
Kadınlarda en sık görülen dördüncü kanser türü olan rahim ağzı kanseri özellikle 35-44 yaş arası kadınları tehdit ediyor. Hastalığın 3 aşamada geliştiğini belirten Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Taylan Şenol, hastalığın tedavi edilebilir ve önlenebilir olduğunu vurguladı.
Kadınlarda sıkça görülen rahim ağzı kanseri, hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalması sonucu ortaya çıkıyor. Bu kanser türünün 35-44 yaş aralığındaki kadınlarda daha sık teşhis edildiğini belirten Atlas Üniversitesi Hastanesi’nden Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Taylan Şenol, hastalığın 3 aşamada meydana geldiğini söyledi. Normal serviks hücrelerinin HPV enfeksiyonu gibi faktörlerin etkisiyle değişmeye başladığını ifade eden Şenol, bu anormal hücrelerin zamanla daha ciddi değişikliklere uğrayarak önce orta, sonra ağır displaziye dönüşebildiğini ifade etti. Displaziden kansere geçiş sürecine dikkat çeken Şenol, "Bağışıklık sistemi güçlü olan kadınlarda daha uzun sürebilir veya hiç gerçekleşmeyebilir. Ancak bu değişiklikler tedavi edilmezse, anormal hücreler invaziv kansere dönüşebilir” dedi.
ERKEN TANIDA ŞANS YÜKSEK
Erken teşhis edildiğinde tedavi şansının oldukça yüksek olduğunu vurgulayan Şenol, “Serviks kanseri olarak da bilinen bu hastalık, genellikle yavaş gelişen bir süreçtir ve erken teşhis edildiğinde tedavi şansı oldukça yüksek. Genellikle 35-44 yaş aralığındaki kadınlarda teşhis ediliyor. HPV enfeksiyonu ana nedeni olurken, erken evrelerde genellikle belirti vermiyor. Düzenli tarama testleri ile önlenebilir bir kanser türü olması da önemli” değerlendirmesi yaptı.
KANAMALARA DİKKAT EDİN
Rahim ağzı kanserinin erken dönemde belirti göstermediğini vurgulayan Şenol, bu durum tanının gecikmesine neden olabildiğini ifade etti. Hastalığın ilerlemesiyle birlikte çeşitli belirtilerin ortaya çıkmaya başladığını vurgulayan Şenol, belirtilerin kadınların günlük yaşamlarını etkileyebildiğini dile getirdi. Şenol belirtileri şöyle sıraladı: “Kanserin en önemli belirtisi adet döngüsü dışında vajinal kanama yaşanması. Cinsel ilişki sonrası kanama, menopoz sonrası kanama, kötü kokulu akıntı, pelvik bölgede ağrı ve rahatsızlık, idrar yaparken ağrı ve yanma hissi, adet dönemlerinde normalden fazla kanama da önemli belirtilerin başında geliyor."
HPV AŞISINI ATLAMAYIN
Hastalığın en önemli nedeninin HPV virüsü olduğunu ifade eden Şenol, “Bu hastalığın en önemli nedeni Human Papillomavirus olarak bilinen HPV enfeksiyonudur. HPV, cinsel yolla bulaşan bir virüs olurken, rahim ağzı kanseri vakalarının yüzde 99’undan fazlasında tespit ediliyor. HPV aşısının rahim ağzı kanserinden korunmada en etkili yöntemlerden biri olduğunu unutmamak gerekiyor. Rahim ağzı kanseri için riski artıran faktörler ise, erken yaşta cinsel aktivite başlangıcı, çok sayıda cinsel partner, bağışıklık sistemi zayıflığı, sigara içmek, 5 yıldan fazla doğum kontrol hapı kullanımı, düşük gelir düzeyi ve yetersiz sağlık hizmetlerine erişim" dedi.
DÜZENLİ TARAMA VE TEST ŞART
- Rahim ağzı kanserinden korunmak için tarama ve testlerin önemine vurgu yapan Şenol, “Hastalığın teşhisinde modern tıbbi yöntemlerin başında smear testi, HPV testi ve biyopsi yer alıyor. Bu testler, rahim ağzındaki anormal hücre değişikliklerini tespit etmek ve kanser riskini değerlendirmek amacıyla sistematik olarak uygulanıyor. Hastalıktan korunmak için ise, 9-14 yaş arası kızlarda HPV aşısının uygulanması, düzenli smear testi yapılması, güvenli cinsel ilişki ve tek partner ile ilişki kurulması, sigara kullanımından tamamen kaçınılması, bağışıklık sistemini güçlendirici beslenme alışkanlıkları, HPV testi ile birlikte düzenli jinekolojik muayene yapılması hayati önemde” ifadelerini kullandı.










