Kendimden başlayarak, çevrem, ülkem ve nihayet dünyaya kadar uzanan bir çizgide var olan bütün yanlışların, eksiklerin sebebini tek bir kelime ifade edebilirim: Aşksızız. Tepeden tırnağa kadar aşksızız hem de doğudan batıya kadar aşksız...

Bütün dertlerimizin sebebi bir, sureti başka. Avrupa’da tutarsızlık, Afrika’da açlık, İngiltere’nin Ortadoğu’sunda kan ve gözyaşı, Amerika’da -deri rengi ve saç tipi değişse de kendisi hep aynı kalan- namussuzluk... Bütün bunlar sadece bir suret. Bugün var yarın yok bunlar. Dün adları başka idi yarın daha başka olacak. Bütün bu suretlerin ardında saklanan ise dün bugün yarın demeden, hiç değişmeyen ve değişmeyecek olan o hep aynı bildik sebep: aşksızlığımız.

Bakışlarımızı mazlum ve mahzun yurdumuza çevirdiğimizde karşımıza çıkan tablo dünyadan çok farklı değil. Adı baktığımız yere göre değişen pek çok tekrar eden hatamız, ne yapsak düzeltemediğimiz yanlışımız var. Eğitimden kültüre, şehirden ahlâka, liyakatten mihenge, şahsiyetten üsluba kadar... Bütün bu hatalar büyük bir ağacın dalları gibi. Dallarda asılı meyveler: Diplomasını istikbalinin garanti belgesi zanneden öğrenci, mesleğini çoluk çocuğunun nafakası için sınıfta ders anlatmaktan ibaret bilen öğretmen, hastasını ekmek kapısı gibi gören doktor, nöbetinin bitiş saatini esneyerek bekleyen asker, suçlu olduğunu bildiği müvekkilini berat ettirmeyi başarı sayan avukat, mahallenin berberi olmakla imamı olmak arasındaki farkı idrakten mahrum hoca, işgal ettiği koltuğu yakınlarına istihdam alanı olarak parselleyen siyasetçi, işi kitabına uydurmayı işin kitabından daha iyi bilen bürokrat, mesai saatini lak-lak’la dolduran memur, mesaisinin içini lakaytlıkla boşaltan işçi, zalim müteahhit, üçkağıtçı tüccar, milyoner dilenci, duasız anne, zampara baba, terörist evlat... Hepsi o büyük hatalar ağacının dallarında asılı, ama her biri sadece birer kuru yaprak, kokusuz çiçek, tatsız meyve... Derdin adını net bir şekilde ortaya koymak için yapmamız gereken bir şey var: gövdeden başlayıp köklere kadar ağacın röntgenini çekmek. O röntgen filmini elimize alıp baktığımız anda karşımıza ne olduğunu bilmediğimiz şekiller değil; ilkokul terkimizin bile anlayacağı açıklıkta kocaman harflerle yazılmış tek bir kelime çıkıyor: Aşksızlık.

Kendimize samimi, dürüstçe, kandırmadan kendimizi, dönüp bir baksak, kim bilir ne göreceğiz? Kul olmaya geldiğimiz bu garip diyarda kulluktan gayrı her şeyle meşgul olduk. Giderken geride kalacak şeyleri artırıp biriktirmeye adadık ömrümüzü. Bir hiç uğruna heba edilen seneler bıraktık geride. Nasıl diyordu Cahit Abi? “Geçen ibadetler özürlü/ Eski günahlar dipdiri...” Kırık dökük ibadetler arasında cennet aradık; devasa değilse günahlar azad olunmuş saydık kendimizi cehennemden. Üstelik isminin baş harfi ‘acz’ tutmuyordu hiç birimizin.

Yürüdük, güldük, oynadık, alışveriş ettik, karnımızı doyurduk, para kazandık, seviştik ve uyuduk. Dertsiz insanlara dönüştük. Dertsiz bir şeylere dönüştük.

Vermeyi unuttuk. Malımızdan, uykumuzdan, vaktimizden, sevdiğimiz değerli şeylerden vermeyi unuttuk. Almayı unuttuk. Gönül almayı, dua almayı, dert almayı unuttuk. Nefes alır gibi gönül alır, nefes verir gibi cebimizden verirdik, öyle kolay, öyle fark etmeden, öyle sıradan. Unuttuk. Bitmeyen bir alışverişe döndü hayat. Son nefesi verirken ne olur bakıye yetersiz denmesin Rabbim. Duamız böyle şimdilerde.

Kibrimiz, riyamız, tamahımız, şehvetimiz, cimriliğimiz, kendimizi bir şey zannedişimiz, ben deyişimiz, benim deyişimiz hep aşksızlıktan.

Müsamahasızlığımız, tahammülsüzlüğümüz, halden anlamayışımız, hiç olduğumuzu fark edemeyişimiz, sen diyemeyişimiz, emanet şuuruna eremeyişimiz aşksızlıktan hep.

Ne kadar kusurumuz varsa kendimize itiraf etmekten utandığımız, aynalara bakmaktan korktuğumuz ne kadar hatamız varsa hepsi aşksızlıktan.

Ah o bizim büyük aşksızlığımız.

Aşk diyorsam öyle okul sıralarında gelip yakamıza yapışan, uykumuzu kaçıran, kalbimizin atışını değiştiren şeyden bahsetmiyorum sadece. Gelişiyle cümle noksanlarımızı tamam eyleyecek bir sultanı kast ediyorum aşk derken. Bize kim olduğumuzu hatırlatacak, bu yangın yerinde ne aradığımızı kalbimizi parçalarcasına ihtar edecek, kul olmanın, bilmenin, tanımanın kapısını sihirli bir el gibi aralayacak o nazlı sultandan bahsediyorum.

Aşk romantik bir eylemsizlik hali değil. Yeryüzünün en tesirli, en kavî, en şerefli, en ihya edici eylemi aşk. Senden başlayarak bütün insanlığı ayağa kaldıracak yegane ve muazzam inkılap aşk.

Benim, ülkemin, dünyamın bütün dertleri aşksızlıktandır ve ben onu bir bulursam dünya bir eksikten kurtulacak şuuru içinde kendisini nefsi için değil; Allah için insan eyleyen kimselerden olacağız. Ve asla unutmayacağız: Aşk yıkarak yapar, eksilterek çoğaltır, zehirlerle sağaltır, yok ederek var eyler.

Çileye yokum diyenler aşkla var olsun.

Çileye varım diyenlere aşkla merhaba...

Not: Eski bir yazıdır, lüzum üzerine tekrar paylaştım, zira görünen o ki parayı bulduk ama hâlâ aşksızız!

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026