GÖRÜNMEZ OLMAYI
BIRAKIN
ÖNE ÇIKIN… GELECEĞE OY VERİN!
ANADOLU PARTİSİ
Yolsuzlukla mücadele, medya ve yargının bağımsız kılınması, ülkemizin üretim modellerinin değiştirilmesi, yenilenebilir enerji, programlı tarım ve ekonomi politikası, ülkemizin öz kaynaklarıyla teknoloji üretimi yapmasını sağlamaya yönelik bilimsel eğitim sisteminin kurulması, halkçı ekonomik politikaların uygulanması; kadın, çocuk hakları, çevre ve hayvan hakları konularında DEVRİMCİYİZ;
Çoğulculuk, inanç ve kültürlere saygı konusunda DEMOKRATIZ;
Cumhuriyet değerlerinin, temel insan hak ve özgürlüklerinin, kadın-erkek eşitliğinin, eşit yurttaşlığın, çağdaş ulus devletin, ülkenin bölünmez bütünlüğünün, emeğin kutsallığının, laikliğin, demokratik hukuk devletinin, doğal kaynaklarımızın, tarihi değerlerimizin muhafaza edilip korunması konularında MUHAFAZAKÂRIZ;
Ulusal değerlere bağlılık, sosyal devletin güçlenmesi konularında ULUSALCIYIZ.
AMA her şeyden önce ve en önemlisi sonuna kadar ÖZGÜRLÜKÇÜ ve sonuna kadar
CUMHURİYETÇİYİZ.
Ülkemizde bugüne kadar uygulanan; parti içi demokrasiye, şeffaflığa, eşitliğe, temsilde adalet ilkelerine aykırı ve lidere biat üzerine kurulu eski siyaset anlayışını reddediyoruz.
“YENİ SİYASET” anlayışımız;
- Parti içi demokrasiyi, takım çalışmasını, çoğulculuğu, demokratik kitle örgütlerini, toplumun her yaştan ve her kesimden temsilcilerini demokratik karar alma süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul eder.
- Baskıcı değil demokratik, ayrıştırıcı değil birleştirici, yasakçı değil özgürlükçü, cezalandırıcı değil özendirici, tutucu değil yenilikçi, gelişmeye ve eleştiriye açık, katılımcı, çoğulcu, şeffaf, dayanışmayı öngören çağdaş ve uygar bir siyaset anlayışıdır.
- Etnik kimlik ve din üzerinden ve toplumu ayrıştırıcı siyaset anlayışını reddeder.
- Her türlü çıkara dayalı yandaşlık anlayışını reddeder. Siyaseti bir rant alanı olarak gören zihniyetle mücadele eder.
- Temsilde adalet ve eşitlik ilkesinin sağlanması, toplumsal uzlaşma yollarını aralaması ve zorlaması için seçim barajının kaldırılmasını savunur.
SEÇİM BİLDİRGEMİZ
TERÖR SORUNU
Hangi nedenle olursa olsun, nerden gelirse gelsin terörün özgürlüklerin ve demokrasinin en büyük düşmanı olduğu, bölgede var olan hiçbir sorunun terör yöntemiyle çözülemeyeceği inancını muhafaza ederek; ülkemizin tüm kültürel, etnik, inanç ve bölgesel çeşitliliğini ulusal zenginlik olarak görüyor ve her birini saygın kabul ediyoruz. Millet kavramından anladığımız; bu zenginliklerden hiç birinin bir diğerine feda edilmemesi, kapsayıcı, bütünleştirici ve yaşatıcı olmasıdır.
Tüm yurttaşlarımızın dil, kültür, etnik köken ve inanç değerlerine saygılı olmak, geliştirilmesine olanak sağlamak insan haklarının gereğidir.
Silahların gölgesinde bir “çözüm süreci” yürütülemez. Topraklarımızda 40 yıldır süregelen terör bir insanlık suçudur ve sadece iktidar partisinin “çözüm süreci” adı altında yürüteceği ve sonuç alabileceği bir mesele değildir. Terör örgütünün silah bırakması önkoşuluyla tüm siyasi partilerin, ilgili demokratik kitle örgütlerinin ve tüm toplum katmanlarının temsilcilerinin içinde bulunacağı TOPLUMSAL HUZUR PLATFORMU oluşturarak derinlikli ve birlikte yaşama kararını da pekiştirici bir çalışma süreci ile sağlıklı sonuç getirecek bir çözüm üreteceğiz.
Türkiye'nin özgürlükler ve demokrasi standardını yükselteceğiz.
BAŞKANLIK SİSTEMİ
Başkanlık sistemi adı altında önümüze getirilen sistem, yasama, yürütme ve yargı gücünün tek kişi denetimine verilmesidir ki, bunun demokrasi ile açıklanması mümkün değildir. Devlet yönetiminde yetki ne kadar az insana bölüştürülürse ve denetim mekanizmaları yok edilirse, sistem o kadar baskıcı ve anti-demokratik olur. Parlamenter sistemi yeniden işler hale getirip güçlendireceğiz. Cumhuriyet ve parlamenter demokrasi vazgeçilmezimizdir. Ülkemizin tek adam anlayışı ile yönetilmesini kesinlikle reddediyoruz.
Parlamenter demokrasiyi güçlendirmek kapsamında;
- Ülke bazında seçim barajını kaldıracağız.
- Lider sultasını yıkmak ve parti içi demokrasiyi sağlamak için Siyasi Partiler
Kanunu’nu değiştireceğiz.
- Meclis’te gerçek anlamda çoğulculuğu sağlamak için çoğunluğu elinde bulunduran siyasi partiye hegemonya sağlayan TBMM İç Tüzüğü’nü değiştirecek; parlamentonun
yürütme üzerinde etkin denetimi temeline dayanan İç Tüzüğü yürürlüğe koyacağız.
- Siyasi partilere üye kayıt yetkisini Seçim Kurullarına devredeceğiz.
- Katılımcı demokrasiyi güçlendirmek amacıyla Doğrudan Yasa Teklifi sistemini getireceğiz. Bu sistemde en az 50.000 vatandaşın imzası ile TBMM’ye sunulacak yasa tekliflerinin komisyon ve genel kurul gündemine alınmasını zorunlu kılacağız.
DEMOKRASİ
Çoğulcu parlamenter demokrasiyi geliştirerek Cumhuriyeti güçlendireceğiz.
Temelinde, kuvvetler ayrılığı, iktidarı denetleyen, yanlışlarını işaret edip halka bilgi sunan özgür basın, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler ve hepsinin odağında tümünü denetleyebilecek bağımsız ve tarafsız yargı bulunan gerçek demokrasiyi inşa edeceğiz. Demokrasinin zorunlu şartları olan;
- Siyasal hak ve özgürlüklerin etkin şekilde kullanılmasını,
- Örgütlenme, ifade ve toplanma özgürlüğünü,
- Hukuk devleti ilkesini ve hukukun üstünlüğünü,
- Kuvvetler ayrılığını,
- Kamu yönetiminde ve tüm siyasi süreçlerde açıklığı ve şeffaflığı,
- Demokratik kitle örgütlerinin toplumsal istek oluşumunda ve bunun siyasal karar alma sürecine aktarılmasında etkin olmasını,
- Barış - hoşgörü - uzlaşma gibi kültürel değerlerin toplumda yerleşmesini,
- Yurttaşların haklarını korkmadan arayabilmesini, gençlerin uygulamalara ilişkin itirazlarını ve geleceklerine ilişkin kaygılarını özgürce dile getirebilmelerini,
- Herkesin eşit bir biçimde bilgi edinme, bilgi ve düşüncesini yayma özgürlük ve olanağına sahip olmasını,
-Laiklik, din ve vicdan özgürlüğünün güvence altında olmasını mutlak biçimde sağlayacağız.
Muhalefeti susturmayı hedefleyen baskılar, gazeteci ve yazarların gazetecilik ve yazarlık faaliyetleri nedeniyle yargılanmaları, kanunlarda öngörülen tutukluluk sürelerini aşacak sürelerle cezaevlerinde tutulmaları, basılmamış kitapların imha edilmesi, yasaklanması ve benzeri doğrudan sansüre yönelik uygulamalar ile muhalif olanların yargı kararı olmadan işten atılma, işsiz kalma, hatta hapse girme tehdidi altında tutulmaları, örtülü olarak biat edenler dışındakilere ifade özgürlüğünü yasaklamaya yönelik tüm eylemlerin sorumlularının topluma hesap vermelerini sağlayacağız.
Tüm evlerin, herkesin kendini kontrol edip susturduğu birer cezaevine dönüştürüldüğü anlayışı tümüyle yıkacağız.
İfade özgürlüğü üzerinden demokrasiye ağır bir saldırı olarak gördüğümüz dolaysız ve
dolaylı tüm sansür biçimleriyle mücadele edeceğiz.
YARGI - ADALET
Fırsat eşitliği ilkesine dayalı olarak herkesin yasal haklarına ve bu hakların güvencelerine eşit biçimde sahip olduğu, tarafsız ve bağımsız yargı organları yoluyla haklarını arayabildiği, yargının baskıya uğramadan hesap sorabildiği, yolsuzluklardan, eşitsizlik yaratan her türlü kayırmacılıktan ve rüşvetten arındırılmış bir toplum modeli inşa edeceğiz.
Adalet kolluk gücü kuracağız.
Gelinen aşamada yargı reformu bir zorunluluktur. Yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesi öncelikli hedefimizdir. Yargıyı siyasallaştırmaya yönelik her türlü uygulamaya son verecek; geçmiş dönemde bu saiklerle yapılan tüm düzenlemeleri tersine çevireceğiz. Adalet her kişiye ve her kuruma eşit mesafede olacak; haklının hakkını alamadığı; haksızın ise hak etmediğini elde ettiği düzen sona erecek. Mahkeme kapılarını, kişilerin “süründüğü veya süründürüldüğü” yerler olmaktan çıkaracak, mağdurların sığındığı, zalimlerin korktuğu “hak kapıları” yapacağız.
'Adalet karşısında herkes eşittir' anlayışından hareketle kamu görevlilerinin soruşturma iznine tâbi olmaksızın yargılanmalarının önünü açacağız.
Devleti, hukuk devleti ve adalet ilkelerine bağlı, insan haklarına dayalı olarak yeniden yapılandıracağız.
Devletin tüm organları yargı kararlarına uygun hareket edecektir. Devletin tüm organlarının eylem ve işlemleri, istisnasız bir biçimde hukuk devleti ilkesine uygun ve yargı denetimine açık olacaktır.
Hukuki güvenlik ilkesi gereğince, vatandaşların hukuka ve yargıya olan güvenine saygılı davranacak; bu güven sarsıcı uygulama ve düzenlemeleri kaldıracağız.
Vatandaşların, hak aramak için hiçbir vasıtaya veya aracıya ihtiyaç duymaksızın yargıya başvurabilecekleri bilinciyle huzur içinde yaşamalarını sağlayacağız.
Tutuklama nedenleri ve üst sınırı bakımından yargının özgürlükler lehine değerlendirme gereğini öne çıkaracak; yargının, özgürlüklerin kovalayıcısı değil, koruyucusu olmasını sağlayacağız.
Adalet Bakanı ve Adalet Bakanlığı Müsteşarı’nın Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyeliğini sona erdireceğiz. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na Cumhurbaşkanı tarafından üye seçilmesine son vereceğiz.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu yerine birbirinden ayrı ve bağımsız Hâkimler Yüksek Kurulu ile Savcılar Yüksek Kurulu’nu kuracağız. Hâkimler Yüksek Kurulu ve Savcılar Yüksek Kurulu’nda yargı meslek örgütlerinin temsilini sağlayacağız.
Anayasa’nın 140/6. maddesini yürürlükten kaldıracak; yargıyı yürütmeden tümüyle bağımsız kılacağız.
Yargıç ve savcıların mali statüsünü kanunla düzenleyecek; mali anlamda da bağımsız olmalarını sağlayacağız.
Yargı mercilerince uygulanan para cezaları ve yargı harçlarını, yargı mensuplarına yapılacak ödemelerin mali kaynağı olarak kullanacağız.
Hâkimler, savcılar, avukatlar, yargı personeli ve yargı hizmetinden yararlanmak üzere kamu binalarına gelen vatandaşlarımızın can güvenliğini sağlamak için güvenli tarama sistemlerini ülke genelinde tüm yargı binalarına derhal kuracağız.
“Torba Yasa” uygulamasını sona erdireceğiz.
Temel kanunlarda yapılacak değişikliklerde, kazanılmış haklara saygı göstererek ilgili demokratik kitle örgütleri ile bilim ve yargı kurumlarının görüş ve önerilerini gözeteceğiz. Temel kanunlarda yapılacak değişikliklerin yasama organında maddeler halinde ayrı ayrı görüşülmesine yönelik düzenlemeler yapacağız.
Kanun ve içtihatlara ilişkin yargısal hafızanın zedelenmemesi bakımından, temel kanun metinlerinin tümüyle değiştirilmesi ve aşırı yasalaşma faaliyeti yerine, seçme ayıklama yoluyla tadil edilmesi yöntemini izleyeceğiz.
Yargının süratlendirilmesi kapsamında hâkim, savcı, personel ihtiyacını belirleyerek gerekli alımları derhal yapacağız.
Anayasa’nın 141. maddesinde öngörüldüğü üzere davaların en az giderle sonuçlandırılması kapsamında, yargı harçlarını indirecek ve yargı harçlarından elde edilen gelirin yargısal faaliyetlerin iyileştirilmesi dışında fon olarak kullanılmasını yasaklayacağız. Harç, yapılan kamu hizmetinin karşılığı olup kamu hizmeti yerine getirilmeden peşin nisbi harç alınmasına ve peşin yargılama gideri uygulamasına son vereceğiz.
Vatandaşların savunma hakkını ve hak arama özgürlüğünü ekonomik açıdan zorlanmadan kullanabilmelerini teminen, avukatlara ödenen vekâlet ücretlerinde KDV ve stopaj uygulamasını kaldıracağız.
Mali gücü olmayanlara ücretsiz avukat temin edeceğiz ve diğer adli yardımların kapsamını genişleteceğiz.
SEÇSİS ve UYAP’ın kontrol ve denetimini Adalet Bakanlığı dışında bağımsız SEÇSİS ve UYAP Denetim Kurulu’na bağlayacağız.
Yargıç güvencesinin sağlanması, mesleki sorunların çözümü ve en önemlisi de demokrasinin güçlendirilmesinde önemi olan yargıda mesleki örgütlenmeleri özendirecek ve destekleyeceğiz.
Yargının kurucu unsuru olan “savunma”nın (Türkiye Barolar Birliği, Barolar ve Avukatlık Mesleği), Anayasa’nın “Yargı” bölümünde yer almasını sağlayacağız. Yolsuzlukla mücadele yargının başat görevi olacaktır. Yargı ve yargının kurucu unsurları ile ilgili yasal düzenlemeleri nitelikli çoğunlukla ve “özgü yasa” biçiminde yapacağız.
Yasama-yürütme-yargı erklerinin ayrılığı ilkesine aykırı her türlü uygulamayı sona erdireceğiz.
Hukuk eğitiminin nitelikli hale getirilmesi ve belli merkezlerde toplanması için gerekli düzenlemeleri yapacağız.
YOLSUZLUKLA MÜCADELE
Siyasetin ve kamu yönetiminin yolsuzluklardan arındırılabilmesi için “Yolsuzlukla Mücadele Reformu”nu gerçekleştireceğiz.
Bu kapsamda; Siyasette rüşvet ve yolsuzluk iddialarının önündeki yargı engellerini kaldıracağız. 17/25 Aralık dâhil olmak üzere geriye dönük yolsuzluk iddialarını kişi ve parti ayrımı yapmaksızın araştırmak üzere Meclis bünyesinde adil ve tarafsız araştırma komisyonu oluşturacağız.
- Rüşvet, yolsuzluk gibi yüz kızartıcı suçların mecliste aklanması toplum vicdanını yaralamaktadır. Milletvekilliği dokunulmazlığını, kürsü dokunulmazlığı ile sınırlandıracağız.
- Milletvekilleri ve siyasi parti yöneticilerinin, 3. dereceye kadar yakınlarının bizzat veya ortağı bulundukları tüzelkişilerin, kamuyla akçeli ilişkilere girmelerini ve kamu ihalelerine katılmalarını tümüyle yasaklayacağız. Hükümlerin ihlali halinde tüm malvarlığına el koyarak hazineye irat kaydetme dâhil caydırıcı düzenlemeler yapacağız.
- Kamu görevlilerin yargılanmasını izne tabi olmaktan çıkaracağız.
- Kamu ihalelerinde, saydamlık, rekabet, eşit muamele, güvenilirlik, gizlilik, kamuoyu denetimi, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve kaynakların verimli kullanılması esaslarını mutlak biçimde uygulayacağız.
-Uygulamada birliğin sağlanabilmesi için bağımsız ve tarafsız bir “Yolsuzlukla Mücadele Kurulu” oluşturacak ve tek bir Yolsuzlukla Mücadele Kanunu düzenlemesi yapacağız.
- Milletvekili, Bakan ve Başbakan düzeyinde ortaya çıkan yolsuzluk eylemleri bakımından dava ve ceza zamanaşımı sürelerinin, söz konusu görev ve unvanların sona erdiği tarihe kadar işlememesi yönünde yasal düzenleme yapacağız. Siyasetin finansmanını şeffaf ve kuşkuya yer bırakmayacak biçimde denetlenebilir hale getireceğiz. Tüm siyasi parti yöneticilerine ve 2. dereceye kadar yakınlarına malvarlığı beyan zorunluluğu getireceğiz.
Mal beyanlarının tümü kamuoyuna açık olacak.
Seçim harcamalarını, demokratik kitle örgütleri temsilcileri, Yüksek Mahkeme üyeleri ve medya temsilcilerinden müteşekkil “Seçimde Şeffaflık Kurulu” oluşturarak mercek altına alacağız.
Tüm siyasi partilere üye sayısına göre oransal Devlet desteği sağlanması ve etkili denetim yapılması yönünde yasal düzenleme yapacağız.
Milletvekilliğini zenginleşme aracı olmaktan çıkaracağız, milletvekili maaşını yarı oranında düşüreceğiz.
MEDYA
Hedefimiz, halkın doğru haber alma ve dolayısıyla iktidarı denetleme hakkını kullanabilmesini teminen basın özgürlüğünü korumak ve gözetmektir.
Kitlesel ve yapısal sansür ve oto sansürden kurtarılmış özgür, sorgulayıcı bir toplum inşa edeceğiz.
Medyayı tam anlamıyla bağımsız kılmak ve halkın haber alma özgürlüğünü sağlamak için medyada tekelleşmeyi ve medya-ticaret-siyaset üçgenini sonlandıracağız.
Medyayı yeniden yapılandırarak havuz medyası oluşumlarına engel olacağız.
Medya patronlarının ve 3. dereceye kadar yakınlarının bizzat veya ortağı oldukları tüzel kişiler aracılığıyla ticari faaliyette bulunmalarını yasaklayacağız.
Bağımsız ve özerk medyanın inşasına yönelik mali denetim için “Medya Düzenleme Denetleme Kurulu” oluşturacağız.
RTÜK’ü, medyanın gerçek paydaşlarının da söz sahibi olduğu mutlak tarafsız bir kurum haline getireceğiz.
Yayınlarda çocuk ve gençlerin korunması için uluslararası yayıncılık alanında geçerli önlemleri alacak, yerel medyayı destekleyeceğiz.
