Rolüm için hiç evden çıkmadım

Dilber Dural
Dilber Dural
04:0012/03/2023, Pazar
G: 12/03/2023, Pazar
Yeni Şafak
Oyuncu Burcu Kara.
Oyuncu Burcu Kara.

Türkiye’de uçak içerisinde çekilen ilk fim “Uçuş 811” vizyonda. Psikolojik ve dram türündeki film, İstanbul’dan New York’a gitmek üzere havalanan bir uçakta yaşananları anlatıyor. Filmin başrol oyuncusu Burcu Kara, “Rolden kopmamak için hiç sosyalleşmediğim bir dönem oldu” diyor.

İstanbul'dan New York'a gitmek üzere havalanan bir uçakta yaşananları konu alan psikolojik gerilim ve dram türündeki “Uçuş 811” filmi, geçtiğimiz günlerde vizyona girdi. Film, 811 numaralı uçakta 2 milyon dolar değerindeki bir zümrüdü yurt dışına götürmek için yola çıkan Azra ve Cengiz çiftinin macerasını ve uçakta yaşayanları anlatıyor. Başrolünü Burcu Kara, Emre Karayel ve Yosi Mizrahi’nin paylaştığı filmde Serhan Süsler, Ozan Can Yiğit, Beste Bereket, Ömer Akgüllü, Nazlı Kurbal, Zeynep Elçin, Cemal Çelik ve Hazal Uprak da yer alıyor. Yönetmen koltuğunda Hakan Kerim Karademir’in oturduğu filmin senaryosu Onur Özcan, hikayesi Ahmet Saatçioğlu, görüntü yönetmenliği Hakkı Kaplan ve kurgusu Mehmet Atan imzası taşıyor. Müzikleri ise Mustafa Yazıcıoğlu’na ait. Biz de filmin yapımcısı Ahmet Edebali, başrol oyuncuları Burcu Kara ve Yosi Mizrahi ile konuştuk.

Türkiye’de uçak içerisinde çekilmiş ilk film olduğunu vurgulayan filmin yapımcısı Ahmet Edebali, “Filmin hemen hemen tamamı bir uçağın içerisinde geçiyor, çok az dışarıda bir sahnemiz var ve sürpriz de bir sonu var” diyor. Filmin yönetmeni Hakan Kerim Karademir’in ilk filmi olduğunu belirten Edebali, senaryo sürecinin de yaklaşık altı ay kadar sürdüğünü söylüyor. Edebali, “Çekimi 13 gün diye planlamıştık ama çok zor bir çekim oldu 21 gün sürdü. Düşündüğümüzün çok üstünde bir bütçe olmasına da rağmen güzel bir film ortaya çıktı” ifadelerini kullanıyor. “Çekim yaparken aslında iki mekan gibi kullandık” diyen Edebali, “Bunun birisi açık bir uçağın içerisindeymiş gibi görünen açık bir plato şeklinde kurduk bir de gerçekten uçak kabinin içinde çektik” diyerek oldukça meşakkatli bir iş olduğunu ve bu nedenle de prodüksiyon sürecinin biraz uzun sürdüğünü dile getiriyor. “Aslında tek mekan filmleri kolay gibi görünüyor ama kolay değil” ifadelerini kullanan Edebali, “Oyuncuların performanslarını düşününce aynı uçağın içerisinde 90 dakikalık bir filmin çalışmasını 21 gün boyunca bir önceki günden daha farklı bir drama sergileyerek gerçekleştirmeleri gerekiyor. Bu dramanın dozunu ayarlamanız gerekiyor” diyor. Edebali, bu yüzden de başrol oyuncusu Azra karakterini canlandıran Burcu Kara için zor bir rol olduğunu ifade ediyor.

Türkiye’de uçak içerisinde çekilen ilk film.

