
Ana omurgasını terör örgütü YPG’nin oluşturduğu SDG’nin çöküşünü Arap aşiretlerin bir bir ayrılması hızlandırdı. SDG’deki milis sayısı 55 bini biraz geçiyordu. Bunların yüzde 60’ı Arap aşiretlerinden oluşuyordu. Türkmen, Asuri, Çerkes milislerle birlikte YPG’li olmayan sayısı 40 bine varıyordu. Suriye ordusu operasyona başlayınca Arap aşiretler Baggara, Şammar, Akidat, Cubbur, Hamidi, Tay, Buşaban ve Şueytat hemen örgütten ayrıldı.
Eski ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve Suriye Özel Temsilcisi Brett McGurk’ün çabalarıyla “Terör örgütü DEAŞ’a karşı mücadele gerekçesiyle 2015 yılında kurulan Suriye Demokratik Güçleri (SDG)” yolun sonuna geldi. Suriye ordusunun, Halep’in kuzeyindeki Şeyh Maksud ve Eşrefiyye’den başlayarak, örgütü 2015’ten beri ABD desteğiyle kontrol ettiği geniş alanlardan çıkarması SDG’nin askeri gücünü sonlandırdı. Suriye ordusunun operasyonlara başlamasıyla birlikte ana omurgasını terör örgütü PKK’nın Suriye kolu YPG’nin oluşturduğu SDG içinde yer alan en büyük Arap aşiretler Baggara, Şammar, Akidat, Cubbur, Hamidi, Tay, Buşaban ve Şueytat, örgütten ayrılırken YPG dışındaki diğer tüm gruplar sahada etkinlik göstermeden dağıldı. ABD’nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ise SDG’nin artık “DEAŞ ile mücadelede ana partner olmadığını” açıklaması ise örgütün artık sona erdiğini ortaya koydu.
HASEKE RAKKA VE DEYR-İ ZOR’DAKİ AŞİRET UNSURU
Suriye’de devrimin başladığı Mart 2011’den sonra Esed rejiminin ülkenin kuzeydoğu bölgesindeki kuvvetlerini çekerek burada PKK’nın Suriye kolu PYD’yi vekil güç olarak bırakmasının ardından Arap aşiretleri, nüfusunun büyük çoğunluğunu oluşturdukları Rakka, Deyr-i Zor ve Haseke kırsallarında güvenliği sağlamak için silahlı güçler oluşturmaya başladı. Bu noktada ilk adım çatışmaların tüm ülkeye yayıldığı 2011 yılı sonunda, Haseke’nin doğu kırsalında yaşayan Şammar Aşireti lideri Deham el-Hadi el-Cerbe’nin kurduğu “Ceyşu’l Kerame” gücü oldu. Ceyşu’l Kerame’yi Deyr-i Zor’un batı kırsalında yaşayan Şueytat Aşireti ve yine Haseke’deki Akidat Aşireti izleyerek silahlandı.
DEAŞ-PYD ARASINDA PAYLAŞIM
Terör örgütü DEAŞ’ın 2013 yılında bölgeyi kontrol altına alması, Arap aşiretlerini DEAŞ’a ya da PYD’ye katılma seçenekleri arasında bıraktı. Bu noktada Akidat, Baggara ve Şammar aşiretleri PYD ile ittifak kurarken 70 bini aşkın nüfusa sahip olan Şueytat Aşireti ise tarafsız kalarak DEAŞ ile çatışmaya girişti. DEAŞ 2014 yılında Şueytat aşiretinden 700 kişiyi topluca infaz ederek aşireti PYD ile ittifak kurmaya zorladı. DEAŞ’ın baskıları altında Ceyşu’l Kerame ismini önce “Sanadid Güçleri” ardından “Hummat El-Cezire”ye çevirerek örgüte katıldı. 2015 yılında ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon’un kurulmasıyla birlikte bölgedeki Şammar, Baggara, Hamidi, Şueytat ve Akidat aşiretlerinin yanı sıra bölgedeki Türkmen aşiretlerin de katılımıyla Suriye Demokratik Güçleri (SDG) çatısı altında Kuzeydoğu Suriye Aşiret ve Kabile Meclisi oluşturuldu.
33 BİN SAVAŞÇI
SDG liderlerinin bölgedeki milis güçlerinin sayısının 100 bini bulduğunu söylese de uzmanlar ve saha kaynakları, bu sayının gerçeği yansıtmadığını bildiriyor. 2025 yılı başında yapılan Aşiret ve Kabile Meclisi Kongresi sonrası Şarku’l Avsat’a örgütün milis sayısına ilişkin bilgi veren Meclis Başkanı Mudır Hammad el-Es’ad, “SDG’deki toplam milis sayısının 55 bini biraz geçtiğini ve Arap aşiret savaşçılarının bunların yüzde 60’ını oluşturduğunu” söyledi. El-Es’ad’ın verdiği bilgiye göre, SDG içindeki aşiret savaşçılarının sayısı 33 bine ulaşıyor. Es’ad, söz konusu açıklamasında bunlara ek olarak Türkmen, Asuri, Çerkes savaşçıların da bulunduğuna işaret ederken, sayının 40 bine yaklaştığı tahmin ediliyor.