TRT
TRT’nin yürütmeden bağımsız, mutlak tarafsız gerçek bir özerk kurum olmasını; tarafsız, eğitici, öğretici, kültürel anlamda geliştirici ve toplumsal bilinci yerleştirici yayınlar yapmasını sağlayacağız.
Anadolu ve Trakya’nın tarihi, kültürü, gelenekleri, müziği, sanatı, edebiyatı ve sporunun geçmişten geleceğe yeni kuşaklara aktarılmasına yönelik yapılan araştırma, görsel ve belgesel çalışmaların yayınlanması için günde en az bir saat yayın zorunluluğu getireceğiz.
Elektrik faturalarından kesilen TRT payını kaldıracağız.
TRT’de amacına uygun nitelik ve nicelikte kadro istihdamını sağlayacağız.
İNSAN HAKLARI
İç güvenlik paketinde kolluk güçlerine verilen, çerçevesi çizilmemiş silah kullanma yetkisi, mülki amire verilmiş gözaltı yetkisi başta olmak üzere tüm anti demokratik düzenlemeleri kaldıracağız.
Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerin eksiksiz biçimde kullanılmasını temin edeceğiz.
Anayasa’nın 34. maddesinde yer alan “önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı”nın kullanımı kapsamında şiddetsiz, barışçı tüm demokratik eylemleri suç olmaktan çıkartacağız. Toplumsal olaylarda güvenlik güçlerinin yetkisini pasif koruma sağlamakla sınırlandıracağız.
Ülkemizde insan onuruna ve kişiliğine yönelik her türlü aşağılayıcı harekete, işkenceye, kötü muameleye, kişisel ve siyasal haklar ile ekonomik, sosyal ve kültürel haklara yönelik ihlallere karşı sert önlemler alacağız.
“İnsan haklarına dayalı devlet” anlayışını güçlendireceğiz. Güvenlik soruşturmasını tümüyle kaldıracak, bu tür soruşturmalar neticesinde yapılan tüm fişlemeleri imha edeceğiz.
Başta kolluk olmak üzere tüm kamu personelinin insan hakları eğitimi almasını zorunlu kılacağız.
Türkiye İnsan Hakları Kurumu’nun gerçekten bağımsız kılınabilmesi amacıyla üye oluşumunda yürütmenin takdirini kaldırarak, uzman kuruluşlardan (demokratik kitle örgütleri, meslek kuruluşları, akademik çevreler) seçim yoluyla oluşmasını sağlayacağız. Irk, dil, din, etnik köken, farklı felsefi inanış, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli ayrımcılık nedeniyle bireylerin çalışma hayatından, eğitim ve sağlık hizmetlerinden, barınma olanaklarından ve diğer tüm sosyal desteklerden dışlanması ve yoksullaşmasına karşı eşitlikçi ve sosyal politikalar izleyeceğiz.
İnsan ticaretinin insanlık onuruna aykırı açık bir insan hakkı ihlali olduğu kabulü ile bununla etkili biçimde mücadele edeceğiz.
Vatandaşların devletin göz yumduğu ya da engel olamadığı yolsuzluklar nedeniyle yoksullaşmasını bir insan hakkı ihlali olarak kabul edeceğiz.
LAİKLİK VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ
Kimin neye nasıl inanacağına, ibadetini nerede yapacağına, hangi dinin ve mezhebin yasal ve meşru olduğuna, eğitim kurumlarında hangi dinin esaslarının öğretileceğine devlet karışamaz.
Devletin yapacağı, yurttaşların, inançla ilgili taleplerini karşılamak ve onlara destek olmaktır. Devlet, ülkede yaşayan tüm din ve mezheplerin, kendi inançlarına özgü ibadethanelerini tanımakla ve ibadethane statüsüne almakla yükümlüdür. Zorunlu din dersine tâbi olmak istemeyen kesimleri dinlemek ve sorunlarını çözmek devletin görevidir.
Cemevlerini yasal statüye kavuşturacak; Alevi vatandaşlarımızın Diyanet İşleri Başkanlığı nezdinde temsiline yönelik yasal düzenleme yapacağız. Bu konuda yerel yönetimlerce yapılan sınırlandırmaları tümüyle kaldıracağız.
EKONOMİ
Türkiye’nin toplam dış (döviz) borcu 2002 sonunda 129 milyar dolar iken, bu rakam Haziran 2014’de 402 milyar dolara ulaşmıştır. Türkiye’nin büyümesinin sürdürülemez bir büyüme olduğu, ekonominin devamlı cari açık vermesi ve büyüme hızı ne kadar yüksek olduysa cari açık oranının da o derecede yüksek olması ile ortadadır. Hâlihazırda büyümeyi finanse etmek için sağlıksız (kısa vadeli) finansman kaynaklarının ve/veya finansman problemine tek defalık bir çözümü temsil eden özelleştirme işlemlerinin sağladığı fonların kullanılageldiği ve büyümenin “sürdürülemez” niteliğinin kanıtlanmış olduğu da açıktır.
Düşük büyüme hızına, dolayısıyla düşük dış finansman ihtiyacına rağmen, ekonominin finansman konusunda portföy yatırımları (“Sıcak Para”) gibi kısa vadeli ve ürkek finansman kaynaklarına bağımlılığı sürmektedir. Ayrıca, geçmişin önemli finansman kaynaklarından birisi olan özelleştirme işlemleri de, özelleştirilebilecek önemli varlıkların tükenmiş olması nedeniyle ileriye yönelik olarak önemli bir finansman kaynağı olmaktan çıkmıştır.
Ekonominin kronik problemleri şunlardır;
1. İşsizlik
2. Dolaylı vergiler ağırlıklı regresif ve pro-konjonktürel vergi sistemi.
3. Kayıt dışı ekonomi.
4. Ҫok düşük seviyeli tasarruf oranı.
5. Cılız, sığ, ve finansal ürün çeşitlerinin çok limitli olduğu sermaye piyasaları.
6. Küresel standartlara kıyasla düşük seviyeli doğrudan yatırımlar.
İŞSİZLİKLE MÜCADELE POLİTİKAMIZ
Tam istihdamı hedefleyecek, işsizliğe son vereceğiz.
Ekonomiyi rant ve faiz sarmalından kurtaracak, üretime dayalı ekonomi ile istihdam yaratacağız.
Nitelikli kalifiye teknik ara eleman yetiştirmeye yönelik, meslek okullarını teşvik edeceğiz. Müfredatı (bilgisayar, laboratuvar vb. diğer teknoloji alanları ile) çeşitlendirilmiş Meslek Okulları ile Türkiye’nin mukayeseli avantajı olduğuna inandığımız yüksek katma değerli sahalarda duyulacak ihtiyacı karşılayacağız.
Kadınların istihdam oranlarını, kadın istihdam eden işverenlere vergi avantajı sağlamak suretiyle teşvik edeceğiz.
Özellikle meslek okullarında genç ve kadın nüfusun eğitimi için yapılacak yatırımları sübvansiyon yöntemiyle destekleyeceğiz.
Gençlerimize ilk iş yıllarında SGK priminden %100; takip eden iki yılda %50 muafiyet tanıyacağız.
Gençlerimizi öğrenim gördükleri alanlarda çalıştıran ve bunu belgelendiren işverenlere vergi ve SGK prim indirimi getireceğiz.
İşverenler tarafından yüksek maliyet sebebiyle genç ve ucuz işgücü ile ikame edilmek üzere işten çıkarılan ve aynı pozisyonda iş bulmakta zorlanan çalışanlarımızın iş güvencesi için, bu tür çalışan istihdam eden işverenlerimize, çalışanın işyerindeki kıdemine göre kademeli vergi ve prim indirimi getireceğiz.
Üniversite ve yüksekokul kontenjanlarını ülke ihtiyaçlarına göre belirleyip; diplomalı işsizliğe son vereceğiz.
Devlet kademelerinde ihtiyaç bulunan kadroları açarak istihdam yaratacağız.
Atanamayan hak sahiplerimizi derhal atayarak açık pozisyon ve atama bekleyen meslek gruplarının sorununu gidereceğiz.
Ürün bazında üretim ve satış kooperatiflerinin ilçe merkezlerinde, tarım ve hayvancılığa dayalı katma değer üreten fabrikalar kurmalarını teşvik edeceğiz.
İşgücü planlamasını, teknolojik gelişmelere ve iş hayatının talebine göre yapacağız.
Eğitim sistemini iş hayatının ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde sürekli gözden geçirecek, eğitim ve istihdamı bütünlük içinde ele alacak, iş hayatının mesleki eğitim sisteminin içinde daha aktif olarak yer almasını sağlayıcı teşvikler getireceğiz.
Teknoloji alanındaki gelişmelere uygun eleman yetiştirilmesi için okul-sanayi ve üniversite-sanayi işbirliğini sağlayacak ve işyeri ağırlıklı eğitim modelini benimseyeceğiz. Mesleki eğitim öğrencilerini istihdam eden işletmeleri, vergi ve sigorta prim indirimleri ile teşvik edeceğiz.
Üniversite öğrencilerinin mezun olmadan önce de öğrenim gördükleri alanlarda deneyim kazanmalarını, üretime katılmalarını, mezun olduklarında “yeni mezun sendromu” yaşamaksızın iş bulabilmelerini teminen; öğrenimleri süresince belirli sürelerle, ücret karşılığı ve ders notu yerine geçmek üzere kendi alanlarındaki (sanayi, tarım ve bilim) işletmelerde çalışmalarına yönelik “Genç İstihdam Projesi”ni uygulayacağız. Özellikle istihdam yaratan büyük altyapı işlerine ve sanayi sektörüne devlet yatırımlarını artıracağız.
VERGİLERİN DOLAYLI/DOLAYSIZ KOMPOZİSYONUNA YÖNELİK POLİTİKAMIZ
Dolaylı (%70) vergi-dolaysız (%30) vergi oranını tersine çevireceğiz.
Dolaysız vergilerin %91’nin, vergileri kaynakta kesilenler tarafından ödenmesinin vergi denetiminin eksikliğinden kaynaklandığı açık olup; bu çarpık uygulamayı sonlandıracağız.
Vergilerini ödemeyenlere ve/veya geç ödeyenlere mükâfat kapsamında değerlendirilebilecek vergi afları yerine, vergisini düzenli ödeyenlere indirim getiren yeni bir sistem uygulayacağız. Denetimlerde kesinleşmiş vergi cezası olmaksızın 5 yıl boyunca vergisini düzgün ve düzenli ödeyen mükelleflere takip eden yıldan itibaren %10 vergi indirimi sağlayacağız. Bu durum herhangi bir vergi cezası almamaları halinde devam edecek.
KAYIT DIŞI EKONOMİ İLE MÜCADELE POLİTİKAMIZ
Beyan edilmeyen aktivitelerin beyan edilmesine ve keza beyanların gerçeğe uygun olmasına yönelik önlemler alacağız.
Vergi kaçakçılığı ile etkin biçimde mücadele edeceğiz.
Kayıt dışı çalıştırmayla mücadele kapsamında, çalışanların SGK prim ödemelerini, kademeli ve oransal olarak çalışan sayısına göre düşüreceğiz.
Gerek kayıt dışı işçi çalıştırmaları, gerekse vergi kaçakçılığı suçu işlemeleri sebebiyle haklarında mahkemece hüküm verilmiş olanların kamu ihalelerinden yasaklanmasına yönelik yasal düzenleme yapacağız.
DÜŞÜK TASARRUF ORANI VE GELİŞMEMİŞ SERMAYE PİYASASI PROBLEMLERİNİ GİDERMEYE YÖNELİK POLİTİKAMIZ
Hem talep hem arz boyutlu politikalar izleyeceğiz.
Yerli kurumsal yatırımcıların borsada daha önemli bir rol oynamaları bir zorunluluk olup; bu amaçla kurumsal yatırımcıları destekleyecek, aktivitelerini teşvik edeceğiz. Vatandaşlarımızın devletin emeklilik ile ilgili sözünü tutacağına inanmasını teminen devlet tarafından yapılacak emeklilik ödemelerinin ilerde basacağı para ile değil de bütçeden bağımsız olarak işletilen BES’in portföyündan karşılanmasını sağlayacağız. Genel olarak temettüler dâhil finansal kazançlar üzerinden kesilen ve tasarruflar üzerinde olumsuz etkisi bulunan stopajı kaldıracağız.
Vatandaşlarımızın, sisteme itimat etmesi için finansal piyasalarda kural ve kanunların tavizsiz olarak uygulanmasını temin edeceğiz.
Şirketlerin bu finansal enstrümanları kullanarak ödemeleri gereken faizi önemli derecede düşürmelerini ve ilerdeki dönemlerde halka bugünkü hisse senedi fiyatından daha yüksek fiyatla hisse senedi ihraç etmelerini teminen; borsada, başta kredi ve öz sermaye karışımı finansal ürünler olmak üzere yeni finansal ürünler sunacağız.
DOĞRUDAN YATIRIMLARIN YETERSİZLİĞİNİ GİDERMEYE YÖNELİK POLİTİKAMIZ
Yatırım ortamının hukuki alt yapısının sağlam temellere dayanmasını sağlayarak, kaprisli, günden güne değişen kuralların getirdiği belirsizliği ortadan kaldıracak; hem yabancı ve hem de yerli şirketlerin doğrudan yatırım yapmalarını sağlayacağız.
Doğrudan yatırımların uzun vadeli olmaları nedeniyle şirketlerin bu tür yatırımlara yönelmelerini teminen, herhangi bir belirsizlik oluştuğu takdirde bu yatırımcıların kayıplarını telafi edebilmelerini mümkün kılacak hukuki altyapıyı oluşturacağız.
Reel sektör yatırımlarındaki olumsuz ortamı ortadan kaldırmanın ötesine geçerek; bu yatırımları teşvik mahiyetinde vergi indirimi ve SGK prim indirimi uygulayacağız.
EKONOMİNİN ÖNEMLİ BOYUTLU DİĞER PROBLEMLERİ ŞUNLARDIR:
1. Cari açık problemi.
2. Türkiye’nin yüksek dış finansman ihtiyacının olması
3. Kullanılan dış finansman kaynaklarının düşük kaliteli olması.
4. Düşük kaliteli yüksek büyüme hızı.
5. Türkiye ekonomisinin neredeyse tüm kesimlerinde kredi kullanımının çok yüksek derecede olması (yüksek mali kaldıraç).
6. Bilhassa özel sektörün çığ gibi büyüyen döviz cinsli kredi kullanımı ve buna bağlı olarak doların baş döndürücü bir hızla artmakta olmasının, şirketlerin bilançosunda büyük hasar yaratmaya devam etmesi.
7. Özel sektör şirketlerinin ötesinde ekonominin bankacılık sektörü için de bu durumun önemli bir tehlike kaynağı oluşturması.
CARİ AҪIK KONUSUNDA YAPISAL ҪÖZÜM ÖNERİMİZ
Ara malı ithalat-ikame yerine ihracat boyutlu yaklaşım benimseyeceğiz. “Doğru” ürünleri ihraç eden bir ülkede, ihracatın ithalatı karşılama ve benzeri oranlarının sağlıklı olacağı kabulüyle; ihraç ürünlerini desteklemek suretiyle cari açık problemine kalıcı bir çözüm getireceğiz. Yakın geçmişteki ihraç ürünleri (otomobil gibi) yüksek seviyeli ara malı ithalatı gerektirirken ve ihracatın ara malları ithalatını karşılama oranı seküler bir bozulma trendi göstermekteyken, mukayeseli üstünlüğü olan ve ara malı ithal ihtiyacı az olan ya da gerektirmeyen sektörlerdeki ihraç ürünlerinin ara malı ihtiyacının çok düşük bir seviyede olmasını bir avantaj olarak değerlendirecek; bu ihraç ürünlerini destekleyerek cari açığı hem ihracatı artırarak, hem de ithalatı azaltarak küçülteceğiz.
Mukayeseli üstünlüğü olan ve ara malı ithal ihtiyacı az olan ya da gerektirmeyen sektörleri destekleyeceğiz. Bunlar:
1. Tarım ve hayvancılık
2. Lojistik
3. Katma değeri yüksek, dolayısıyla, işçilik yerine, insan sermayesi ağırlıklı olan sektörler
4. Turizm
1. Ulusal Tarım Ve Hayvancılık Politikamız
Dünya nüfusundaki artışın; gıdaya olan küresel talebin daha da artmasına neden olacağı ve yakın gelecekte, tarımın enerjiden daha da önemli bir silah haline geleceği ortadadır. Ülkemizin tarım alanındaki potansiyelini kullanması stratejik aҫıdan elzemdir.
Tarım seferberliği başlatacağız. Planlama ve teknolojiye dayalı reform gerçekleştireceğiz. Ülke genelinde planlı tarım sistemi ve üretim-tüketim-ihracat dengesi kuracağız.
Bölge, iklim, toprak haritaları üzerinden yapılacak eşgüdümlü çalışma ile ekilecek ürünün türünü ve miktarını belirleyip fiyat garantisi vereceğiz. Doğrudan gelir desteğinin gerçekten işlenmiş tarım arazilerine verilmesi konusunda etkili denetim sağlayacağız
Atatürk Orman Çiftliği’nde atıl durumda bulunan alanları, planlı tarım için pilot bölge olarak kullanacağız.
Hedefimiz, tarımsal üretimin arttırılması, ürün kalitesinin yükseltilmesi, tarımda dışa bağımlılığın azaltılması, ürün ihracatının arttırılması ve bu yolla tarımsal nüfusun milli gelirden aldığı payın arttırılmasıdır.
Tarım ürünleri ihracatının desteği için barajlar, yollar, modern tarım makineleri, silolar ile tohum, gübre, kimyasal ilaçlar gibi konularda modern tarım teknoloji uygulamalarını içeren altyapı yatırımları gerçekleştireceğiz.
Anadolu’ya özgü ürünlerin tohum kalitesini ve Anadolu’ya özgü hayvan türlerini koruyucu önlemler alacağız.
Tarımsal KİT’lerin (SEK, YEM SANAYİ, ET BALIK KURUMU, TEKEL vb.) özelleştirmelerini gözden geçireceğiz.
Çiftçi lehine piyasa oluşturmak için, ürün ve fiyat destekleme hedefli yeni Tarım KİT’leri kuracağız.
Zirai Araştırma ve Geliştirme Enstitüleri ile Devlet Üretme Çiftliklerini ve Teknik Ziraat ve Bahçıvanlık Okulları’nı güncelleyeceğiz.
Üreticiyi korumak amacıyla lisanslı depoculuk ve elektronik ürün senedi (ELÜS) sistemini geliştirip, bütün çiftçilerin kullanımına sunacağız.
Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımının önüne geçeceğiz. Ürün bazında tohum, gübre, yakıt ve sulama desteği vereceğiz.
Yerli tohum kullanımını teşvik edeceğiz. İthal tohum uygulamasına son vereceğiz.
Yerli tohum kullanan çiftçiye; gübre, yakıt ve sulama desteği vereceğiz. Tarımsal üretimde ve hasatta modernizasyonu sağlayacağız.
Devlet alımlarında tarımsal kooperatif ürünlerine öncelik vereceğiz.
Yöresel ve yerel ürünlerin teşviki kapsamında market ve süpermarketlere cirolarının %
2’si kadar yöresel-yerel ürün satma mecburiyeti getireceğiz.
Çiftçi ve besicilerin ürünlerini ilk elden tüketiciye ulaştırabilecekleri bölgesel pazarlar kuracağız.
Hâl Kanununu üretici lehine değiştireceğiz.
Komisyoncular ve tüccarlar için lisans zorunluluğu getireceğiz. Ticaret hacmine göre ve maddi teminat karşılığı lisansa bağlı kılacağız.
