Siyaset tamamen seçime endekslendiği için hükümetin kapalı kapılar ardında yürüttüğü gizli işlerle kimse ilgilenmiyor. Seçimlerde iktidarda olmanın faydalarını kullanmayacağı yönünde sözler veren Başbakan Bülent Ecevit yönetimindeki DSP hükümetinin son iki hafta içinde belli çevrelerin çıkarlarına yönelik aldığı kararlar vatandaşın nasıl kandırıldığını gözler önüne seriyor. Otomotiv sanayi ve turizm sektörüyle ilgili alınan kararların ardından, kendisini destekleyen medya şirketlerine enerji dağıtım ihalelerinde tekrar vize veren Ecevit''in, seçimler öncesinde iktidar olmanın nimetlerinden ne ölçüde yararlandığının en önemli kanıtı. Sayın Ecevit, bir zamanlar kendisini koltuktan indiren büyük sermaye gruplarıyla, karşılıklı çıkarlar söz konusu olduğunda, ne derece "can ciğer kuzu sarması" olunacağını dosta düşmana göstermeye başladı. Ancak bizim bir önerimiz var sayin Ecevit''e. Artık sermaye gruplarıyla çok yakın ilişki içine girdiğine göre "halkçı Ecevit" sloganını bir kenara bırakıp, "patron Ecevit" imajını kullansın, bir de özellikle köylülerin taktığı kasketi çıkarıp fötr şapka giymeye başlasın. Şu anda aldığı kararlar ve yaptığı hizmetler bunlara daha çok yakışıyor.
Seçim sonrası ne değişecek?
Kimse kimseyi kandırmasın. Seçim sonrası hiçbir şey değişmeyecek. Bugün miting alanlarında bol keseden vaadlerde bulunan siyasi parti liderlerinin seçim bildirgelerini incelediğimizde böyle bir sonuca ulaşmak zor olmuyor. Siyasi partilerin seçildikleri takdirde neler yapacaklarını anlattıkları seçim bildirgelerinde ülkenin en öncelikli ve önemli problemlerine, her zaman olduğu gibi popülist yaklaşımlarda bulunulduğunu görüyoruz. Sosyal güvenlik reformu başta olmak üzere köklü bir tarımsal destekleme ve mali reform yapılacağı yolunda en ufak bir ışık göremediğimiz bildirgelerde, bu konularla ilgili çok yuvarlak ve yüzeysel ifadelerin yer aldığını söylemek haksızlık olmaz. Ülke bütçesinde yıldan yıla büyüyen kara bir delik olan sosyal güvenlik açığına çözüm bulmak için neler yapılacağı, emeklilik yaşının ne olacağı konusunda tek bir kelimeye dahi rastlamak mümkün değil. Fazla üretilen tütünü yakmak için Bakanlar Kurulu''nun karar çıkardığı ülkemizde, ekim alanlanlarının daraltılması, tarımsal desteklemenin yeniden düzenlenmesi gibi cesur kararların alınacağına dair en ufak bir ışık göremiyorsunuz. Yarım yamalak, kimilerini abad kimilerini berbat eden uyduruk vergi reformları yerine her kesime eşit davranıldığı bir vergi reformu vaadinde bulunan, mali piyasaları rahatlatacak, rant ve faiz gelirleriyle köşe olan çevrelerin çıkarlarına çomak sokacak bir mali reformdan bahseden tek parti bulamıyorsunuz. İşte bu ve buna benzer reformların yapılamayacağını düşündüğümüz için seçim sonrası da hiçbir şey değişmeyecek diyoruz.
Vatandaş umutsuz
Ülkede her şey seçime endekslendi. Bütün kurumlar, siyasetçiler seçim atmosferine girerken, ülkenin kaderini belirleyecek oyları kullanacak olan vatandaşlar bırakın seçim atmosferine girmeyi, seçimlerden konuşmaktan bile uzak duruyor. Gerek kendim, gerekse diğer arkadaşlarım özellikle İstanbul başta olmak üzere birçok ilde seçim atmosferini koklamak için çalışmalar yapıyoruz. Gerek ben gerekse diğer arkadaşlarımın edindiği izlenim, vatandaşın seçimden çok geçim derdiyle ilgilenmesi. Gittiğimiz seçim bölgelerinde vatandaşlara, seçimler ve seçim sonrası için neler düşündüklerini sorduğumuzda "Yahu bırakın seçimi. Millet geçim sıkıntısı içinde. Ne yapacağımızı şaşırdık" şeklinde veya benzeri serzenişlerle karşılaşıyoruz. Sadece bununla da sınırlı kalmıyor vatandaşın şikayet ve umutsuzlukları. "Seçim olacak da ne olacak? Bizlere bol bol vaadde bulunanlar seçimlerden sonra yakınımıza bile uğramıyorlar" şeklindeki umutsuz açıklamalara benzer birçok sıkıntı dile getiriyor vatandaşlar. Hatta bazıları kendilerinden oy isteyen adaylara, "İlk önce söylediklerinizi yapın, ondan sonra bizden oy isteyin. Bu nedenle 18 Nisan''da oy kullanmayacağız" diyorlar. Vatandaşın bu durumundan kimsenin özellikle siyasetçilerin şikayet etmeye hakkı yok. Çünkü onları bu duruma getirenler, şu anda milletvekili veya belediye başkanı olmak için aday olan kendileri.
Başlıklar :

