
Önce yine bir kesimin istemediği, engellemek için hayli mücadele verdiği Kadıköy Rıhtım Camii’nin yakında inşasına başlanacağı haberini sevinçle paylaşıyorum.
Gelecek hafta temeli atılması planlanan 5 bin kişilik cami, sosyal donatı alanlarının yanı sıra 1250 araç kapasiteli otoparkıyla hizmet verecekmiş. 30 bin metrekarelik cami alanı yapım çalışmaları için tahsis edilirken, sondaja dayalı zemin etüt çalışmaları da büyük ölçüde tamamlanmış. Klasik Osmanlı mimarisinde inşa edilecek cami, 5 bin kişi kapasiteli olarak tasarlanmış. Caminin ana kubbesi 25 metre çapında, 44,5 metre yüksekliğinde yapılacak. Camide ikisi 3 şerefeli 92,36 metre, diğeri ikisi de 2 şerefeli 79,81 metre yüksekliğinde 4 minare bulunacakmış. Projede konferans salonları, kütüphane, kitap kafe, sanat atölyeleri, sergi alanları, eğitim birimleri, aşevi, çok amaçlı salonlar ve taziye evi yer alacakmış. Proje kapsamında bir geniş ön avlu yapılması da planlanmış. Proje kapsamında 950 kapalı, 300 açık olmak toplam 1250 araç kapasiteli otopark da yer alacağı bilgisi var. Camiye denizden ve raylı sistemlerle de ulaşım sağlanabilecek.
Bu vesile ile, ülkemiz halkının önemlice bir kısmının birçok İslâmî kazanımlar yanında cami yapımına da ısrarla karşı çıktıklarını biliyoruz. Tek parti döneminde deyim yerinde ise sopa göstererek, devlet gücünü kullanarak nice medrese, tekke ve camiyi ele geçirmiş, Sirkeci’deki örnekte olduğu gibi gazino, başka örneklerde ahır, depo, atölye, samanlık, mesken… yapmışlardı. (Bunlara dair ileride örnekler sunacağım.)
1959 yılında okumak için İstanbul’a geldiğimde, bir dernek, Taksim’e bir cami yapmak için çalışıyordu, bu çalışma kesintilerle yıllarca sürdü, bunun da kısa hikayesini yazacağım.
Otorite ve şiddet kullanarak mabetlere el koyma imkanını kaybedince daha ziyade yenilerinin yapılmasını engellemek üzere kamuoyu oluşturmak için uyduruk argümanlar kullanmaya başladılar. Bunların başında “camiler gereğinden fazla, cemaatleri de yok, cami yerine okul yapılmalı” iddia ve talebi vardır.
Türkiye’de ve dünyada sinagog, kilise ve camilerin cemaatleri hakkında elde edebildiğim mukayeseli bilgileri vereceğim, görülecek ki, sinagog ve kiliselerin de cemaatleri, camilere göre daha çok eksildiği halde, hatta misyonerlerin faaliyet alanlarında başta cemaat bile yok iken mabetler inşa edilmektedir.
Cuma ve bayram namazı bile kılmayanlar, farz ve vacib olan bu namazları kılan Müslümanların yazın sıcağında, kışın soğuğunda, yağmurda yaşta camilere sığmadıkları (camiler yeterli olmadığı) için nelere katlandıklarını ya bilmiyorlar veya böyle bir dindarlıktan da rahatsız oluyorlar, olmasını istemiyorlar.
Namaz için yağmurda ıslanmıyorlar ama Kadıköy’de yağmurlu bir cumartesi günü İskele Meydanı›nda onlarca Kadıköylüyü topluyorlar, Kadıköy Rıhtımı’nın ucunda bulunan ve açık otopark olarak kullanılan dolgu alanda yapılması planlanan dev cami projesine karşı bir araya geliyorlar.
Şunu başta söyleyeyim:
Bu davranış, bu düşünce, bu tahammülsüzlük ile bir arada, barış ve huzur içinde yaşamak mümkün değildir; kendi varlık, huzur ve çıkarını, başkasının yokluk, huzursuzluk ve zararında arayanlar er veya geç hüsrana uğrayacaklardır; öteden beri böyle olmuştur.
Gelecek yazıya inşallah buradan devam edeyim.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.