Lisanslı tüccara veya komisyoncuya mal veren çiftçinin alacağına Devlet garantisi sağlayacağız.
Tarımsal desteklemede küçük ve orta ölçekli işletmeleri temel alacağız. Destekleme için GSMH’nın yüzde 2’sinden aşağı olmayacak ölçüde kaynak ayıracağız. Çiftçiyi desteklemek için Tarımsal Kalkınma Fonu kuracağız.
Kooperatif girdilerinde KDV ve ÖTV’yi kaldıracağız. Kooperatiflerde işlenen mallarda KDV’yi düşüreceğiz. Tarım Kredi ve Satış Kooperatifleri’ni geliştireceğiz. Tarım kooperatiflerini desteklemek için Kooperatif Bankası kuracağız.
Tarımsal kooperatif ürünlerine pazarlama desteği ve tarımsal kalkınma hibeleri vereceğiz. Mera, ova, orman, zeytinlik talanına son vereceğiz.
Ulusal gıda pazarını koruyacağız, tarım ürünlerimizin dış ticaretinde haksız rekabeti engelleyeceğiz.
Çiftçimize kendi ürününü işlemesi için eğitim ve tesis desteği vereceğiz. Yatırım teşviklerini ve üretici belgelerini bürokrasiden arındırıp, ulaşılabilir kılacağız.
Çiftçinin işlediği ürünleri KDV’den ve gelir vergisinden muaf tutacağız.
Gıda üretiminde sanayileşme nedeniyle kaybolan ve unutulan Anadolu tatlarını tekrar hayata döndürecek ve yaşatacağız.
Ürün teşviklerini kontrol ve planlama altına alacak; tarımsal desteklerin belirlenmesinde üreticilerin daha fazla söz sahibi olmalarını sağlayacağız
Gıda üretiminde ve gıda ithalatında genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar ve ürünlere engel olacağız.
Tarım ve işlenmiş tarım ürünlerinde etkin denetim yapacağız.
Tarımda alet ve makine kullanımını teşvik edip, ürün kalitesini ve verimi arttıracağız. Erozyon vb. nedenlerle verimli toprağın kaybedilmesini önleyici tedbirler alacağız. Organik tarım ve hayvancılık uygulamalarını destekleyeceğiz.
Organik tarımın geliştirilmesi yanında ilaç sektörünün kullanımına yönelik bitkisel üretimi de yaygınlaştıracağız.
Köye Dönüş Projesi
Kırsal kalkınmayı desteklemek için; kentlerden ayrılarak köylere yerleşen, satışa yönelik üretim faaliyetinde bulunan her vatandaşa,
- Emekli ise emekli maaşını % 10 fazlasıyla ödeyeceğiz.
- Köylerde tarımsal üretim, besicilik ve arıcılık yapmalarını mali destekle teşvik edeceğiz.
Toprak Reformu Yapacağız.
Çiftçilik yapmak isteyen topraksız ya da az topraklı vatandaşların toprak sahibi veya işleyeni olmasına yönelik teşvik tedbirleri alacağız.
Sınır hattında bulunan ve tarıma elverişli bulunan mayınlanmış arazileri temizleyerek üretim yapmak kaydıyla topraksız köylülere tahsis edeceğiz.
Hayvancılık sektöründe önemli bir sorun olan girdi maliyetlerinin azaltılması amacıyla yem bitkileri üretiminin arttırılmasını teşvik edeceğiz.
Tarım ve hayvancılık sektörünün gelişmesi ve dünya çapında rekabet edebilir konuma gelmesi için Araştırma ve Geliştirme faaliyetlerini destekleyeceğiz.
Tarım ve hayvancılık sektöründe faaliyet gösteren çiftçilerimizin teknik ve bilimsel konularda eğitilmesi ve bilgilendirilmesi amacıyla ziraat mühendisliği ve veterinerlik gibi mesleklerde eğitimli personeli devlet desteğiyle sektör çalışanlarının hizmetine sunacağız.
Tarım ve hayvancılık sektörü temsilcilerinden oluşan ülke çapında bir Tarım ve Hayvancılık Danışma Kurulu oluşturacağız.
Hayvancılıkta yerli üretimi destekleyecek; hayvan ihracatına teşvik desteği sağlayacağız. Hayvancılıkta et ve süt üretimine destek amacıyla yerli damızlık ırk üretimine tekrar başlayacağız.
Yerli damızlık süt ve besi küçük ve büyükbaş hayvancılığına destek vereceğiz. Kanatlı hayvan üretiminde hormonlu yem kullanımına etkin denetim getireceğiz.
Meraların etkin kullanımını sağlayacağız.
Balıkçılıkta planlı üretim ve etkin denetim uygulayacağız.
Denizlerimizdeki balık çiftliklerini denetleyecek, konumlarını yeniden düzenleyeceğiz.
2. Lojistik
Türkiye’nin ticaret açısından çok stratejik bir konumda olması, ülkenin tarıma uygun olan iklim/arazisiyle birlikte belki de en önemli tabii kaynağını temsil etmektedir. Ülkemizin dünya coğrafyasındaki stratejik konumu değişmeyeceğine göre, bunun yarattığı lojistik konulu mukayeseli avantajın da tarım sektöründe olduğu gibi kalıcı olacağı görüşündeyiz. İhracat hizmetleri açısından ülkenin bu mukayeseli avantajını değerlendirecek ve lojistik alanında gereken;
- Hava ve deniz limanları,
- Hızlı tren,
- Dağıtım merkez ve depoları,
- Lojistik yazılım projelerini içeren altyapı yatırımları yapacağız.
Ülkemizin coğrafi konumunun sağladığı avantajı kullanarak ‘Demir İpek Yolu’ ve benzeri projelerle dünya ticaret rotaları içinde Türkiye’nin konumunu güçlendirecek, ülkemizi AB ve Çin arasındaki ticarette ana ulaşım hattı haline getireceğiz.
3. Katma Değeri Yüksek Olan Ürünler (Hizmet Sektörü)
Dizayn, yazılım, ARGE, teknoloji, tıp servisleri (tıbbi turizm) gibi alanlar içeren bu ürünler için gerekli altyapı yatırımlarının tümünü eğitim sahasında gerçekleştireceğiz.
Ülkemizi, küresel platformda rekabet etmesini mümkün kılacak kaliteli bir eğitim altyapısına kavuşturmak öncelikli hedefimizdir.
4. Turizm
Tarihi ve doğal SİT alanlarını tartışmasız koruyup turizme kazandıracağız.
Turizmi çeşitlendirip, deniz ve kıyı turizmi yanında kış turizmi, sağlık ve termal turizmi, dağ ve doğa turizmi, yayla turizmi, kırsal turizm, eko turizm, kongre ve fuar turizmi, gemi ve yat turizmi, spor turizmi, kültür turizmi gibi alternatif turizm alanlarını teşvik edeceğiz. Turizmde ihtiyaçlara göre bölgesel planlama yaparak yatırım desteği vereceğiz.
Turizmin geliştirilmesi, turizmden elde edilen gelirlerin arttırılması ve Türkiye’nin bir turizm ülkesine dönüştürülmesi için gerekli bütün politikaların ivedilikle yaşama geçirilmesi temel hedeflerimizdendir.
Turizm politikasının oluşturulmasında; tarihi, turistik, doğal ve kültürel değerlerimizin korunması ve zarar görmeden işletilmesine yönelik uygulamaların; çevreyi ve özellikle
doğal-tarihsel değerlerimizi kirletmeyen eko-turizm politikasının desteklenmesi ve turizmin gelişmesi için sektör çalışanları ile yakın işbirliği içinde olunması bir zorunluluktur.
Ülkemiz turizm politikasının sürdürülebilirliğinin sağlanması için turizm sektörü, yatırımcıları ve çalışanları ile birlikte yeni hedefler ve politikalar benimseyeceğiz.
Turizmin geliştirilmesi için planlama, uygulamaların denetimi, araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesine önem vereceğiz.
Ülke içi ve dışına yönelik olarak reklam ve pazarlama faaliyetlerini destekleyeceğiz.
Ülke geneli ve şehirler içinde Turizm Planlama Bölgeleri oluşturacak ve bu bölgelerin planlamasını bölge yatırımcısı, yerel yönetimler ve demokratik kitle örgütleriyle birlikte yapacağız.
Turist sayısının çoğaltılması ve turizm gelirlerinin arttırılması için turizm merkezlerinde artan yapılaşma, altyapı eksikliği ve çevre sorunlarının giderilmesine ve yatırımların turizm odaklı gelişme planlarına uyumunun sağlanmasına öncelik vereceğiz.
Turizm sektöründe işgücü kalitesini arttırarak nitelikli turizm personeliyle turistlere daha yüksek standartlarda hizmet sağlayacağız.
YÜKSEK DIŞ FİNANSMAN İHTİYACI VE DIŞ FİNANSMAN KAYNAKLARININ DÜŞÜK KALİTELİ OLMASI
Ekonominin yüksek dış finansman ihtiyacı, bilhassa yüksek kalitede finansman kaynakları bulma konusunda çekilen güҫlük nedeniyle ekonomide ҫok önemli bir kırılganlığı temsil etmektedir.
Ülkenin yüksek seviyeli dış finansman ihtiyacının önemli bir kısmının ürkek bir finansman kaynağı olan “sıcak para” ile karşılanması dış finansman ihtiyacının hem yüksek miktarda hem de düşük kalitede (yani kısa vadeli) olmasına neden olmaktadır.
Merkez Bankası’nın her türlü siyasi baskıdan uzak tutulması esastır.
Ekonomik büyümenin başarısı, kalitesi dikkate alınmadan sadece hızıyla ölҫülemez. Tamamen iç talep kaynaklı büyüme yerine net ihracatın büyümeye pozitif katkısı olmasını sağlayacak politikalar uygulayacağız.
Özel sektör yatırımlarını teşvik edici uygulamaları yürürlüğe koyacağız.
Yüksek Mali Kaldıraç Kullanımına Karşı Alınabilecek Tedbirler
Şirket ve bireylerin aşırı derecede kredi kullanımlarını önlemek için, bankaların zorunluluk oranlarının arttırılmasına yönelik tedbirler alacağız. Ayrıca, yüksek kredi kullanımının tehlikesi konusunda uyarılar içeren bir eğitim kampanyası başlatacağız.
Döviz Kredi Kullanımını Sınırlayacak Öneriler
Döviz kredisi kullanan şirketlerin kur riskini elimine etmek için opsiyon gibi finansal enstrümanlar kullanmaları konusunda regülasyonlar getireceğiz.
Uzun vadede döviz kredisi ihtiyacını yaratan nedenleri elimine edecek tedbirler alacağız.
Döviz kredileri iҫin ödenen faizlerin vergi avantajını Türk Lirası kredilerinden daha düşük hale getireceğiz.
Tüm bunların yanı sıra; Gelir dağılımında adaletsizliğe son vereceğiz.
Ulusal kalkınma için önem arz eden ve ulusal güvenlik için stratejik değeri olan bütün özelleştirmeleri ve mevzuatı gözden geçireceğiz.
Yeşil ekonomi ve endüstriyel dönüşüm projelerine ağırlık vereceğiz.
Gelir dağılımında artan adaletsizliği çalışanlar lehine geliştireceğiz.
Ücretleri, dolayısı ile iç talebi artıracak bir ekonomik kalkınma modeli benimseyeceğiz. Ulusal ve sürdürülebilir kalkınmaya yönelik ekonomik politikalarla, üretime ağırlık vererek dışa bağımlı ekonomiye son vereceğiz.
Kalkınma için ulusal kaynakları etkin hale getirerek, tarım-gıda-hayvancılık-turizm alanında ulusal politikalar üreteceğiz.
Sosyal adaleti mutlak biçimde sağlayacağız.
Asgari ücreti net 2.000.-TL olarak belirleyecek ve bu tutarı bütün ücretli çalışanlar için vergiden muaf tutacağız.
Asgari ücrette, meslek grubuna ve meslek riskine göre değişken “sektörel asgari ücret” uygulamasını başlatacağız.
Para politikamızda, gerçekçi kur politikası uygulanması, üretime dayalı kalkınma modelinin esas alınması, ihracatımızın çeşitlendirilebilmesi ve daha çok katma değer yaratılabilmesi için yüksek teknoloji ürünlerinin üretiminin teşvik edilmesi, ihracata dayalı sanayileşme ile ithal ikamesine dayalı sanayileşmenin karma olarak uygulanması, hem bütçe denkliğinin sağlanması hem de iç ve dış borcun azaltılabilmesi açısından gereksiz lüks harcamalardan kaçınılması, Merkez Bankasının bağımsız kılınması esastır.
KOBİ’leri güçlendireceğiz. KOBİ’lere proje bazında kontrollü teşvik ve hibe krediler vereceğiz.
KOBİ’lerin ekonomimizdeki katma değerini arttıracak, mal ve hizmet alımını teşvik edeceğiz.
KOBİ’lere bilişim teknolojisi eğitim ve teşviki sağlayacağız.
Banka temerrüt faizlerine düzenleme getirecek, bireysel ve tarımsal kredi borçlarını yeniden yapılandırarak halkın mağduriyetini gidereceğiz.
Bankaların kredi ve kredi kartı işlemlerinden faiz dışı gelir elde etmelerini engelleyeceğiz.
Turizm, Tarım, KOBİ, Tüketici, Esnaf vs. gibi belli bir meslek veya iş sektöründe uzmanlaşan ve bunları kredilendiren Sektörel Uzman Bankalarının kurulmasını teşvik edeceğiz.
Bankaların küçük ve orta ölçekli proje finansmanı kredilerine teşvik vereceğiz.
Küçük esnaf ve yerel sanayicilerin bulundukları bölgenin şartlarına uygun koşullarla kredilendirilebilmeleri için Şehir Bankaları kurulmasını teşvik edeceğiz. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu onay ve denetimine tabi olacak ve en fazla sermayeleri kadar mevduat toplayabilecek olan Şehir Bankaları, organize sanayi bölgeleri, sanayi siteleri, toptancı halleri gibi yerlerde kurulabilecek.
TASARRUF POLİTİKAMIZ
Kaçak sarayın bulunduğu alanı, Türkiye’nin sanat, bilim ve teknoloji üssüne dönüştüreceğiz.
Kamuda her türlü kaynak israfına son verip, etkin tasarruf ve teşvik yöntemleriyle yatırımları güçlendireceğiz.
Devleti temsil eden birimler haricinde makam aracı tahsislerini sonlandıracak, devlet uçuş filosunu iki uçakla sınırlayacağız.
Pilotlarımızın uçan tabutlarda şehit olduğu bir konjonktürde hem vicdanları hem hazineyi rahatlatmak için trilyonluk Cumhurbaşkanlığı AirBus’ını satacak ve hazineye gelir kaydedeceğiz.
Fazla ve lüks makam araçlarını kamu hizmetine tahsis edeceğiz. Kamu binası için kiralama uygulamasına son vereceğiz.
Kamu dinlenme tesislerinin kârlılık ve verimliliğini sağlayacağız.
Bütün devlet kurumlarında tüm hizmetlerin elektronik ortama taşınmasını sağlayarak; işgücü, kâğıt, mekân ve enerji tasarrufu sağlayacağız. Sağlanan her tasarrufu devlet hizmetlerine indirim olarak yansıtacağız.
Kamu binası olarak ayrılan ihtiyaç fazlası yerleri eğitim, sağlık, spor, kreş gibi halka hizmet sunacak tesislere uzun süreli kiralama yolu ile tahsis edeceğiz.
Kamu hizmetine yönelik binalarda (belediye, vilayet, kaymakamlık binaları, hastane, okul, cami vs.) sadece yerli ürünlerin kullanılmasını sağlayacağız.
VERGİ POLİTİKAMIZ
Vergi adaletini sağlayacağız.
Temel ihtiyaç maddelerinin yüksek; lüks tüketim konusu olan ürünlerin ise çok düşük ve hatta kimi zaman sıfır oranla vergilendirildiği katma değer vergisi uygulamasını tümüyle değiştireceğiz. Bu kapsamda katma değer vergisini emek yoğun üretimin neticesi olan ürünlerde ve ikamesi güç temel maddelerde düşük oranlarda, servet göstergesi olan ürünlerde yüksek oranlarda uygulayacağız.
Temel besin maddeleri ile kitap, sinema ve tiyatro biletlerinden katma değer vergisi almayacağız.
Pırlanta, elmas, yat, özel uçak ve benzeri lüks mallara Lüks Tüketim Vergisi uygulayacağız.
Deprem nedeniyle uygulamaya konulan özel iletişim vergisini kaldıracağız. Veraset vergisinde muafiyet sınırını yükselteceğiz.
Beş yıl süreyle vergilerini düzenli ödeyen vatandaşlarımıza %10 oranında vergi indirimi sağlayacağız.
Kâğıt fatura ve fiş tarihe kavuşacak; işlemler elektronik ortamda anında muhasebeleşecek.
Dolaylı (%70) vergi - dolaysız (%30) vergi oranını tersine çevireceğiz.
Gelir ve kurumlar vergisi açısından baktığımızda, gelir vergisindeki artan oranlı uygulamanın vergi adaletini tek başına sağlayamaması nedeniyle benzer bir artan oranlı tarifeyi kurumlar vergisine de getirmek suretiyle büyük şirketlerin ve küçük şirketlerin eşit oranlarla vergilendirilmesi yerine mali güçlerine göre vergilendirilmesini sağlayacağız. Gelir vergisinde ücretlilerin katlandıkları vergi yükünü azaltacak; bu kapsamda eğitim harcamalarının tıpkı beyanname veren mükellefler gibi vergiden düşülebilmesine yönelik yasal düzenleme yapacağız.
Vergi denetiminin adil ve tarafsız olmasını sağlayacağız. Vergi denetimini, muhalifleri korkutmanın bir aracı olmaktan çıkararak, denetimin ülkemizin çıkarlarını korumak için gerçek vergi kaybına neden olanlara yönelik olmasını temin edeceğiz.
İskân ruhsatı bulunmayan ve yıkım tehlikesi olmayan yapılara bir defaya mahsus “iskân affı” çıkararak; çeşitli nedenlerle iskân ruhsatını haiz olmayan ve bu nedenle de “arsa” kapsamında vergilendirilen çok sayıda yapı nedeniyle uğranan vergi kaybını ortadan kaldıracağız.
KADIN POLİTİKAMIZ
Kadın–erkek eşitliğini koşulsuz uygulayacağız.
Kadın–erkek eşitliğinin sağlanması amacıyla, üyeleri atama veya seçimle belirlenen tüm kamusal organların oluşturulmasında kadınlar ve erkeklerin eşit temsilini sağlayacağız. Kamuda, siyasette, demokratik kitle örgütlerinde, yargıda, üniversitelerde, kadın-erkek eşitliğinin sağlanması bakımından; eşit temsili bir vatandaşlık hakkı olarak güvence altına alan “Parite Yasası”nı Anayasal zeminini de oluşturarak yürürlüğe koyacağız.
Her alanda, Parite Yasası’nın uygulanmaması halinde, mali, tazmini ve cezai yaptırım uygulanmasına yönelik yasal düzenleme yapacağız.
Kadına şiddete dur demek için; eğitim sisteminde kadın-erkek eşitliği dersi koyacak, Türk Ceza Kanunu ve İnfaz Kanunu’nda yapacağımız düzenleme ile cinsiyete dayalı şiddet eylemlerini nefret suçu kabul ederek; ceza ve infazında indirim, şartla salıverme ve zamanaşımı olmaksızın, tecrit dahil en ağır cezaları öngöreceğiz.