SDG’NİN HEGEMONYASI AŞİRETLERİ UZAKLAŞTIRDI
DEAŞ’ın 2017 yılında bölgeden çıkarılmasının ardından “Öz Yönetim Meclisi”ni ilan eden PYD, Rakka, Haseke ve Deyr-i Zor’da çoğunluğu oluşturan aşiretlerin meclis içinde ana rolü üstleneceğini ilan etti. Ancak Şammar Aşireti lideri Şeyh Miskal el-Cerbe, aşiretlerin bölgedeki yaşantılarını sürdürmek ve geçimlerini korumak için DEAŞ’a karşı mücadele ettiklerini hatırlatarak, “PYD, aşiretlerin çoğunluk olduğu bölgelerde kontrol sağlamasına rağmen tamamen kendi hegemonyasını kuruyor” diyerek, örgütün ideolojik eğitim ve zorla silah altına alma gibi uygulamalarını eleştirdi. Aşiret ve Kabile Meclisi arasında yaşanan tartışmalar 2023 yılı sonbaharında sıcak çatışmalara evrildi. Yaklaşık 3 hafta süren çatışmaların ardından ABD ve Uluslararası Koalisyon’un arabulucu olması üzerine sonlandı. Bu süreçte Akidat ve Tay aşiretleri, çatışmalara katılmayarak SDG’nin yanında durdu. SDG ile aşiretler arasında yapılan müzakereler sonucunda bölgenin yönetimi, su, petrol ve tarım kaynaklarının paylaşılması konusunda uzlaşı sağlandığı bildirildi.
10 MART ANLAŞMASI DURUMU TERSE ÇEVİRDİ
Esed rejiminin devrilmesinin ardından Şam’da kurulan yeni hükümet, 10 Mart 2025’te SDG ile bir entegrasyon anlaşması imzaladı. Bu kapsamda yapılan takasla SDG, aralarında aşiret liderlerinin de olduğu çoğu aşiret üyesi 140 kişiyi serbest bırakırken, hükümet ise 100 kadar tutuklu SDG militanını geri gönderdi. Kuzey Kuzeydoğu Suriye Aşiret Meclisi Başkanı El-Es’ad, Şam’da rejimin değişmesinden beri hükümet ile doğrudan iletişim kurduklarını söyledi. Geçtiğimiz temmuz ayında Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan Buşaban Aşireti Temsilcisi Nasır Hammud el-Farac ise örgütün 2023 yılında ulaşılan ittifakın hiçbir maddesini uygulamadığını belirterek hükümetin bölgeye operasyon yapması halinde Arap aşiretlerinin hiç düşünmeden harekete geçeceğini ilan etti. Benzer bir açıklamayı Şammar Aşireti lideri Miskal el-Cerbe de yaparak, 10 Mart Anlaşması’nın başarısız olması ve hükümetin operasyona başlaması halinde örgüte karşı savaşacaklarını açıkladı.
TERÖR KOALİSYONU BİR ANDA DAĞILDI
SDG bünyesinde, aşiret güçlerinin yanı sıra Asuri Askeri Meclisi ve Ermeni örgütleri gibi Hristiyan örgütler, Suriye dışından gelen DHKP-C, TİKKO, Enternasyonel gibi yabancı radikal solcu teröristler SDG’ye yer aldı. Ancak ABD’nin desteğini sonlandırması ve Suriye hükümetinin askeri operasyonunu sivillere karşı bir şiddet dalgasına dönüştürmemesi solcu gruplar ve PYD’nin silahlı kanatları dışında tüm yapıların kurşun sıkmadan sahadan çekilmesinin önünü açtı. SDG’nin 10 Mart Anlaşması’nı uygulamamakta diretmesi üzerine Suriye’nin kuzeydoğusunda operasyon başlatan Suriye ordusuna destek veren Buşaban, Şueytat, Baggara ve Şammar aşiretleri kuvvetleri, 17-18 Ocak günleri Rakka’nın kuzey ve doğu kırsalları ile Deyr-i Zor’un batı kırsalı ve Haseke’nin doğu kırsalında 35 saat içinde terör örgütü unsurlarını temizledi. Örgüt, geriye kalan radikal solcu gruplarla birlikte Kamışli, Haseke kent merkezi ve Ayn el-Arab’a sıkışarak ateşkes istemek zorunda kaldı.