AZRA İZLEYİCİ İÇİN SÜRPRİZ BİR KARAKTER

Filmin başrol oyuncusu, Azra karakterine hayat veren Burcu Kara, senaryoyu okuduğunda çok farklı bir konu ve farklı bir akış olduğu için rolünü kabul ettiğini dile getiriyor. “Ben tek düze değil de çift katmanlı bir karakter oynamayı çok istiyordum” diyen Kara, “Azra, izleyici için çok sürprizli bir karakter. Bir sonraki sahnede ne yapacağını bilmediğimiz başı ve sonunun çok farklı olduğu, çok zor bir döneminde eşlik ettiğimiz bir karakter” şeklinde anlatıyor. Her oyuncunun oynamak isteyeceği türden bir film olduğunu söyleyen Kara, “Açıkçası her sahne öncesi ve her gün sorguladığım bir şey oldu. Bu rolden kopmamak için hiç sosyalleşmediğim bir dönem oldu” diyor. Kendisini çok mutlu eden bir iş olduğunu belirten Kara, “Tek mekanda geçen bir iş, teknik olarak çok zor. Yönetmenin, ekibin, kameramanın, görüntü yönetmenin, herkesin çok zorlandığı bir durum. Çünkü özgür değilsin. İstediğin açıyı kuramıyorsun, çekemiyorsun. Sende istediğin gibi oynayamıyorsun. O anlamda sana da tecrübe oluyor. Bu da psikolojini başka türlü besliyor” diyerek uçakta çekimin zor olduğunu dile getiriyor. Kara, ayrıca Uçuş 811 filminin Türk sinema tarihinde arşivlik bir film olduğunu belirtiyor.

Yosi Mizrahi.
Burcu Kara.
Ahmet Edebali.

CENGİZ YANLIŞ ANLAŞILMALARIN KURBANI

Azra karakterinin eşi Cengiz’e hayat veren Yosi Mizrahi ise projeye nasıl dahil olduğunu şu sözlerle aktarıyor: “Filmin yapımcısı Ahmet Edebali aradı. Daha önce kendisiyle başka projelerde çalışmıştık. ‘Enterasan bir iş yapacağız, düşünür müsün?’ dedi. ‘Enterasan derken neyden bahsediyoruz abi dedim.’ ‘Gerilim işi yapıyoruz’ dedi. ‘Ben daha çok komedi işlerinde oynuyorum abi’ dedim. ‘Evet o yüzden sana enteresan gelebilir’ dedi. Sonra senaryoyu okudum. Daha önce var olmadığım bir senaryoydu.” Cengiz karakterini canlandıran Mizrahi, “Azra’nın eşi Cengiz aslında düz bir karakter, çok katmanlı bir karakter değil. Eşini, ailesini seven bir karakter. Ama kendi içinde işlediği değerli bir taş simsarı. Birtakım yanlış anlaşılmaların kurbanı olmuş” şeklinde canlandırdığı karakterini anlatıyor. Ayrıca “Düz bir insan değilim” diyen Mizrahi rolünü canlandırırken zorlandığını söylüyor. Mizrahi, “Düz bir karakteri oynamakta bir tipleme yapmadığımız için ister istemez dizginleri çektim” diyor.

“Benim için tek mekan olması, bir uçağın içinde geçiyor olması başlı başına enteresan bir işti” ifadelerini kullanan Mizrahi, “Filmi izledikten sonra filmin ayaklarının çok yere bastığı, eli ayağı düzgün, çok derli toplu, derdini çok net bir şekilde anlatan bir iş olduğunu gördüm. Temiz bir iş çıktı” diyor. Böyle bir filmde oynadığı için mutlu olduğun dile getiren Mizrahi, film ekibinin, oyuncuların sanki dördüncü filmini çekiyormuşcasına ve daha önceden sanki herkesin birbirinin enerjisini biliyormuş gibi samimi ve sıcak bir set ortamı olduğunu anlatıyor. “Tek mekan filmleri meraklasına işler” ifadelerini kullanan Mizrahi, en çok zorlandığı sahnenin ise, Cengiz’in uçak korkusunu canlandırmak olduğunu söylüyor. Mizrahi, “Uçak korkusu olan biri değilim ama karakterimiz uçak korkusu olan biri. Uçağa binerken geriliyor, fakat işinin de bir parçası uçağa binmek. Çünkü denizaşırı işler yapıyor. Dolayısıyla nasıl oynayacağımı bilmediğim bir şeyi nasıl role aktarabilirim, seyirciye nasıl aktarabilirim diye düşündüm. Hocamızdan destek aldık. Hocamızın da kendi içerisinde uçak tedirginliği var. Onunla uzun uzun sohbet ettik. O sahneyi çekerken bir iki defa zorlandık ama içimize sininceye kadar çektiğimiz bir sahne oldu” şeklinde anlatıyor.



#Sinema
#Uçuş 811
#Dilber Dural