Kadının korunmasız olmadığı ve bu tür suçların hiçbir surette cezasız kalmayacağı, hatta suçun karşılığının kanunda düzenlenen en ağır ceza olacağı algısının toplumda yerleşmesinin sağlanması amacıyla toplumsal eğitim seferberliği başlatacağız.
Kadına karşı şiddet eylemlerini engellemekte ihmali olan kamu görevlileri hakkında tazminat ve görevden uzaklaştırmaya varan yaptırımlar uygulayacağız.
Kadına ve çocuğa karşı şiddet eylemleri ve her türlü cinsel suç nedeniyle hüküm giymiş kişiler için ayrı bir sicil ve takip sistemi kuracak; bu kişilerin cezalarının infazından sonra da ikametgâhlarının bulunduğu yerdeki tam teşekküllü devlet hastanelerinin psikiyatri bölümünün düzenli kontrol ve denetimi altında olmasını zorunlu kılacağız. Bu zorunluluğa uyulmamasını suç haline getireceğiz.
Kadına ve çocuğa yönelik taciz ve tecavüz suçlarına mahkûm olanların hükümlülüklerinin nüfus kaydına işlenmesi ile evlilik başvurusu halinde pskiyatristlerden oluşan kurul raporu olmaksızın evlenmelerine müsaade edilmemesi yönünde yasal düzenleme yapacağız. Bu kişilerin çocukları için, oluşturulacak güçlü ve etkin Sosyal Hizmet Birimleri tarafından ev ortamında rutin kontroller yapılmasını sağlayacağız.
Şiddet mağduru kadınlara ücretsiz sağlık, rehabilitasyon, barınma hizmeti sağlayacağız. Şiddet mağduru kadınlara ve çocuklarına Devlet gözetiminde koruma ve talep halinde kimlik değişimini etkin biçimde uygulayacağız.
Her türlü eğitim müfredatına, kadına şiddeti önleyici ve kadın-erkek eşitliğine yönelik zorunlu programlar ekleyeceğiz.
Kadına şiddet konusunun ibadethanelerde belirli periyotlarla ve geniş kapsamlı olarak işlenmesi hususunda Diyanet İşleri Başkanlığı’nı görevlendireceğiz.
Kadına ve çocuğa şiddetin engellenmesi amacıyla; yerel ve etkili Sosyal Hizmet Birimleri kuracak; Sosyal Hizmet Birimleri’ne önleyici ve caydırıcı tedbir uygulama yetkisi vereceğiz.
Ev kadınlarına geçmişe dönük olarak hizmet borçlanması ve dolayısıyla emeklilik imkânı sağlayacak; borçlandıkları döneme ilişkin toplu ödemelerde, Devlet Bankalarınca kendilerine bağlanacak emekli aylığından sübvanse edebilecekleri ölçüde düşük faizli ve uzun vadeli kredi tahsis yöntemi ile tüm ev kadınlarını sisteme dâhil edeceğiz.
Üniversite eğitiminin teşviki amacıyla, üniversite okuyan kadınlara asgari ücretin 1/3’ünü ödeyeceğiz.
Kadın istihdamının arttırılması için işverene, işyerinde çalışan kadın işçi sayısına göre, artan oranlarda vergi ve SGK prim indirimi uygulayacağız.
Fiilen çalışan kadın üretici ve esnaftan alınmak şartıyla; marketler, süpermarketler ve her nevi toplu satış yerlerinin sattıkları ürünleri bir alt KDV uygulamasına tabi tutacağız. Doğum iznini, doğumdan önce 10 hafta ve doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere yeniden düzenleyeceğiz.
Doğum iznindeki kadının ücreti kesintisiz olarak devlet tarafından ödenecek.
Doğum izni sonrasında kadına ödenen ücreti bir yıl süreyle işverenin gelir vergisinden mahsup edeceğiz.
Çalışan annelere iki çocuğa kadar ücretsiz kreş hizmeti sağlayacağız.
Büro tipi işyerlerinde, çalışan annelerin çocukları için işveren tarafından her üç çocuğa en az bir bakıcı olmak üzere ve giderleri Devlet tarafından karşılanacak “ortak bakıcı” istihdamını zorunlu hale getireceğiz.
Kız çocuklarının eğitimini destekleyeceğiz.
Ailesinin geliri yoksulluk sınırının altında olan tüm kız çocuklarına, ilköğretimde 250-TL, lise eğitiminde 400-TL, üniversite eğitiminde 600-TL öğrenim teşviki vereceğiz.
Okuma-yazma öğrenmek; sürdüremediği öğrenimini tamamlamak; sürücü belgesi almak;
meslek edinmek isteyen kadınlara maddi destek ve teşvik sağlayacağız. Kadınlarımızı % 100 okur yazar yapacağız.
Kadınlarımızın bilişim teknolojisi kullanımının geliştirilmesi için kurslar açacağız. Bilişim Sektörü’nde kadın istihdamını arttıracağız.
Her mahallede belediyelere ait gelişim merkezleri kurarak, ev kadınlarına kaybolmakta olan sanatların öğretilmesi ve mesleki beceri kazandırılması için gerekli çalışmalar yapacağız.
Her gelişim merkezinde ve aile hekimliği müesseselerinde psikolog bulunmasını temin edeceğiz.
Kırsal alanda kız çocuklarının nüfusa eksiksiz ve zamanında kaydolmasını sağlayacağız.
Cam Tavan Komisyonları kurarak; kadınların karşılaştıkları görünmez engelleri yok edeceğiz.
18 yaş altındaki evlenmeleri yasaklayacağız.
GENÇLİK
Gençlik Kooperatifleri Projesi ile kâr ve zararın kooperatif kuran üyeler arasında eşit paylaşıldığı, isteyen gençlere sermaye için kredi verildiği ve özel teşvik yöntemleri içeren, iş piyasasında yer almak isteyen gençlerin ilginç fikirleri ve yaratıcı enerjilerinden, gelişmeye açık vizyonlarından, icat ve pratik çalışmalarından yenilikçi pazarlar oluşmasını sağlayacağız.
16-24 yaş aralığındaki gençlere aylık 5 gbyte bedava internet hizmeti sağlayacağız.
Kamuya ait eğitim ve dinlenme tesislerini, eğitim, tatil, sanat faaliyetlerinde bulunmalarına tahsis edeceğiz.
Şirketleri sosyal sorumluluk projelerine katkıları oranında vergi indiriminden faydalandıracağız.
Lise ve üniversite öğrencilerinin eğitim süreleri içerisinde en az bir kez yurtdışı odaklı dil, kişisel gelişim, eğitim, seminer, gezi, kültür, sanat veya spor faaliyetlerinden birine katılmalarını sağlayacak organizasyonlar düzenleyeceğiz.
Üniversite öğrencisi istihdam eden işverenlere vergi ve SGK prim indirimi sağlayacağız.
Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmalarını destekleyici faaliyette bulunmak üzere, gençlik sorunlarının bağlayıcı metinlere dönüşmesi için Türkiye Gençlik Meclisi’ni kuracağız. Siyasi Parti üyelik yaşını 15’e; seçilme yaşını 18’e indireceğiz.
Bisiklet, elektrikli motosiklet ve küçük binek araç üretiminde ve gençlerimizin kullanımında teşvik sağlayacağız.
Üniversite öğrencilerine, spor ve sanat alanındaki başarıları üzerinden kademeli burs imkânı sağlayacağız.
ÇOCUK HAKLARI
Aralarında hiçbir etnik, dinsel, sınıfsal veya diğer anlamlarda ayrım yapmaksızın; çocukların bedensel ve fikri gelişmelerine olanak sağlayacak bir sistem yaratacağız. Çocukların temel haklarının korunmasını ve kendileriyle ilgili kararlara katılmalarını sağlayacağız.
Çocuk işçi çalıştırılmasını yasaklayacağız.
Beden gelişimini tamamlamamış, sorumluluk almak için gerekli olgunluğa erişmemiş evlatlarımızın, çocuk yaşta evliliklerini engellemek için toplumsal kampanya başlatacağız. Çocuğa yönelik öldürme ve şiddet içeren her türlü eylemde savunmasızlığı dikkate alınarak ceza artırımına gideceğiz.
Çocuğa karşı şiddeti sona erdirmeye yönelik düzenlemeleri yaparak bunların etkin bir biçimde uygulanmasını sağlayacağız. Ayrıca; çocuğa karşı şiddetin temelinde yatan sosyolojik ve psikolojik nedenlerin tespiti ve ortadan kaldırılması için gerekli düzenlemeleri hayata geçireceğiz.
Şiddetin özel türleri olan; aile içi şiddet, duygusal şiddet, istismar ve kötü muameleye maruz kalan çocuklarla ilgili, aile eğitiminden devlet müdahalesine, adli ve inzibati yöntemlere ve ağır cezalara kadar uzanan bir dizi caydırıcı önlem alacağız.
Çocukların eğitim, sağlık, adalet ve sosyal hizmetler gibi temel kamu hizmetlerine erişimlerini kolaylaştıracağız.
Yerel yönetimlere her mahallede çocuklar için oyun ve spor alanı yapma zorunluluğu getireceğiz.
Kız çocuklarının okula gönderilmeleri ve okula devam oranlarının yükseltilmesi için gerekli önlemleri alacağız.
Çocuklarımızı teslim ettiğimiz, kreş, gündüz bakımevi ve okulların etkin denetimini sağlayacağız.
YAŞLILARA SAYGI
Yaşlılarımızın ihtiyaçlarının karşılanması, saygı görmeleri, toplumla bütünleşmeleri, sağlıklı ve kaliteli yaşamalarının sağlanması, yaşam bağlarının korunması ve birikimlerinin topluma aktarılması için yaşlılara saygı politikasını benimseyeceğiz.
Yaşlı sosyalleşme ve spor merkezleri kuracağız.
Bakıma muhtaç veya kimsesiz yaşlıların ücretsiz bakımının sağlanması için gündüz bakımevleri kuracağız.
Her yerel yönetim merkezinde nüfusun yoğunluğu ile orantılı ve yeterli sayıda yaşlı bakım merkezi kurma zorunluluğu getireceğiz.
Yaşlılara, çalışmak zorunda kalmamaları için sosyal yaşama katılmaya yetecek ölçüde gelir sağlayacağız.
Yerel yönetimler aracılığıyla yaşlılarımıza evlerinde periyodik kişisel bakım, yemek, ev temizliği, kitap ve gazete okuma ve psikolojik destek hizmeti verilmesini zorunlu kılacağız. Ücretsiz geriatri (yaşlılık hekimliği) bakım evleri kuracağız.
TOKİ’nin, valiliklerin, kaymakamlıkların, demokratik kitle örgütlerinin belirleyeceği ihtiyaca göre, aylık 2.000-TL.’nin altında geliri bulunan veya hiç geliri bulunmayan 65 yaş üstü vatandaşlara tahsis edilmek üzere bölgesel sosyal konutlar yapmasını sağlayacağız.
ENGELLİ HAKLARI VE ENGELSİZ TOPLUMSAL YAŞAM
Engelli olmanın yaşamın her aşamasında herkesin başına gelebilecek bir durum olduğunun bilinciyle, engelli yurttaşlarımızın temel hak ve özgürlüklerden sınırlamalar olmadan yararlanabilmelerini, kamu hizmetlerinin her türüne erişebilmelerini ve hiçbir ayrımcılık ve dışlanmaya tabi tutulmadan ekonomik, siyasal, toplumsal ve kültürel yaşamın her alanında etkin biçimde yer alabilmelerini teminen gerekli düzenlemeleri yapacak ve mutlak biçimde uygulayacağız.
Engelli çocuğu veya yakını olan vatandaşlarımızın “Ben öldükten sonra ona kim bakacak?” kaygısını ortadan kaldırmak amacıyla her yaştan engellinin bakım, sağlık, eğitim vb. ihtiyaçlarının karşılanacağı, sosyal ilişkilerini sürdürebilecekleri, yeni hobiler edinebilecekleri ve yaşamlarını güven ve huzur içinde geçirebilecekleri “GÜNEBAKAN KÖYLERİ”ni kuracağız.
Engelli vatandaşlarımızın sorunlarını gruplara ayırarak çözeceğiz.
Engelli vatandaşlarımıza; sağlık hizmetlerinde öncelik, sağlık sigortasından asgari prim ödeyerek yararlanma hakkı, tüm özel hastanelerden yararlanma imkânı sağlayacağız. Engelli vatandaşlarımız için uzaktan sağlık hizmeti (reçete ve ilaç alım takibi, sağlık raporu yenileme, danışma) verilmesine yönelik teletıp sistemi kuracağız.
Engel durumuna göre teknik eğitimlerden (Bilgisayar programcılığı, Web Tasarım, Çağrı Merkezi Operatörlüğü vb.) faydalandırarak çalışma hayatına kazandıracağız. Binalarda engellilerin kullanabileceği asansörleri zorunlu hale getireceğiz.
Engelli istihdamında pozitif ayrımcılık uygulanmasını, işyerlerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesini, çalışma saatlerinde düzenlemeler yapılmasını, engele göre istihdamı sağlayacağız.
Engellinin evde bakımını kolaylaştıracak her türlü desteği (cihaz, ilaç, sandalye, bilgisayar, yatak, bakım ürünleri vb.) vereceğiz.
Engelli vatandaşlarımızın sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmalarını sağlayacağız. Engellilere tatil ve rehabilitasyon mekânları tahsis edeceğiz.
Görme engelli vatandaşlarımıza evde kitap-gazete okuma hizmeti vereceğiz.
Görme engelli öğrenciler için; sınav esnasında ek süre tanınmasını, sınavlarda soru okuyucularının öğrencilerin soruları hatasız anlayabilmeleri için diksiyon, vurgu, noktalama işaretleri ve hatasız okuma konularında eğitilmelerini sağlayacağız.
Görme engellilere, sekreterlik, tıbbi sekreterlik, çağrı merkezi operatörlüğü, bilgisayar programlarının etkin kullanımı vb. sertifikalı meslek eğitimleri verecek; yazarlık, oyunculuk, drama yazarlığı gibi alanlarda görme engelliler için eğitim programları düzenleyeceğiz.
Ses kaydı cihazlarının kurumlara ücretsiz verilmesi ve sayılarının artırılmasını, gönüllü okuyuculuğun teşvik edilmesini sağlayacağız.
Engelli vatandaşlarımızın da yapabileceği spor dallarında eğitim, alt yapı ve tesis imkânı sağlayacağız.
Engelli çocuklarımızın eğitimi için özel düzenlemeler getirecek, gelişme kapasitesine uygun biçimde toplumsal yaşamda yer almalarını sağlayacağız.
Engellilere ait tüm sorunların tek elden çözülmesini sağlamak amacıyla, üçte iki personeli engelli vatandaşlarımızdan oluşan Engelliler Bakanlığı’nı kuracağız.
Sağlık kurulu raporlarında yaşanan haksızlıklara son vermek için Baldezer hesaplama tekniğine son verip engellinin sağlıklı yüzdeliğini baz alacağız.
Raporlarında “çalışamaz” ibaresi olan engelliyi asgari ücreti baz alarak emekliye ayıracağız.
Devlet dairelerinde açık olan engelli memur-işçi kadrolarına ivedilikle alım yapacağız.
Özel sektörde engelli işçi kotasına uymayan firmalara para cezası yerine ruhsat iptali cezası öngöreceğiz.
Evde bakım parası alarak engelli vatandaşımıza bakan engelli yakınına emeklilik imkânı tanıyacağız.
Engelli aylığı ile evde bakım ücretini birbirinden bağımsız değerlendirecek; birinin bağlanmasını diğerine engel olarak kabul etmeyeceğiz.
Türkiye’de son yıllarda hızla artan kas hastalıklarının nedenlerini araştıracak komisyonlar kuracak; önleyici tedavi yöntemleri geliştirilmesini sağlayacağız.
Kök hücre merkezi kurulması için Üniversite araştırma hastanelerine yetki verecek; bu merkezden faydalananların tüm sağlık giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmasını sağlayacağız.
Yerel yönetimler eliyle, engellilere konaklama, barınma ve bakım hizmetleri sunulacak tesisler açacağız.
Herhangi bir geliri bulunmayan engellileri elektrik, su ve doğal gaz gibi genel giderlerden muaf tutacağız.
“Dernek” adı altında kurulan yapıların “bağış-yardım” toplama görüntüsü altında engellileri ve 3. kişileri istismar etmemesini teminen, yeni bir Engelli Dernekleri Kanunu çıkaracak; 6 ay içinde tüm engelli derneklerini denetlemekle görevli bir üst kurul oluşturarak derneklerin bağış yardım toplama yeri değil; engelli haklarının mücadele etme kapısı olmasını sağlayacağız.
Engelli vatandaşlarımız ile yürütme arasındaki ilişkilerin, engelliler tarafından kurulan konfederasyonların her birinin temsilcilerinden oluşan bir heyet tarafından yürütülmesini sağlayacağız.
Engelli derneklerine sahip çıkarak mücadelelerini daha verimli yapabilmeleri için yerel yönetimler tarafından kira, telefon, internet ve personel yardımı yapılmasını sağlayacağız. Engellilerin ihtiyacı olan protez, ortez ve ilaç malzemelerinin tamamını devlet bütçesinden karşılayacağız.
SOSYAL POLİTİKALAR
Halk yararına sürdürülen sosyal politikaları kesintisiz biçimde uygulamaya devam edeceğiz.
Anayasal eşitlik ilkesini gözeterek, tüm kamu çalışanlarına ve emeklilerine dini bayramlarda çift maaş ödeyeceğiz.
İşsizlik maaş yardımını asgari ücretin %70’i tutarında ve çalışma süresine göre 8 ay ile 12 ay arasında verilecek şekilde düzenleyeceğiz.
Dünyaya gelen her çocuğa hayatın başlangıcından itibaren eşit fırsatlar vermek adına her anneye doğum yaptıktan sonra, içerisinde bir bebeğin ihtiyacı olan herşeyin bulunduğu ücretsiz annelik paketi vereceğiz.
Geliri bulunmayan ya da aylık 2.000-TL.’nin altında geliri bulunan ailelerin yenidoğan bebeklerine 1 yaşına kadar ücretsiz mama ve bebek bezi vereceğiz.
Temiz içme suyu bir insan hakkıdır. Şebeke suyunu içilebilir hale getirip her eve 1,5 m3 suyu ücretsiz vereceğiz.
Aylık 2.000-TL.’nin altında geliri bulunan veya geliri bulunmayan tüm vatandaşlarımıza ücretsiz toplu taşıma sağlayacağız.
Vatandaşların güvenliğini sağlayabilmek için, halen fiilen ortadan kalkmış olan mahalle bekçiliği ekibi uygulamasını etkinleştireceğiz.
Evsizler için her ilde sığınma evleri kuracağız.
Sokak çocuklarına ücretsiz barınma, eğitim, sağlık ve istemeleri halinde koruyucu aile hizmeti vereceğiz.
65 yaş üzeri vatandaşlarımıza yurt içi tüm ulaşım araçlarında %50 indirim sağlayacağız. Lojman tahsis edilemeyen kamu personeline atandıkları ildeki emsal kiralara göre kira yardımı yapacağız.
Çocuk Esirgeme Kurumlarında büyüyen ve 18 yaşını dolduran çocuklarımızın sokağa gönderilmeleri uygulamasına son verecek; talepleri halinde herhangi bir işe yerleşinceye kadar barınma ve diğer temel ihtiyaçlarının karşılanmasını teminen “Genç Evleri”ni kuracak, bu çocuklarımıza kamuda ve özel sektörde iş kontenjanı sağlayacağız.
