hevesleri kursağında kalacak.”


#Recep Tayyip Erdoğan
#diplomasi
#politika
#iran