DEVLET İTİBAR KARTI
Şehit ve gazilerin eş, çocuk, ana ve babalarına; Tüm devlet kurumlarının kamp, otel ve misafirhanelerinden ücretsiz yararlanma hakkı vereceğiz.
Elektrik, telefon, PTT hizmetlerinde %50 indirim sağlayacağız. Ulaşımda %50 indirim sağlayacağız (Tren, Uçak, Otobüs, Vapur) Sosyal konutlardan öncelikli yararlanma hakkı tanıyacağız.
EMEKÇİ KARTI
Kamu, özel sektör ayrımı olmaksızın iş kazalarında ölen veya malulen emekli olacak derecede yaralanan işçilerin eş, çocuk, ana ve babalarına; Tüm devlet kurumlarının, kamp, otel ve misafirhanelerinden ücretsiz yararlanma hakkı vereceğiz.
Elektrik, telefon, PTT hizmetlerinde %50 indirim sağlayacağız. Ulaşımda %50 indirim sağlayacağız (Tren,Uçak, Otobüs, Vapur) Sosyal konutlardan öncelikli yararlanma hakkı tanıyacağız.
Sosyal Konut Edindirme Projesi ;
TOKİ, valiliklerin, kaymakamlıkların, demokratik kitle örgütlerinin belirleyeceği ihtiyaca göre, aylık 2.000-TL.’nin altında geliri bulunan veya hiç geliri bulunmayan ailelere ve aynı koşullardaki 65 yaş üstü vatandaşlara tahsis edilmek üzere bölgesel sosyal konutlar yapacaktır.
Anadolu Evleri Projesi
Nüfusu 100.000’in altındaki her ilçede; her vatandaşın uygun fiyatla yararlanabileceği kaliteli konaklama, yemek, sosyal faaliyet imkânı sağlayan ANADOLU EVLERİ yaparak halkımızın hizmetine sunacağız.
ULUSAL SAĞLIK POLİTİKAMIZ
Herkese eşit ve ücretsiz sağlık hizmeti esasına dayalı ulusal sağlık sistemini inşa edeceğiz.
Kâr odaklı değil; insan odaklı sağlık politikaları uygulayacağız.
Doğumdan başlayarak her vatandaşımıza yılda bir kez ücretsiz sağlık taraması hizmeti sunacağız.
Hastanelerin işletme, hastaların müşteri, çalışanların köle olma devrine son vereceğiz. İlaç katılım payı ve muayene ücreti uygulamasını tümüyle kaldıracağız.
Tanısı konan hastalıkların tüm ilaç ve tedavi yöntemlerini, hiçbir gecikmeye mahal vermeksizin temin edeceğiz.
Ülkemizde doktorların nüfusa homojen şekilde dağılmasını sağlayacak; yeni hastanelerin inşasında devletin, hastanelerin döner sermaye ve yerel unsurların kaynaklarına başvurarak çözüm üreteceğiz. Doktorların hastaya kısıtlı bir süre ayırmalarını ve bakılan hasta sayısına göre gelir elde etmelerini öngören performans sistemini kaldıracağız. Kişisel sağlık verilerinin toplanması, izlenmesi, kalitesinin arttırılması, standartlaştırılması ve yaşam boyu kullanılabilir hale getirilmesi için Ulusal Sağlık Veri Tabanı oluşturacağız.
Birinci basamak sağlık hizmeti ve koruyucu sağlık hizmeti temel hedefimizdir. Sağlık sistemini yerelleştirerek Halk Sağlığı Merkezleri kuracağız.
İlaç, tedavi yöntemi, teknolojik ekipman anlamında dışa bağımlılığı sonlandıracağız.
Etkili ve süratli AR-GE çalışmaları ile ülkemizde çeşitli tıbbi cihaz üretimini sağlayacağız. Tüm ülkede hastanelerde eşit standardizasyonu sağlayacak; sağlık hizmetlerinde kaliteyi arttıracağız.
Sağlık harcamalarında Devlet’in maliyetini düşüreceğiz, vatandaşa maliyeti kaldıracağız. Sağlıkta ve her alanda Torba Yasa uygulamasını kaldıracağız.
Sağlıkta taşeronlaşmaya son verip, kadrolu güvenceli çalışma sistemini getireceğiz
Sağlıkta iş-gelir güvencesi ve güvenli çalışma ortamı sağlayacağız
İlaç israfını önleyecek; akılcı ilaç kullanımını sağlayacağız
Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet eylemleri bakımından uygulanacak cezaların caydırıcı olmasını sağlayacağız
Sağlık çalışanlarına demokratik, rahat çalışma ortamı ve mesleki bağımsızlık sağlayacağız
Sağlıkta yap, işlet, devret dönemine son vereceğiz.
Sağlıkta performans sistemine son vereceğiz
Kamu Hastane Birlikleri Yasasını kaldıracağız ve hastanelerin demokratik, özerk ve nitelikli yönetimini sağlayacağız.
Mesleki gelişimi özendirici ve destekleyici bir sağlık sistemi kuracağız
Tüm sağlık hizmetlerini ve tıp eğitimini standardize edeceğiz.
Önleyici ve koruyucu sağlık hizmetinin gereği olarak il ve ilçelerde sağlık meclisleri kuracağız ve okullarda çocuklara ve velilere yönelik ücretsiz bilgilendirme seminerleri düzenleyeceğiz
Gezici Sağlık Birimleri oluşturarak sosyal adaletsizlikten dolayı dışlanan ve yeterince sağlık hizmeti elde edemeyen vatandaşlarımıza sağlık hizmeti ulaştıracağız. İşyeri hekimliğini geliştirecek ve yaygınlaştıracağız.
Hastanelerde yığılmaların önüne geçmek amacıyla, evde sağlık hizmetinin nicelik ve niteliğini arttıracağız.
Tedavisi ev ortamında sürdürülebilecek hastalara evde ücretsiz hemşirelik ve rehabilitasyon hizmeti vereceğiz.
Sağlıklı gebelik ve sağlıklı bebek bakımı için annelere eğitim vereceğiz.
Ücretsiz poliklinik, aile planlaması, sağlık danışma, psikolojik danışmanlık, hasta nakil ve cenaze hizmetleri vereceğiz.
Sosyal güvencesi olmayanlara tedavi gereği ilaç dağıtımı yapacağız.
Başta “inatçı kekemelik” olmak üzere her tür kekemelik tedavi giderlerini sosyal sigorta kapsamına alacak; yeterli sayıda dil terapisti istihdam ederek; verilecek hizmete uygun tedavi alanlarını oluşturacağız.
Her türlü tıbbi cihaz alımında israfa son vereceğiz.
Üniversite ve eğitim hastanelerinin işletmeye dönüştürülmesine yönelik uygulamalara son vereceğiz.
Hızır acil 112 hizmetlerinde özelleştirmeye son verecek; bu hizmetin ihtiyacı karşılayacak düzeyde Devlet eliyle yürütülmesini sağlayacağız.
Tıp eğitiminin nitelikli hale getirilmesi ve belli merkezlerde toplanması için gerekli düzenlemeleri yapacağız.
Kadrosuz hasta bakıcı çalıştırılmasına son vereceğiz ve kadro güvencesi vereceğiz. Eğitim kurumlarında insanca asistanlık devrini getireceğiz
Kanser, şişmanlık, hipertansiyon, şeker hastalığı, kemik erimesi, demans hastalıklarını önlemeye yönelik iletişim ve eğitim merkezleri kuracağız.
Her türlü bulaşıcı hastalıklar konusunda toplumsal bilinci arttırmaya yönelik eğitimler vereceğiz.
Sağlık alanında demokratik kitle örgütleri ile birlikte alınacak ortak kararlar doğrultusunda yeniden yapılanma sağlayacağız.
Sağlık konusunda erken yaşlarda bilinç oluşturmak ve çocuklarımızı ilerde karşılaşabilecekleri sağlık problemlerine hazırlıklı hale getirmek için temel eğitime zorunlu sağlık derslerini dâhil edeceğiz.
Vatandaşlarımızın acil durumlarına cevap verebilmek için 112 acil servislerini modern tıbbın gerektirdiği şekilde tam donanımlı ve eğitimli kişilerden oluşturacak; kar paletli ambulans, helikopter ve uçak ambulansı, deniz ambulansı ve motosikletli acil müdahale ekipleri tesis edeceğiz.
Tüm özel hastanelere ve her branşta SGK ile anlaşma yapma zorunluluğu getireceğiz. Organ bağışını teşvik edeceğiz.
Serbest eczacılık alanında yaşanan sorunları, ilgili meslek odalarının görüşlerini de almak suretiyle çözeceğiz.
Hekimlerin ve diğer tüm sağlık çalışanlarının yaptıkları görevin önemine uygun bir gelire kavuşmalarını sağlayacağız.
ULUSAL EĞİTİM POLİTİKAMIZ
Planlamaya dayalı ve ülkemizin öz kaynaklarıyla teknoloji üretimi yapmasını sağlamaya yönelik eğitim sistemini kuracağız.
Her çocuk, ilköğretimden üniversiteye ücretsiz eğitime kavuşacak.
Köy Enstitülerinden ilham alarak, önceliği öğretmen yetiştirmek olan Anadolu Eğitim Enstitüleri’ni kuracağız.
Atama bekleyen tüm öğretmenleri koşulsuz atayacağız.
Ücretli öğretmenlik uygulamasına son vereceğiz; halihazırda ücretli öğretmenlik yapanlara kadro güvencesi vereceğiz.
Formasyon uygulamasına son vereceğiz.
Tüm liselerimizin aynı statü ve müfredat ile eğitim vermesini sağlayacağız.
12 yıl kesintisiz eğitimi zorunlu; din dersini isteğe bağlı hale getireceğiz.
Tüm öğrencilerimizin en az bir yabancı dili yazıp, konuşabilmelerini sağlayacağız. İlköğretimdeki çocuklarımızın temel hak ve hürriyet bilincini oluşturmak için vatandaşlık, insan hakları ve temel hukuk içeren eğitim müfredatı uygulayacağız.
Tüm okulların fiziki koşullarını standardize edeceğiz. Çocuk Üniversitelerinin sayısı arttıracağız.
Şehit ve gazi çocuklarına eğitim hayatları boyunca tam burs vereceğiz.
Dar gelirli veya kırsalda yaşayan ailelerin çocuklarının faydalanabilmesi için illere yatılı temel eğitim merkezleri kuracağız.
Her devlet okulunda, ücretsiz yemekhaneler açacak, öğrencilerin yaş ve gelişim durumları dikkate alınarak uzman kişiler tarafından hazırlanan programlarla sağlıklı beslenme ve gelişimlerini sağlayacağız.
Her devlet okulunda sağlık merkezi oluşturarak, bu okullarda eğitim gören öğrencilere ücretsiz tedavi hizmeti ve ilaç verilmesini sağlayacağız.
Üstün yetenek ve zekâya sahip çocuklar için;
- Tanılama ve tespit sürecini yeniden yapılandırarak, çocuk doktorları ve aile hekimlerinden başlayan bir erken tespit sistemi oluşturacak; tespit sürecinin adil ve doğru yapılabilmesi için eğitimli ve yetkili kişilerin Türkiye koşullarına uyarlanmış bir test ile bir merkeze bağlı halde güvenilir bir şekilde çalışmasını sağlayacağız.
- Üstün yetenek ve zekâya sahip çocuklara ve ailelerine rehberlik hizmeti verilmesini, sosyal yaşamlarının sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi için toplumsal bilinci arttıracak görsel ve yazılı metaryallerin oluşturulmasını sağlayacağız.
-Özel eğitim ve müfredattan oluşan okullar açacak; Üstün Zekâlılar Öğretmenliği bölümünden mezun olan öğretmenleri açılacak okullara ve destek odaları olan okullara atayacak; bu bölümün üniversitelerde yaygınlaştırılmasını sağlayacağız.
-Özel okullar açılana kadar, kaynaştırma eğitimlerinin yeterince verilmesini ve okullarda destek oda servislerini zorunlu tutarak gerekli eğitsel materyal ve kaynakları sağlayacağız.
-Yurtdışında ülkemizi temsil etmek üzere yarışmalara katılmaya hak kazanmış çocukların tüm masraflarının devlet tarafından karşılanmasını sağlayacağız.
ÜNİVERSİTELERİMİZ
YÖK’ü kaldıracağız, üniversite özerkliğini getireceğiz.
Üniversitelerin öğrenci alımını, ihtiyaca göre planlayacağız. Diplomalı işsizliğe son vereceğiz.
Üniversite öğrenimini tamamen parasız hale getireceğiz.
Mesleki eğitim için talep ve not ortalamasına göre 2 yıllık teknik okullara sınavsız giriş imkânı sağlayacağız.
Teknik Okul mezunlarını, not ortalamalarına göre sınavsız 2 yıl daha okuma imkânı vererek lisans diploması ve yüksek tekniker ünvanı ile çalışma hayatına kazandıracağız. Üniversite öğrencilerinin barınma ihtiyacını karşılamak için üniversite bölgesinde devlet yurtları açacağız. Yoksulluk sınırın altındaki ailelerin çocuklarına, hiçbir sınır olmaksızın Devlet yurtlarında barınma sağlayacağız.
Üniversitelere tüm öğrencilerin ücretsiz olarak yararlanabileceği yemekhaneler açacağız. Özel sektöre devlet garantisi ve sübvansiyon vererek kaliteli ve ucuz yurt imkânı yaratacağız.
Üniversiteleri bilimsel kurumlar haline getirecek; özgür düşüncenin ve demokratik atmosferin oluşmasını sağlayacağız.
Üniversitelerde yerli teknolojinin üretime yansıtılması için gerekli bütün düzenlemeleri ve uygulamaları destekleyeceğiz.
Kadroların oluşturulmasında objektif ve bilimsel kriterleri uygulayacak, keyfi uygulamaları kesinlikle sonlandıracağız.
Akademik kadronun bilimsel çalışmalar yapmasını teşvik ederek ücretleri akademik ve bilimsel performansa göre belirleyeceğiz.
Öğretim üyelerimizi mesleki kariyerlerine uygun yaşam standardına kavuşturacağız. Araştırma görevlilerinin mesailerini akademik çalışmalar dışındaki alanlarda kullanmalarına neden olacak görevlendirmeleri engelleyeceğiz.
Her üniversite için, öğrencilerin ücretsiz yararlanabileceği eğitim ve tatil kampları kuracağız.
ÇALIŞMA HAYATI VE SENDİKALAR
Sendikalar demokratik sistemin vazgeçilmez bileşenlerinden birisidir.
Türkiye tarafından sırasıyla 25 Şubat 1993 ve 8 Ağustos 1951 tarihlerinde onaylanan 87 (Sendika Özgürlüğü ve Örgütlenme Hakkının Korunması) ve 98 (Örgütlenme ve Toplu Pazarlık Hakkı) Sayılı ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) Sözleşmelerinde ve Birleşmiş Milletler’in ilgili Sözleşmelerinde ifade edildiği şekliyle tüm çalışanlar;
- Önceden izin almaksızın sendika kurma hakkına,
- Özgür iradesiyle seçtiği bir sendikaya üye olma hakkına sahiptir. Çalışanlar;
- Bir sendikaya üye olmaya veya ayrılmaya zorlanamaz, sendikal faaliyetleri nedeniyle işten çıkarılamazlar,
- En temel sendikal haklardan birisi olan grev hakkından faydalanırlar. Grev hakkı keyfi bir şekilde sınırlandırılamaz veya ertelenemez.
- Zihin ve beden bütünlüğü içerisinde sağlıklı, güvenli ve insan onuruna yakışır koşullarda çalışma hakkına sahiptirler.
Başta 6356 (Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu), 4857(İş Kanunu) ve 4688 (Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu) Sayılı Kanunlarda olmak üzere, çalışma hayatında mevzuat ve zihniyet değişikliğine gidecek ve sendikaların önünde tüm bu konulardaki engelleri kaldıracağız.
Mevcut kanunların uluslararası normlara uygun hale gelmesini sağlayacağız.
Çalışma hayatına ilişkin yapılacak tüm değişikliklerde sosyal diyalog kurumlarını işletecek ve sosyal taraflarla birlikte hareket edeceğiz.
Kiralık işçi ve esnek çalıştırma modellerine, sendikal örgütlenmenin engellenmesine ve kötü çalışma koşullarına izin vermeyeceğiz.
Taşeron işçilerin tamamını geçmişe dönük kazanılmış haklarını da gözeterek kadroya alacak, kamu ve özel sektör ayrımı yapmaksızın taşeron uygulamasına son vereceğiz.
Kıdem tazminatında bir yıllık çalışma koşulunu kaldıracak, kıdem tazminatını herkes için alınabilir bir hak olarak güvence altına alacağız.
Çalışma hayatı ile ilgili mevzuatı buna göre değiştirecek, adil ücretten, eşit işe eşit ücret ilkesine ve çalışma koşullarından örgütlenme özgürlüğüne kadar tüm bileşenleriyle ILO’nun insan onuruna yakışır iş projesini hayata geçireceğiz.
Çocuk ve kaçak işçi çalıştırmayı sona erdireceğiz.
Bankacılık sektöründe olduğu gibi daha pek çok sektörde yoğun bir şekilde yaşanan ve yasal fazla çalışma sürelerini aşan çalıştırmaları; ağır cezai yaptırımlara bağlayacağız. Grevli toplu sözleşme hakkı da dâhil olmak üzere işçi memur ayrımı yapmadan tüm çalışanları aynı sendikal hak ve özgürlüklerden faydalandıracağız.
Vatandaşlarımız yükseltilen emeklilik yaşının yanında, gelecekte alacağı aylıkların giderek azalacağı endişesiyle yaşamak zorunda kalmaktadır.
Sigortalıların çalıştıkları süre ve yatırdıkları prim miktarına bağlı ve eşitliği gözeten bir sosyal güvenlik sistemi getireceğiz. Statü farklılıklarına son verecek, emekli aylıklarının hesaplanmasında norm ve standart birliği oluşturacağız.
Memura grevli sendikal hak vereceğiz.
Memurlara ödenen aylık maaşın, ödeme kalemleri arasında ayrım gözetmeksizin tamamını emeklilik keseneğine tabi kılacak ve emekli maaşları ile çalışan maaşları arasındaki uçurumu ortadan kaldıracağız.
Tüm iş kollarında, Yasa ile belirlenecek standarda uygun AR-GE merkezi kuran ve faaliyetlerini buna göre geliştiren işverenlere proje bazında vergi indirimi ve istihdam teşviki sağlayacağız.
Aynı işi yapan kadın-erkek veya geçici-kadrolu arasında ücret farkına izin vermeyeceğiz. Kış sezonunda işten çıkarılan turizm ve inşaat gibi sektörlerde çalışan mevsimlik ve kampanya işçilerinin istihdamını sürekli kılmak amacıyla, fiilen çalışmadıkları dönemde de SGK primlerinin ödenmesini teminen işverenlerce ödenen primleri işverenin gelir vergisinden mahsup edeceğiz.
Sanayi dalgıçları ve sualtı çalışanlarını Deniz İş Kanunu’nda tanımlayacağız.
Bireysel su ürünleri avcılarını Profesyonel Sualtıadamları Yönetmeliği kapsamından çıkaracağız.
Deniz çalışanlarının 2008 yılında kaldırılan “yıpranma payı”nı yeniden düzenleyeceğiz. Gemi Adamları Yönetmeliğinde belirtilen ve emek kaybına yol açan mecburi dinlenme süresi şartlarını yeniden düzenleyeceğiz.
Ticari dalış merkezleri ve çalışanları ile ilgili yeni genel düzenleyici işlem düzenleme yapacak; Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu’nun yetkisinden ve Amatör Sporlar Yönetmeliği kapsamından çıkaracağız.
Üniversite öğrencisi gençlere dönüşümlü çalışma imkânı sağlayacağız. Bu kapsamda,
işverene prim muafiyeti tanıyacağız.
Ailelerin çocuklarını çalıştırmalarına engel olmak için, yeni gelir kaynaklarına ulaşmalarını teminen meslek edindirme eğitimi verilmesini sağlayacağız.
İŞ GÜVENLİĞİ
Bilinçsizce artan kâr hırsı nedeniyle, ülkemizde çalışan kesim giderek daha kötü koşullarda çalışmak zorunda kalıyor. Ülkemizde özellikle maden, metal, gemi inşaatı ve inşaat sektöründe olmak üzere yaşanan iş kazaları bu aşırı kâr hırsının sonucunda ortaya çıkıyor. Bu çerçevede; çalışanların sağlıklı ve onurlu bir şekilde yaşaması için gerekli tüm yasal düzenlemeleri yapacağız. İşçi sağlığı ve güvenliğinde ILO normlarının uygulanmasını sağlayacağız.
İşçilerin; özgür iradeleriyle üye oldukları sendikalar aracılığıyla temsil edilmesini sağlayacak, böylece işverenle işbirliği içerisinde kendi iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almalarını ve denetime katkı sunmalarını sağlayacağız.
“Güvenli İşyerlerini” mutlaka oluşturacak, ölümleri ve yaralanmaları durduracağız. İşçi sağlığı ve güvenliğine uymayan işverenleri en ağır şekilde cezalandıracağız.
İş sağlığı ve güvenliği sistemini, işverenden bağımsız bir yapıya kavuşturacağız. İşyeri denetleme sistemini işçi temsilcilerini de dâhil etmek suretiyle güçlendireceğiz.
“Çok tehlikeli grup” kapsamında değerlendirilen bütün işyerlerinde işçi sayısına bakılmaksızın, yaptırım gücüne sahip, işçilerin de temsil edildiği demokratik İşçi Sağlığı Ve İş Güvenliği Kurulları oluşturulmasını sağlayacağız.
İşçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili iç hukuk normlarını, uluslararası düzenlemeleri ve uygulama sorunlarını dikkate alarak yeniden ele alacağız.
Tüm toplu sözleşmelerde iş sağlığı ve güvenliğine yer verilmesini sağlayacağız.
ULUSAL MADEN POLİTİKAMIZ
Maden ve Madenci katliamını önleyeceğiz. Madenlerin sahibi Halktır.
Devlet’in soyulmasına imkân veren “hizmet alım sözleşmeleri” ve “rödovans sözleşmeleri”ni derhal sona erdireceğiz.
Madenlerimizi Devlet eliyle işletecek; denetleyecek; maden ocaklarını çağdaş teknolojiye uygun koşullara kavuşturacağız.
Madencilikte her türlü taşerona son vereceğiz.
Yer altı ve yer üstü kaynaklarımızın etkin biçimde korunması için Doğal Kaynaklar Bakanlığı kuracağız.
Ülkedeki Genel Havza Planlamalarını yeniden düzenleyeceğiz.
Öncelikle Soma’lı ve Ermenek’li madencilerimize kadro güvencesi sağlayacak ve geçmiş dönem işçilik alacaklarını ödeyeceğiz; sorumlulardan hesap soracağız.
Maden kazalarında ölen tüm işçilerin, geçmişteki maden kazalarını kapsayacak biçimde, “sivil şehit” olarak kabulüne dair genel düzenleyici işlem yapacağız.
ILO sözleşmeleri uygulama kılavuzlarını derhal uygulamaya geçireceğiz.
Soma’yı, maden meslek okulu, üniversite ve ARGE kampüsünden oluşan Ulusal Maden
Eğitim Merkezi haline getireceğiz.
Madencilik sektöründe, çevre dostu teknolojileri kullanacağız.
STAJYERLER
Tüm meslek gruplarındaki Stajyerlerin bedava işgücü olarak kullanılmasını önleyeceğiz. Stajyerlerin çalışma süreleriyle orantılı olarak asgari ücretin %50’sinden az olmamak kaydıyla ücret karşılığı çalıştırılması ve staj süresince SGK priminden muaf olacak şekilde sisteme kaydı konusunda yasal düzenleme yapacağız.
Stajyerlerin staj amaçları dışında çalıştırılmamaları konusunda caydırıcı önlemler alacağız.
ASKERLİK
Askerliği cinsiyet ayrımı yapılmaksızın kademeli olarak, profesyonel hale getireceğiz. Profesyonel askerliğin yanısıra vatan savunması için gönüllü askerlik uygulaması getireceğiz.
Bedelli askerlik uygulamasına son vereceğiz.
ASKERLER
Subay ve astsubayların görev tanımlarına uygun özlük hakları ile maaş ve tazminatlarını yeniden düzenleyeceğiz.
Uzman erbaşların, ilk üç sözleşmelerinin yenilenmesi halinde muvazzaf sınıfa alınmaları yönünde yasal düzenleme yapacağız.
Uzman erbaşların emeklilik hakkı ile ilgili kanuni düzenleme yapacağız.
Muvazzaf subay ve astsubayların orduda çalıştıkları branşlarla ilgili emeklilik sonrası sivil hayatta çalışmaları için gerekli belge ve sertifikaların verilmesini kolaylaştıracağız.
Emekli subay ve astsubayların özlük ve mali haklarında iyileştirme yapacağız.
Yüksekokul statüsüne geçiş yapan astsubayların, emekli astsubayları da kapsayacak biçimde intibaklarını yapacağız.
Fiilen komutanlık görevi yapan astsubaylara görev tazminatı ödenmesi konusunda yasal düzenleme yapacağız.
EMEKLİLER
En düşük emekli maaşını 2.000-TL. yapacağız.
Farklı kurumlardan alınan emekli maaşları arasındaki adaletsizliği giderecek, aynı kurumdan farklı tarihlerde emekli olmuş kişiler arasındaki maaş uçurumunu düzelteceğiz.
Emeklilerin hayat standardını yükseltecek, emekli maaşlarından tedavi ve ilaç giderleri başta olmak üzere ve her ne adla olursa olsun kesinti yapılmasını engelleyeceğiz.
Tüm emeklilere, devlet teşviki ile yılda bir kez tatil yapma imkânı sağlayacağız. Sosyal Güvenlik Destek Primi uygulamasına derhal son vereceğiz.
Tüm emeklilerin ihtiyaç duymaları halinde yararlanabilecekleri, sağlık, bakım, beslenme, kültür, sosyal faaliyet hizmetleri içeren İKİNCİ BAHAR EVLERİ kuracağız.
Özel sektöre de bu konuda teşvik sağlayacağız.
POLİS TEŞKİLATI
Çalışan ve emekli Polislerin özlük ve mali haklarını düzelteceğiz.
Polis Teşkilatını Devlet Memurları Kanunu kapsamından çıkarıp, özel bir personel kanununa bağlayacağız.
Polisin Sendikal faaliyetlere katılarak hakkını arayabileceği, sesini duyurabileceği bir sistem kuracağız.
Polis teşkilatını; siyasi otoritenin değil, devletin kolluk gücü olarak çalışması ve siyasi baskıdan kurtarılması için özerk bir yapıya kavuşturacağız. Tarafsızlığı yasal güvence altına alacağız. Keyfî, subjektif disiplin cezası, atama, terfi uygulamalarına son vereceğiz.
Polis teşkilatının yapısını, görev ve yetkilerini günün koşullarına uygun olarak yeniden düzenleyeceğiz.
Yönetici kadroların ehil ve adil olması esastır. Polis Teşkilatını yöneten kadroları meslek içerisinden, liyakat esasına göre, belli sürelerle atayacağız.
Polis teşkilatında branşlaşma ve uzmanlaşmayı sağlayacağız.
Polisin çalışma saatlerinde keyfi uygulamalara son vereceğiz. Fazla çalışma süreleri için ayrıca mesai ücreti ödeyeceğiz.
Polis teşkilatını, insan hakları ve mesleki etik temeline dayandırılmış çağdaş eğitim sistemine kavuşturacağız.
Ast-Üst ilişkilerinde keyfi muameleleri ve devlet imkânlarının kişisel kullanımını önleyecek etkin bir denetim mekanizması kuracağız.
Polise görev süresince, gerektiği ölçüde görev alanı ve çalışma koşullarını gözeterek düzenli biçimde psikolojik destek sağlayacağız.
TAKSİ ŞÖFÖRLERİ
Taksicilerin can güvenliğini sağlayacak önlemler alacağız.
Taksilerde panik butonunun yanısıra yolcu ve şoförü ayıran kabinli taksi sistemine ve taksi takip sistemine kademeli olarak geçilecek düzenleme yapacağız.
Taksi ve servis şoförlerine sosyal güvence zorunluluğu getireceğiz.
ŞEHİR PLANLAMASI
Yeni şehirler kuracağız.
Şehir planlamasına öncelik verecek; geliştirilen tüm projelerde, kamu yararı ve planlama ilkelerine kesin biçimde uyulmasını sağlayacağız.
Yerel Yönetimlerde belli sayıda şehir planlamacısı çalıştırma zorunluluğu getirecek; yeni
kurulan bölgelerin gerek altyapı ve gerekse üstyapısının geleceğe dönük projelerle inşasını sağlayacağız.
Şehir planlama projelerini; ekonomik, toplumsal, fiziksel, doğal ve çevresel koşulları birlikte değerlendirerek; başta ulaşım kararları olmak üzere, olası çevresel etkileri analiz ederek kent planı ile uyumlu hale getireceğiz.
Kentlerdeki ortak hafıza mekânlarının yaşatılması ilkesine dayalı ve Ankara Saraçoğlu Mahallesi gibi tarihi yapıların çirkin yapılaşmaya kurban edilmesini önlemeye yönelik kentsel planlama yapacağız.
Kentlerimizin yeşil alanlarının çoğaltılması, parkların, oyun ve spor alanlarının sayılarının artırılması, bisiklet yollarının yapılması, engelli dostu yerleşim alanlarının yaratılması için gerekli düzenlemeleri yapacağız.
Kentteki doğal alanları, ormanları koruyacak ve bunun yanısıra, başta heykel olmak üzere, sanatın estetiğini ve kaynaştırıcı gücünü kentlerin dokusuna yansıtacağız. Taksim’de Gezi Parkının çevresinde bulunan trafiğe kapalı alanı tümüyle ağaçlandıracak ve öldürülen gençlerimizin anısına Gezi Anıtı yapacağız.
Tüm kentlerde, rant amaçlı yok edilen yeşil alanları yeniden yeşertecek, her kent
merkezinde vatandaşlarımıza nefes alabilecekleri yeni yeşil alanlar yaratacağız.
Şehirleri, halkın demokratik olarak kendisini ifade etmesine olanak veren geniş kamusal alanlar niteliğindeki meydanlara kavuşturacağız.
İfade ve toplanma özgürlüğü bakımından simgeleşmiş ve toplumun ortak hafızasında yer etmiş, tarihe mal olmuş kent mekânlarını ve meydanlarını muhafaza edeceğiz.
Dünyada, kentte yaşayan nüfusun, kırsalda yaşayan nüfusu geçtiği gerçeğinden hareketle akılcı kentleşme ve kırsal alan politikaları izleyeceğiz.
Mardin, Muğla, Safranbolu, Kapadokya vb. özgün mimari özelliklerin korunması ve geleceğe taşınması amacıyla yerel yönetimlerden başlayacak kademeli denetim sistemi getireceğiz.
İmar rantına son vereceğiz.
Kentsel Dönüşüm Uygulamasında;
Tarihsel birikimin, kültürel zenginliğin ve doğanın muhafazasını esas alacağız.
Kentsel dönüşüm uygulamasını bina bazında değil; en az ada bazında planlayarak yürüteceğiz.
Yeniden yapılanmayı teknik altyapı ve sosyal donatı tesisleri ile birlikte planlayacağız. Projelerde temelde, can güvenliğinin sağlanmasını ve yaşam düzeyinin yükseltilmesini amaçlayacak; tüm yapılaşmalara yönelik güçlü, kamusal yapı denetim sistemini yaşama geçireceğiz.
Konut edinme koşullarını proje alanında yaşayanların ödeme gücü oranında düzenleyecek, bu kapsamda projelere doğrudan kamusal kaynak aktarımı da yaparak uygulamaların tüm kesimler açısından dışlama ve tasfiyeye neden olmasını önleyeceğiz. Geri ödemeleri iskân sonrasına erteleyeceğiz.
Dönüşüm projelerinde, doğal, tarihi ve kültürel değerleri koruyarak ormanlar, meralar, sulak alanlar, kıyılar ve tarım alanlarını yapılaşma dışında tutacağız.
Proje uygulamalarında, meslek odalarının, sivil toplum kuruluşlarının, üniversitelerin görüş ve önerilerini gözeteceğiz.
Şehrin bir ucundan diğer ucuna yürüyerek ulaşabilmenin medeniyet göstergesi olması dolayısı ile coğrafi yapısı mümkün olan tüm şehirlerde bu imkânı sağlayacağız.
YEREL YÖNETİMLER
Üniter yapıyla uyumlu, yerel düzeyde demokratik katılımın sağlandığı yerel yönetim sistemi geliştireceğiz.
Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve mali yapılarının sağlamlaştırılması, yerel sorunların çözümünde yerel yönetimlerin yetkilendirilmesine yönelik düzenlemeler yapacak; yerel ve bölgesel sorunların çözümünde doğudan batıya, kuzeyden güneye her bölgede, yöre insanına yetki ve sorumluluk vereceğiz.
Mevcut “kent konseyleri”ni geliştirecek; çağdaş kamu yönetim anlayışı çerçevesinde, yönetişim modeli gereği yerel yönetimlerin güçlenmesi, güçlenen yerel yönetimlerin karar ve denetim süreçlerine toplumsal uzlaşma ve katılımın sağlanması temel hedeflerimizdendir.
Muhtarlık Binalarını standart hale getireceğiz.
Muhtarlarımızın sigorta primleri ile muhtarlık binalarının ısınma, aydınlatma, havalandırma ve haberleşme ve su giderlerini yerel yönetimlerin karşılamasını sağlayacağız.
ULAŞIM
Aylık şehir içi toplu ulaşım giderlerini, asgari ücretin % 10’unu geçmeyecek ve öğrencilerde bu oranın yarısı olacak şekilde düzenleyeceğiz.
Engellilerin toplu ulaşımdan ücretsiz yararlanmalarını sağlayacağız.
Toplu ulaşım araçlarında engellilerin kullanımına yönelik fiziki iyileştirmeler yapacağız.
Otoyollardan HGS-OGS adı altında alınan harçları, sadece ulaşım ağının geliştirilmesine tahsis edeceğiz.
Toplu ulaşım araçlarının sürekli modernizasyonunu ve denetimlerini sağlayacağız. Çevresel sorunlar ile küresel iklim değişikliği olgusunu göz önüne alarak “çevresel sürdürülebilir ulaştırma politikaları" geliştirecek; çevreye daha az zararlı demiryolu, deniz yolu ve içsuyolu taşımacılığını etkinleştireceğiz.
Şehirlerarası ulaşım ve gerek yolcu ve gerekse yük taşımacılığında, deniz ve demiryolunu esas alarak bu konuda yatırım yapacağız.
Şehir içi toplu taşımada metro ve raylı sisteme öncelik verecek; toplu taşımayı etkin kılacağız.
Toplu taşıma araçlarında yerli üretimi teşvik ederek, yerli araç kullanımını kademeli olarak zorunlu hale getirecek düzenlemeler yapacağız.
Sadece karayoluna bağımlı bir ulaşım anlayışı yerine kombine sistemlerden özellikle de raylı sistemden yararlanacağız.
Ulaşımda 2. demirağlar hamlesini başlatacak; Orta Asya’ya kadar uzanan DEMİR İPEK YOLU projesini hayata geçireceğiz.
Öngördüğümüz alternatif enerji kaynaklarıyla elektrik maliyetini düşürecek, elektrikli hatlarını ülkemizin her köşesine ulaştırarak ucuz taşımacılığı sağlayacağız.
Ulaşımda yeşil enerjiyi destekleyecek; elektrikli küçük araç üretimini ve özellikle gençlerin kullanımını teşvik edeceğiz.
İklim ve coğrafi yapının elverişli olduğu bölgelerde ulaşımda bisiklet kullanımını yaygınlaştıracak; bisikletlere mahsus yollar ve bisiklet rampaları yapacağız.
Ulaşımda, maksimum can ve mal güvenliğini temin etmeye yönelik önlemler alacağız. Ulaşımdan kaynaklanan çevre ve gürültü kirliliğinin önlenmesi için kentlerde motorlu olmayan araç kullanımını özendireceğiz.
Havayolu ve demiryolu taşımacılığında gürültü emisyonunu düşürecek önlemler alacağız. Alternatif ulaşım sistemleri kurmak için AR-GE çalışmalarını gerçekleştireceğiz.
Trafik mühendisliği (Altyapı), trafik eğitimi, trafik mevzuatı ve denetimi, trafik kazası sonrası acil yardım ve kurtarma alanlarında trafik güvenliği konusunda hedef tespitine dayalı uzun vadeli ulusal politikalar ve bunlara uygun stratejilerin uygulayıcısı olacağız.
ÇEVRE POLİTİKASI
Çevre sorunlarını ortaya çıkmadan engellemeyi hedefleyen “Önleyici Çevre Politikası”nı uygulayacağız.
İklim değişikliğinin yarattığı tehditleri ortadan kaldırmak için mücadele etmek, Türkiye’nin sera gazı üretimini azaltmak temel hedeflerimizdendir.
Endüstriyel ve kentsel kirlenmenin önüne geçilmesi, havanın ve suyun korunması için gereken tüm önlemleri alacağız.
Yaşam alanlarımızın akciğerleri olan ormanlarımızın, Anayasaya göre halkın olan sahillerimizin yağmalanmasına, satılmasına, kiralanmasına izin vermeyeceğiz.
Anadolu’ya özgü endemik bitkilerin, hayvan türlerinin ve doğal yaşamın korunması için özel düzenlemeler yapacağız.
Tüm canlıların yaşam hakkını savunuyoruz ve toplumda doğanın haklarına saygı duyma ve bu hakları savunma bilincini oluşturacağız.
Ormanlarımızı yangından korumak için gerekli önlemleri alacağız.
Orman alanlarında yapılaşmaya kesinlikle izin vermeyecek; ağır cezalar getireceğiz.
ULUSAL ENERJİ POLİTİKALARI
Ulusal, çevre ile dost yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanmak amacını taşıyan bilimsel çalışmalara ve uygulamalara destek vereceğiz.
Ülkemizin doğalgaza bağlı elektrik enerjisi üretiminin çeşitlendirilmesini ve bu şekilde dışa bağımlılığın azaltılmasını sağlayacağız. Bu kapsamda; Güneş, Rüzgâr, Jeotermal ve atıklardan çevreye duyarlı enerji üretimine ve kullanımına ağırlık vereceğiz.
Güneş enerjisi kullanımında hem ucuz enerji tüketimini sağlamak ve hem de görüntü kirliliğini önlemek amacıyla şeffaf güneş panelleri kullanımını teşvik edeceğiz.
Yenilenebilir enerjiyi yaymak ve doğayı korumak amacıyla ticari alanlarda inşa edilecek tüm yeni binaların çatısında güneş paneli veya bitki bulundurulmasını zorunlu kılacağız. Yerkabuğunun çeşitli katmanlarındaki sıcak su, buhar, gaz ve sıcak kuru kayalardan yenilenebilir, sürdürülebilir, ucuz, tükenmez, çevre dostu, yeşil, birincil enerji kaynaklarından faydalanacak; hâlihazırda ülkemizin mevcut jeotermal ısı potansiyelinin yaklaşık % 12,3’ü olan 3881 MWt ısı enerjisinin açığa çıkarıldığını gözeterek, jeotermal ısı potansiyelini en verimli biçimde değerlendireceğiz.
Enerjisi ve teknolojisi günümüz dünyasında bütün ülkeler ve çevreler tarafından kabul görmüş, faydası tartışılmaz, temiz ve yenilenebilir enerji kaynağı olan rüzgâr gücünü de etkin ve verimli bir biçimde kullanacağız.
Tükenmez bir kaynak niteliğindeki, her yerde elde edilebilen, özellikle kırsal alanlar için sosyo ekonomik gelişmelere yardımcı olması nedeniyle uygun ve önemli bir enerji kaynağı olan atık enerjisi ile ilgili çalışmaları arttıracak; özellikle yerel yönetimlerin daha kontrollü ve bilinçli bir biçimde atık toplama işlemlerini yürütmesini sağlayacak; elde edilen atıkların işlenip enerjiye dönüşmesi için yatırımlara hız vereceğiz.
Güneş ve rüzgâr enerjisi üretiminde kullanılan makina ve ekipmanların da ülkemizde üretimi için gerekli teşvik yasalarını kısa zamanda çıkararak, bu sektörde istihdam edilecek teknik personel yetiştirilmesi için gerekli planlamaları yapacağız.
Doğayı tahrip eden ve doğa dengesini bozan HES ve TERMİK SANTRAL yatırımlarına müsaade etmeyeceğiz. Gerektiğinde halkın onayına sunacağız.
Elektrikli araç üretimi ve kullanımını teşvik edecek düzenlemeler yapacağız.
Elektrik ve doğalgaz dağıtım hizmetlerini özelleştirme öncesi standartlara yükseltip, etkin denetim mekanizması kuracağız.
Enerji sorununa kesin çözüm sağlamak için gerekli altyapı yatırımlarını yapacak; enerjinin verimli kullanılması ve enerji tasarrufu bilincini yerleştireceğiz.
Enerji tasarrufunu teşvik kapsamında; konutlarda 100 kw’nin altında kalan elektrik tüketim miktarlarına %20 oranında indirim uygulayacağız.
Hidroelektrik santraller başta olmak üzere EPDK tarafından verilen santral izinlerini gözden geçirecek; sektördeki gerçek yatırımcılar ile lisans ticareti yapanların ayrıştırılmasını sağlayacağız.
Gerçek ihtiyaçları belirleyeceğiz. Öncelikli tercihimiz doğanın korunması olacaktır.
Nükleer santral/santralların kurulması ile ilgili çalışmalarda bir yandan ülkemizin çıkarlarını diğer yandan da çevresel etkileri ön planda tutacağız.
Akaryakıt fiyatlarının hesaplanmasında uygulanan yöntemi gözden geçirecek ve maliyetteki yükselişin yansıdığı şekilde maliyet düşüşlerini de tüketici fiyatlarına yansıtacağız.
Akaryakıt üzerinden alınan vergileri ve vergilendirme politikalarını gözden geçireceğiz. Ülkemiz enerji politikalarına yön veren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nu yeniden yapılandırarak, koordinasyon eksikliğini ortadan kaldıracak ve ülke ekonomisi için hayati derecede önem taşıyan enerji üretimi, ithalatı ve fiyatlama politikalarını tüketicilerin lehine geliştireceğiz.
BİLİŞİM POLİTİKAMIZ
Hedefimiz, sorunlarını bilgiye erişerek ve bilgiyi kullanarak çözen, milli geliri arttırmak için bilgi üreten bilgi toplumuna erişmek olduğu kadar, çağın gerektirdiği bilişim ve iletişim ürünlerini tasarlayıp üretecek bilişim endüstrisinin geliştirilmesidir.
Kişisel verileri temel hak ve özgürlük başlığı altında Anayasal koruma kapsamına alacağız.
Bilişim Stratejisi, aslında ülkemizin büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Yerli yazılımı güçlendireceğiz.Kamu kurum ve kuruluşlarında yerli yazılım kullanımını zorunlu hale getireceğiz.
TÜRKSAT ve TÜBİTAK’ın temel amaç ve görevleri dışındaki işleri ihalesiz almalarına son verip, şeffaf ve etkin denetimlerini sağlayacağız.
Yazılım ihracatçısına destek ve teşvik sağlayacağız.
Yazılım vergilendirme mevzuatını yerli sanayici lehine düzenleyeceğiz.
İnternet abonelerinden alınan ilk tesis vergilerini ve Bilgi Teknolojileri Kurumu tarafından uygulanan ruhsatname ücretlerini kaldıracağız.
Yerli sermayenin güçlenmesini engelleyen vergi uygulamalarını sonlandıracağız.
Fikri mülkiyet mevzuatını bilişim konusunda geliştireceğiz. Mevzuatla bilişim ürün ya da hizmetlerinin lisanslanmasına olanak vereceğiz.
“İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun”u ulusal ve uluslararası içtihatlar ve demokratik kitle örgütlerinin görüşleri doğrultusunda, sadece bağımsız mahkemelerin karar mercii olarak kabul edileceği şekilde yeniden düzenleyeceğiz.
Uygulamada yetersiz olan mevzuatı geliştirerek “Bilişim SuçlarıYasası”nı çıkartacağız.
Elektronik İletişim Yasası’nı çıkaracağız.
On sekizyaşını dolduran her vatandaşımıza 5 yıl süreyle ücretsiz nitelikli Elektronik İmza vereceğiz.
Bilişim sektörünü, ulusal stratejik sektör ilan edeceğiz.
Ulusal Genişbant Ağı Stratejisini hazırlayacak ve uygulayacağız.
Fiber altyapıyı artırmaya ve geliştirmeye olanak sağlayacak düzenlemeler yapacağız. Türkiye’yi 4G teknolojisine hazırlayacağız.
Baz istasyonlarının kurulumunda maliyet hesabını değil halk sağlığını gözeteceğiz. TÜBİTAK AR-GE desteklerinde bilişim projelerine daha çok pay ayıracağız. Türkiye'de, AR-GE ve inovasyon esaslı üretim kültürünü oluşturacağız.
E-Devlet uygulamasından tüm vatandaşların faydalanabilmesi için İnternet Hizmet Durakları kuracağız.
Okullara güncel teknoloji ve altyapı sağlayarak tüm öğrencileri bilişim okur yazarı yapacağız.
Çocuklarımıza pedagogların çizeceği sınırlarla, ilkokuldan itibaren; yazılım, programlama, veritabanı eğitimi vereceğiz.
Çocukların internet ortamında istismarlardan korunması için uluslararası ölçekte önlemler alacağız.
“Genişband internet” hizmetlerini; elektrik, doğalgaz, su gibi her haneye ulaştıracağız. Genişband yatırımlarına yönelerek, eğitimden sağlığa kadar tüm alanlarda hizmetlerin genişband altyapısında geliştirilmesini ve sunulmasını sağlayacağız. Bu amaçla gerekiyorsa Evrensel Hizmet Fonu’nu kullanacağız.
Sosyal medyanın özgürlüklerini geliştirici, demokratik, sosyal ve kültürel hayatımızı zenginleştirici şekilde kullanımını sağlayacağız.
Kültür Toplumu Strateji ve Eylem Planı hazırlayacağız. Bu kapsamda kamunun elindeki telif hakkı gerektirmeyen her türlü bilgi ve belgeyi araştırmacıların ve bilim insanlarının erişimine açacağız.
Bilişim çalışanlarının hem kamuda, hem de özel sektörde özlük haklarını iyileştireceğiz.
DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ
Vatandaşlarımızın toplumsal yaşama, ekonomik ve siyasal karar alma süreçlerine katılımları ve katılımcı demokrasinin geliştirilmesi açısından demokratik kitle örgütlerinin çeşitlenmesini ve güçlenmesini teşvik edeceğiz.
Özellikle sendikalaşmayı destekleyeceğiz, sendikalaşma önündeki engelleri kaldıracağız. Demokratik kitle örgütleriyle yakın bir iletişim içinde çalışacağız.
Kamuda ve yargıda örgütlenmeyi destekleyeceğiz.
Emekçilerin hak ettikleri yaşam düzeyinde ve hak ettikleri ücret ve koşullarda çalıştırılması için örgütlenen işçi sendikalarının desteklenmesi, temel politikalarımızdan birisidir.
Yaşayan bir demokrasi için toplum yararına çalışan, özerk ve kamusal kimliğe sahip meslek örgütlerinin varlığı bir zorunluluk olup; Meslek Örgütleri ile işbirliği içinde çalışacağız.
Gerek anayasal ve gerekse yasal düzenlemelerde demokratik kitle örgütlerinin, ilgili sendikaların ve meslek örgütlerinin görüş ve önerilerini dikkate alacağız.
Yetkili kurullarda meslek örgütü ve demokratik kitle örgütü temsilcilerinin yer almasını sağlayacağız.
SOSYAL GÜVENLİK
Sağlığın bireyin toplum yaşamında önemi öncelikli olarak göz önünde öncelikli olarak bulundurulduğunda, tüm yurttaşlarımızın genel sağlık sigortası kapsamına alınması temel hedefimizdir.
Sosyal Devlet gereği politikalar oluşturmak vazgeçilmez ilkelerimizdendir.
Mevcut haliyle çağdışı kalmış bulunan işveren prim sistemini değiştirerek ve işverenleri ekonomik ölçütlere göre sınıflandırarak sigortalı primlerini buna göre belirleyeceğiz. İşveren primlerini çalıştırdığı işçi sayısına göre değil; ekonomik kriterlere göre yeniden belirleyeceğiz.
Sigorta prim borçlarının tahsilini teminen sık sık yapılandırma adı altında eksik gedik aflara yer kalmayacak çağdaş bir prim sistemi oluşturarak, bir yandan işverenleri ve sigortalıları ödeme güçlüğüne düşürmeyecek; bir yandan da primini düzenli ödeyenleri teşvik edeceğiz.
Kadın işçiler için doğum borçlanmasında tıpkı askerlik borçlanması gibi sigorta başlangıç tarihini öne çekeceğiz.
İşveren hissesinin yanı sıra sigortalı hissesini de devlet teşviki kapsamına alacağız. Adil olmayan emeklilik koşullarını sigortalılar lehine değiştireceğiz.
Devletin katkısını sisteme bağlayacak ve sigortalının gününe ve kazancına etki etmesini sağlayacağız.
Aylık bağlama oranlarını yükseltecek ve sosyal adaleti gerçekleştirmeye dönük olarak farklı aylıklar arasındaki uçurumu gidereceğiz.
Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve SSK maaşları arasındaki dengesizliği gidereceğiz.
Yine SSK içinde kendi aralarında dengesizlik gösteren 7 adet maaş bağlama sistemi olup, maaş bağlama sisteminin kendi içinde eşitlenmesi ve aynı sigortalı günü ve kazancı olana aynı maaşın bağlanması, bağlanan maaşın yıllar itibarıyla farklılaşmaması için gerekli düzenlemeleri yapacağız.
İşsizlik sigortasından mevcut haliyle ağır olan faydalanma koşullarını çalışanlar lehine değiştireceğiz.
Asgari ücretten kesilen primin sigortalı hissesini hazinenin karşılamasını sağlayacağız. Primsiz ödemeler sisteminin kapsamını daha da genişletecek; hak sahipleri olan muhtaç yurttaşların bu sosyal yardımdan faydalanabilme olanaklarını gerçekçi kıstaslara göre belirleyeceğiz.
Çalışma hayatının düzenli yapısını bozan ve haksız rekabet nedeniyle düzenli işçi çalıştıran işverenleri zor durumda bırakan, ülke ekonomisine ve sosyal güvenlik sistemine büyük kayıplar verdiren, kayıt dışı istihdama son vereceğiz.
ESNAF – SANATKÂR
Ülkemiz ekonomisinin yeniden yapılandırılması, gelir dağılımı adaletinin sağlanması, ülkede istihdamın çok önemli bir bölümünü oluşturan esnaf ve sanatkârlarımızın korunması, geliştirilmesi, güçlendirilmesi ve sorunlarının acilen çözülmesini sağlamak üzere;
- Esnaf ve sanatkârlarımız üzerindeki aşırı vergilendirmeyi kaldıracağız.
- Esnaf ve sanatkâr işletmelerinin kapanmalarının önlenmesi için zor durumdaki esnaf ve sanatkârımıza kısa, orta ve uzun vadeli çok düşük faizli kredi olanakları sağlayacağız.
- Esnaf ve sanatkâr üzerindeki yüksek oranlı sosyal güvenlik primlerinin oranlarını düşüreceğiz.
- Esnaf ve sanatkârlarımızın işletme maliyetlerinin düşürülmesi için önlemler alacağız.
- Esnaf ve sanatkâr odaları ve temsilcileri ile yakın işbirliği halinde sorunlarını tespit ederek gerekli düzenlemeleri yapacağız.
- Esnaf ve sanatkârların marka olarak büyümelerini teşvik edecek; markaların ortaya çıkmasını destekleyeceğiz.
- Esnaf ve sanatkârlarımıza proje bazında kontrollü teşvik ve hibe krediler vereceğiz. Turizm bölgelerindeki esnafın desteklenmesi kapsamında paket tur uygulamasını kaldırılması için turizm yatırımcıları ile beraber ulusal plan hazırlayacağız.
SANAYİLEŞME POLİTİKALARI
Sanayileşmenin gelişmesini teminen ithalata dayalı ekonomi politikasını terk edeceğiz. Sanayide teknolojiyi geliştirecek; yerli teknolojiyi destekleyeceğiz.
Sanayi ürünlerimizin ihracatına teşvikler getirecek; ihracatı kolaylaştıracağız.
Sanayi ürünlerimizin dış pazarlarda rekabet edebilmesi için üniversiteler ile sanayi tesisleri arasında ileri teknolojiler geliştirilmesi başta olmak üzere işbirliği olanaklarını geliştireceğiz.
Sanayileşmenin itici gücü olan milli teknolojinin geliştirilmesi konusunda araştırma, geliştirme ve teknik personel yetiştirilmesi için sektöre her türlü destek ve teşviki sağlayacağız.
Sanayileşmenin güçlendirilmesi ve bunun en önemli parçası olan yerli teknolojinin geliştirilmesi amacıyla sektörün önündeki hukuksal engellerin kaldırılması başta olmak üzere tüm konularda destekleyici önlemleri derhal alacağız.
Savunma, imalat, elektronik ve yazılım sektörlerinde atılım yapılmasını teşvik edeceğiz. Elektronik teknolojilerinin üretimine öncelik vereceğiz.
Yüksek katma değer ve istihdam sağlayan yatırım projelerine, yatırım indirimi ve teşvikler uygulayacağız.
Sanayinin tüm ülkeye dengeli dağılımını planlayacağız. İşgücünün niteliğini yükselteceğiz.
Sanayi şirketlerinin, finansman kaynaklarına erişimini kolaylaştıracağız. Sanayi alanında Ar-Ge harcamalarının arttırılmasını teşvik edeceğiz.
Beyin göçünü engelleyici önlemler alacağız.
Ülkemizin ileri teknoloji ürünlerinde, dünyanın en büyük üreticileri arasına girmesini sağlayacağız.
DIŞ POLİTİKA
Ülkemizin komşularıyla çatışma içine girmesine yol açan mevcut yanlış dış politikayı terk edecek ve “Yurtta Barış Dünyada Barış” ilkesi çerçevesinde dış politikayı yeniden biçimlendireceğiz.
Uluslararası ilişkilerde ülkelerin dostları ve düşmanları değil ulusal çıkarları olduğu bilinciyle, ülkemizin uluslararası alandaki itibarını artırmak için Türkiye Cumhuriyeti’ni bölgede demokratik ve istikrarlı bir ülke haline getireceğiz.
Kıbrıs sorunu ulusal bir sorun olup; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) ve Kıbrıs Türk halkının dünyadan izolasyonuna ve tecrit edilmesine yol açan insan haklarına aykırı haksız duruma son vermek için Kıbrıs Türklerinin eşit ve adil biçimde temsil edildiği, iki halkın ekonomik ve siyasi eşitliği temeline dayalı, iki bölgeli, iki eşit kurucu devletin oluşturacağı Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünü içeren yeni bir ortaklık oluşturma girişimlerine destek olacağız.
Münhasır Ekonomik Bölge Paylaşımlarının hakkaniyet esasına göre yapılması için aktif ve enerjik politikalar uygulayacağız.
Türkiye-Yunanistan ilişkilerini iyi komşuluk ve karşılıklı çıkarlar bağlamında geliştireceğiz. Batı Trakya’daki soydaşlarımızın Lozan ve diğer uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan haklarının ve ayrıca kültürel kimlik ve malvarlıklarının korunması için aktif bir politika izleyeceğiz.
Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız ve soydaşlarımızın yalnız bırakılmaması, hak ve çıkarlarının dünyanın neresinde olursa olsun takip edilip korunması, Türkiye Cumhuriyeti yurt dışı temsilciliklerinin ana görevlerinden olacak.
Özellikle Avrupa Birliği üyesi ülkelerinde uzun zamandır çalışmakta ve yaşamakta olan
Türklerin yasal haklarının titizlikle izlenmesi ve bunlar için gerektiğinde uluslararası hukuk yollarına başvurulması AB politikamızın öncelikleri arasındadır.
Akraba devlet ve topluluklar ile yakın işbirliği içine gireceğiz.
AVRUPA BİRLİĞİ POLİTİKAMIZ
Türkiye Cumhuriyeti’nin Avrupa Birliği’ne diğer üye ülkelerle eşit koşullarla üye olması, kırmızı çizgimizdir. Üyeliğin, Lozan Antlaşmasının içeriğine aykırı nitelikteki koşullara bağlanmasını kabul etmiyoruz.
Avrupa Birliği’ne üyelik sürecindeki müzakere fasıllarının yeniden görüşmeye açılması için etkin ve ritmik diplomasi geliştireceğiz.
Hedefimiz en kısa sürede, Türkiye’yi Avrupa Birliği üyeliği için şart koşulan bir ülke olmaktan çıkarmak; davet edilecek bir ülke konumuna getirmek, önümüzdeki dönemde ekonomik krizlerin daha sık, daha şiddetli ve daha yaygın olacağı öngörüsüyle ülkemizin ekonomilerin tecrübe edeceği sert dalgalanmalara karşı gerekli makro politika araçlarını muhafaza etmesini teminen Avro üyesi olmaksızın Avrupa Birliği üyeliğini gerçekleştirmektir.
ULUSAL GÜVENLİK POLİTİKASI
Meşru müdafaa amaçlı, barışı korumaya yönelik ve yaşamsal olmayan tüm savaşları cinayet olarak kabul ediyoruz. Politikamız, saldırı olmadığı takdirde mutlak barıştır.
Sınır güvenliğini derhal sağlayacağız, sığınmacı akınını iç güvenliği tehdit etmeyecek bir sistem içinde planlayacağız.
Çağdaş, etkin, demokratik gelenekleri içselleştirmiş, halkın beklentilerini ve güvenini sağlayacak iç güvenlik sistemini geliştirecek; iç güvenlikten sorumlu birimlerin iktidar tercihlerine göre belirlenmesine son vereceğiz.
İç güvenlik örgütlerini sadece kamu düzeninin değil, demokratik temel hakların güvencesi olacak şekilde eğitecek ve yapılandırılacağız.
Güvenlik sisteminin amacı, özgürlükleri yok etmek, baskı kurmak değil, özgürlükleri korumak olacak.
İç güvenlik örgütlerini görevlerinin gereği olan modern imkânlarla donatacak ve örgütlerin verimliliğini, etkinliğini ve saygınlığını arttıracağız.
Özgürlüklerin en büyük düşmanı olan terörle; nereden kaynaklanırsa kaynaklansın, hedefi ne olursa olsun mücadele edeceğiz.
Etnik, dinsel ve mezhepsel olmak üzere her türlü terör faaliyetini insanlık suçu olarak kabul ediyor ve silah bırakmayan terör örgütleriyle müzakere yapılamayacağına inanıyoruz.
Terörü sadece güvenlik güçlerinin çabasıyla değil sivil ve resmi tüm kurumların ortak katkısıyla önleyeceğiz.
Terörü bölgesel hedefleri için enstrüman olarak kullanan dış güçler için onurlu bir karşı duruş göstereceğiz.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin güçlü, eğitimli, profesyonel, modern araç, gereç ve silahlarla donatılmış olarak, terör dâhil tüm tehditlere karşı her zaman savunmaya hazır olmasını sağlayacağız.
Silahlanmada dışa bağımlılığı azaltacak tedbirler alacağız.
Türkiye’nin NATO ile olan ilişkilerini sürdürürken devamlı olarak ülke çıkarları ve karşılıklı yarar değerlendirmesi yapacağız.
Balkanlar, Kafkaslar ve Ortadoğu’da bulunan ülkelerin merkezi hükümetleri ile güvenlik ve istikrarın korunmasını hedefleyen işbirliği içinde olacağız.
Ülkemizin güvenliğini en üst seviyede sağlamak için Asya ve onun yükselen gücü Çin’le ticaretin yanında siyasi alanda da işbirliğini geliştirecek; Şangay İşbirliği Örgütü’nün aktif izleyicisi olmaya çalışacağız.
Ülkemizin Batı ile Doğu, Kuzey ile Güney arasında bir çatışma alanı olarak değil, küresel ve bölgesel güvenlik, istikrar ve işbirliğinin örtüştüğü bir alan olması için gereken her türlü tedbiri alacağız.
Bölgemizdeki silahlanma yarışının önlenmesi ve Kitle İmha Silahlarının yayılmasının
engellenmesi sürecine ve çalışmalarına katkı sağlayacağız.
Siber güvenlikte ulusal çözümlere öncelik vereceğiz ve teşvik edeceğiz.
SU POLİTİKASI
Küresel reçetelerin dışında ulusal çıkarları gözeten, sosyal taleplere duyarlı su kaynakları yönetim politikaları uygulayacağız.
Dicle ve Fırat nehirlerinin aşağı bölgesinde yaşanan belirsizliklerin suyun önemini arttırması karşısında, su kaynaklarının yönetimi ve sürdürülebilir su güvenliği için “Ulusal Su Stratejisi” oluşturacağız.
Küresel su politikalarına karşı su; toplumsal öncelikli bir değer olup, stratejik bir meta haline gelmiştir ve kamu mülkiyetinde ve kamu işletmeciliği denetiminde kalması bir zorunluluktur.
Su, sadece ekonomik bir meta olarak ele alınamaz ve küresel ticaret konusu yapılamaz. Suyun, ülkeler arasında savaş konusu değil barış aracı olarak kullanılmasını sağlayacak ikili ve bölgesel anlaşmaları ve ilişkileri güçlendireceğiz.
TÜRKİYE’DE SIĞINMACILAR SORUNU
Kendi ülkelerindeki iç savaş ve benzeri sorunlardan kaçarak ülkemize gelen sığınmacıları, sınır bölgelerinde oluşturulacak ve her türlü yaşamsal ihtiyaçlarının giderileceği tampon bölgelerde barındıracağız.
Ülkenin diğer bölgelerine yayılan ve herhangi bir iş bulamadığı için sokakları mesken edinen sığınmacıları da anılan tampon bölgelere yerleştireceğiz.
2011’den bu yana devam eden göç dalgaları neticesinde Suriye’den ülkemize gelen göçmenlerin, ülkelerine dönmeleri için etkin çalışmalar yürüteceğiz.
Göçmenleri kayıt altına alacağız.
Ülkemizde geçici olarak bulunan Suriyelilerin üreterek kendi yaşamlarını idame ettirmelerini sağlamak için gerekli altyapıyı ve yasal çerçeveyi hazırlayacağız.
Her savaşta olduğu gibi Suriye’de de kadınlara yönelik cinsel şiddetin bir silah olarak kullanılması gerçeğinden hareketle; bu şiddete maruz kalmış kadınların Türkiye’de rehabilitasyonuna yönelik düzenlemeler yapacağız.
Diğer yandan, Suriyeli kadınların Türkiyeli erkeklere ikinci eş olarak “satılması”nı ve seks işçiliğini önlemeye yönelik caydırıcı tedbirler alacağız.
UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE POLİTİKAMIZ
Uyuşturucu ile mücadelenin ilgili tüm kurumlarca işbirliği içinde yürütülmesini teminen, koordinasyonu sağlamak ve araştırma geliştirme çalışmaları yapmak üzere Uyuşturucu İle Mücadele Kurumu’nu kuracağız.
Uyuşturucu maddelere erişimi engellemek, bu maddelerin arz ve talebini ortadan kaldırmak, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerini etkinleştirmek, uyuşturucunun pençesine düşen vatandaşlarımızı topluma yeniden kazandırmak öncelikli hedefimizdir. Uyuşturucunun ülkemize girmesini engellemek amacıyla; kara, hava, deniz, demir yolları, gümrük kapıları ile genel sınırlarda yüksek teknolojiye sahip güvenlik önlemleri alacağız.
Kurumların ulusal ve uluslararası bilgi ve istihbarat paylaşımında aktif olmalarını sağlayacağız.
Uyuşturucu kullanan vatandaşlarımızın gerektiği şekilde tedavi edilebilmeleri için ülkemizdeki AMATEM’lerin sayısını arttıracak; Doktorların bu alanda uzmanlaşmalarını teşvik edeceğiz.
Tanı, tedavi ve rehabilitasyon yöntemlerini aileleri de kapsayacak biçimde geliştireceğiz.
Tıbbi ve sosyal rehabilitasyonun birbiri ile işbirliği içerisinde yürütülmesini sağlayacağız. Riskli bölgelerde Gençlik Merkezlerini yaygınlaştıracak, bu Merkezlerde danışmanlık hizmeti vereceğiz.
Uyuşturucudan kazanılan gelirleri ve mal varlıklarını müsadere edeceğiz. Uyuşturucu ile mücadelede kullanılacak kamu kaynaklarını arttıracağız. Uyuşturucu ile mücadele konusundaki mevzuatı geliştireceğiz.
Uyuşturucu ile mücadelede; yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve diğer paydaşlar ile işbirliği içerisinde hareket edeceğiz.
Uyuşturucu kullanımının önlenmesi için yaş gruplarına göre eğitim programları hazırlayacak; anaokulundan itibaren bu eğitim programını etkin biçimde uygulayacağız. Hapishanelere uyuşturucu girişini mutlak biçimde engelleyeceğiz.
18 yaşından küçüklere uyuşturucu temin edenlerin müebbet hapisle, bunlar öğretmeni, ebeveyni ve akrabasıysa ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması, uyuşturucu bulundurma ve içme suçlarının ağır hapislerle cezalandırılmasına yönelik yasal düzenleme yapacağız.
Çocukların hapislere atılmasını engelleyecek şekilde ıslah yasaları geliştirip, ıslah evlerini ceza çekilen yerler olmaktan çıkarıp, topluma yararlı gençlerin yetiştirildiği yerler haline getireceğiz. Uyuşturucu suçlarında iyi hal indirimlerini kaldıracağız, ancak kendi iradesi dışında, kandırılarak madde kullanmaya başlayanlar için ıslah programları düzenlenmesine yönelik için yasal düzenlemeler yapacağız.
Madde ve sigara kullanımını engellemek için ev ev gezerek aile bilgilendirmesi yapacak ekipler kuracağız.
Kentlerin suç merkezleri haline gelmiş fakir bölgelerinin gelişimi ve oradaki gençlerin eğitimi için okullar, spor salonları, kütüphaneler gibi merkezlerin öncelikli bu bölgelerde yapılması, kahvehanelerin ciddi denetim altına alınması, gecekondu bölgelerinin hızla ıslahı için gerekli yasal düzenlemeleri yapacağız.
Uyuşturucu temini ve satışına göz yuman kamu görevlileri için ağır hapis cezaları öngören yasal düzenlemeler yapacağız.
KÜLTÜR VE SANAT POLİTİKASI
Sanatın özgür ve özerk olmasını, çoğalmasını; Türkiye’de yaşayan herkesin kültür ve sanata ulaşabilmesini sağlayacağız. Tiyatro salonu olmayan il kalmayacak.
Sanata yönelik sansür, baskı ve yasaklamaları sona erdireceğiz.
Yüksek sanatsal niteliklere ulaşılmasının yolunun bağımsız, özerk kurulların varlığı ile mümkün olduğu inancıyla; yerel yönetimlerin çatısı altında özerk “Kültür ve Sanat Kurulları” kuracağız.
Toplumdaki ayrışmaları gidermek, dayanışmayı artırmak için gerek yerel, gerekse uluslararası alanda sanatın toplumla buluşmasını teminen özgün projeler, toplumun değişik kesimleriyle paylaşımlar, performanslar yapılmasını teşvik edeceğiz.
Kültür ve Sanat odaklı çalışmalara ağırlık verecek; kültür ve sanata ayrılan bütçeyi arttıracağız. Sanatı, “yap- işlet-kâr et” anlayışından kurtaracağız.
Kültür ve Sanat çevrelerinin görüşleri alınmadan bu konuda herhangi bir genel düzenleyici işlem yapmayacağız.
Sanatçıların telif hakları, sosyal güvenlik sorunları, korsan yayınla mücadele konularındaki mevcut mevzuatı, eksiklikleri gözden geçirerek demokratik ve çağdaş bir anlayışla yenileyeceğiz.
Türkçe yazılmış eserlerin farklı dillere çevrilmesini teşvik edeceğiz.
Müzik eğitiminin şekilcilikten kurtarılmasını sağlayarak, çocukların ve gençlerin enstrüman kullanmasını teşvik edeceğiz.
Kültürel mirasın, özellikle de yörelere mal olmuş kültür sanat değerlerinin korunması için etkili önlemler alacağız.
Müzeleri iyileştirecek, müze gelirlerini arkeolojik çalışmalara aktaracağız.
Sanata ve sanatçıya yönelik her türlü sansür, yasaklama ve baskıyı sonlandıracağız. Sanatçıların sosyal güvenlik sorunlarını çözecek; tüm sanat emekçilerini sosyal güvenlik şemsiyesi altına alacağız.
Özellikle dizi ve film setlerindeki, insan haklarına aykırı çalışma saat ve koşullarını önlemek amacıyla etkili ve düzenli denetim mekanizması işleteceğiz.
Kültür varlıklarımız olan tarihi sinemalarımızı ve tiyatrolarımızı koruma altına alacak, satılmalarına engel olacağız. Hâlihazırda satılmış olanları yeniden halkın hizmetine sunacağız.
İstanbul Taksim Meydanındaki Atatürk Kültür Merkezi’ni mimarisini koruyarak, kültürel ve sanatsal etkinliklerin gerektirdiği çağdaş donanım ile geliştirerek yeniden açacağız.
SPOR
Sporun yalnızca başarı değil, aynı zamanda bir sağlık çalışması ve hayatın bir parçası olduğu, spor ile yetişen bir neslin kendinden öncekine göre çok daha avantajlı olacağı bilincini geliştirecek; okul öncesi dönemden başlayarak, gençlik, orta yaş ve yaşlılıkta sporun uygun programlar halinde yapılmasını sağlayacak spor politikalarını bir devlet politikası haline getireceğiz.
Spor akademilerini; sporun felsefesini, düşünce yapısını, ahlakını, kurallarını da öğreten eğitim kurumları haline getireceğiz.
Spor komplekslerine, sporcuya ve spor alanlarına büyük müsabakalara ev sahipliği yapmaya yönelik yatırımlar yapacağız.
İlköğretim kurumlarında, tüm öğrencilere zorunlu olarak bireysel ve takım sporlarında altyapı eğitimi vereceğiz.
Üniversiteleri; Beden Eğitimi ve Spor Akademilerini yeterli sayıda altyapı hocası ve antrenör yetiştirebilir duruma getirecek ve ayrıca eski sporculara yönelik altyapı hocası ve hakem yetiştirecek kurslar açarak her okulda gerekli kadroları tahsis edeceğiz.
Olimpik sporları geliştirme yolunda bu dallarda bölgesel tesisler kuracağız.
Amatör Spor Klüplerine, lisanslı sporcu yetiştirme sayılarına ve başarılarına göre Federasyonlarca nakdi katkıda bulunulmasını sağlayacağız.
Lise, Üniversite ve Amatör takımların maçlarının yerel televizyon kanallarında yayınlanmasını sağlayacağız.
Passolig uygulamasına son vereceğiz.
Başarılı sporculara üniversitelere girişte kontenjan ayırarak sporcu bursu vereceğiz. Üniversite öğrencilerine de öğrenimleri süresince spor alanındaki başarıları göz önüne alınarak kademeli burs imkânı sağlayacağız.
Tüm profesyonel spor müsabakalarında çocukların, engellilerin ve yaşlıların ücretsiz katılımları için %10 kontenjan tanıyacağız.
Ülkemizin her bölgesinde, her ilde, her ilçede, mahalle bazında spor sahalarını, yüzme havuzlarını çoğaltacak ve her yaştaki bireyin spor yapmasını sağlayacağız.
Özellikle betona boğulan büyükşehirlerde imar planlarında spor alanları için yer açarak, bu konuda gereken yasal düzenlemeleri yapıp, her konut-yapı projesi için belli oranda spor alanı zorunluluğu getireceğiz.
Spora yeni mali kaynaklar yaratacak, üniversitelerin Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu mezunlarına sporun geliştirilmesi kapsamında yeni istihdam olanakları sağlayacağız.
TÜKETİCİNİN KORUNMASI VE TÜKETİCİ HAKLARI
Kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmek esastır.
Kaynak yaratma veya diğer saiklerle tüketime konu olmayan bir hizmet bedelinin tüketiciye yüklenmesini sona erdireceğiz.
Elektrikte kaçak kullanımı önleyecek; kaçak elektrik bedelini kullanıcısından tahsil edeceğiz.
Bankaların kredi kartı ücreti ve dosya masrafı uygulamasını yasa ile kaldıracağız.
Tüketici hakları mevzuatını, Tüketici Hakem Heyetleri ve Tüketici Mahkemelerine yansıyan uyuşmazlıkları gözeterek geliştireceğiz.
HAYVAN HAKLARI
Bütün canlıların doğal yaşam alanlarında ve ekolojik bütünlük içerisinde yaşamlarını devam ettirmeleri temel görevimizdir.
Hayvanların doğal yaşam haklarının korunması, yaşam alanları oluşturulması için ülke genelinde ulusal bir planlama ile “doğayı ve hayvanları koruma” çalışmaları yapacağız. Hayvan hakları ihlalleri ile etkin mücadele edeceğiz. Her düzeyde yerel yönetim bünyesinde yeterli sayıda eğitimli denetim ve gözetim görevlisi istihdam edeceğiz.
Hayvanlara kötü muameleyi, acımasız ve zalim her türlü eylemi, Türk Ceza Kanunu’nun “cürüm”ler başlığı altında ve müeyyidesi hapis cezası olacak şekilde düzenleyeceğiz. Yabani hayvanların kendi doğal çevrelerinde, türlerine özgü koşullarda karada, havada veya suda yaşamalarını ve üremelerini temin etmek üzere “Doğal Hayatı Koruma Fonu” oluşturacağız. Yabani türden olan bütün hayvanlar, kendi özel doğal çevrelerinde yaşama hakkına sahiptir. Yaban hayvanları özgürlükten yoksun kılınmamalıdır.
Evcil hayvanların doğal ömür uzunluklarına ve doğal ihtiyaçlarına uygun biçimde bakılması, yaşam alanlarının ihtiyaçları ve büyüklükleri ile uyumlu olmasını sağlamak için yerel yönetimler bünyesinde bakım ve aşı takip sistemi kuracağız.
Hayvanların doğalarına uygun ve sağlıklı biçimde yaşamlarını sürdürmeleri için Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bünyesinde “Hayvanları Koruma Fonu” oluşturup, bu Fonu ülke çapında amacına uygun ve etkin biçimde kullanacağız.
Hayvanların korunması ve bakımı yerel yönetimlerin asli görevlerinden olacak, her yerleşim yerinde yeterli sayı ve kapasitede hayvan hastanesi, bakım ve rehabilitasyon merkezi kuracağız.
Hiçbir hayvanın eğlence veya yarış amaçlı dövüştürülmesine izin vermeyeceğiz. Bu konuda caydırıcı cezai müeyyideler getireceğiz.
Yasadışı hayvan ticaretine ve evcil hayvan satışına son vereceğiz.
Sokak hayvanlarının her türlü bakım ve tedavisinin, eğitimli uzman veterinerler tarafından ücretsiz olarak Belediyeler ve Muhtarlıklar bünyesinde verilmesini sağlayacağız.
Hayvan deneylerine ve hayvanların kürkleri için yetiştirilmelerine son vereceğiz.
Ülkemizin hayvan hakları konusunda çağdaş uluslararası sözleşmelere katılımını sağlayacağız.
Sokak hayvanlarının kendi sokaklarında bakılması için, yerel yönetimler bünyesinde kayıt, bakım ve aşı takip sistemi kuracağız.
Sokak hayvanlarının belirlenen besleme alanlarında, yerel yönetimlerce gönüllülerle işbirliği içinde beslenmelerini sağlayacağız.
Tüm sokak hayvanlarının çiplerle takibini sağlayacağız. Sahiplendirilen hayvanların çiplenmesini, bunlara kötü davranan ve ölümünü ya da kaybını bildirmeyenlerin cezalandırılmasını sağlayacağız.
Sokak hayvanlarını kullanarak maddi çıkar sağlayan, yasal olmayan yardım toplayanlar hakkında hapis cezası öngören yasal düzenleme yapacak, dernek ve federasyon faaliyetlerini sıkı denetim altına alacağız.
Hayvan Hakları Denetleme Komisyonu kurulmasını ve bu komisyonda dernek ve federasyonların temsilini sağlayacağız.
ANADOLU;
Bir milletin doğuş ve varoluş hikâyesidir.
Zulme ve işgale karşı duruşun, milli mücadelenin ruhudur. Binlerce yıldır kültürlerin kaynaştığı ebedi yurdumuzdur. Anadolu Partisi olarak biz;
Anadolu’nun, Cumhuriyetin kızlarına, oğullarına güveniyoruz. Bizim bir davamız, Türkiye’ye bir yeminimiz var.
Siyasete yeni bir pencere açacağız.
Seçeneksiz kalanlara ses, temiz bir nefes olacağız.
Bölünerek küçülen değil, birleşerek büyüyen bir Türkiye istiyoruz. İsmimiz olan Anadolu’nun ve resmimiz olan Trakya’nın birikiminden ilham alarak, Cumhuriyet temelinde kardeşliği yeniden inşa edeceğiz.
SÖZÜMÜZ SÖZ… BİRLİKTE BAŞARACAĞIZ
49
