
CHP’nin şaibeli 38’inci Olağan Kurultayı'na ilişkin Ankara’da görülen ceza davası 23 Şubat’a ertelendi. Dünkü duruşmada İmamoğlu, savunmasının büyük bölümünde yine yargıyı hedef aldı. Tanık beyanlarını reddeden İmamoğlu, “Bu, günü geldiğinde sorgulanacaktır” diye tehditler savurdu.
Özgür Özel’in genel başkan seçildiği CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’ndaki şaibe iddiaları üzerine açılan davanın ikinci duruşması dün görüldü. Para ve iş vaadiyle delege iradelerini yönlendirdiği belirtilen 12 sanığın “Seçim Kanunu’na muhalefet” suçundan yargılanmasına devam edildi. Ankara 26’ncı Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada Bursa Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, eski CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik hazır bulundu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki (İBB) rüşvet ve yolsuzluk nedeniyle tutuklu olan eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, eski Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve eski CHP Parti Meclisi (PM) Üyesi Baki Aydöner ise duruşmaya SEGBİS üzerinden katıldı.
YİNE YARGIYI HEDEF ALDI
Savunmasında yargı ve mahkemeleri hedef alan İmamoğlu, kurultay öncesi ve sırasında yürütülen temasları doğruladı, kurultayın şeffaf şekilde yürütüldüğünü, delegeleri etkilemediğini savundu. Kendisine divan başkanlığını eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun teklif ettiğini söyleyen İmamoğlu, Kılıçdaroğlu ile yapılan görüşmenin içeriğinin çekilme üzerine değil, kurultayın sakince geçmesine yönelik olduğunu iddia etti. Tanık beyanlarını reddedip hakkındaki iddiaları kabul etmeyen İmamoğlu, “Gerçekten bu, günü geldiğinde sorgulanacaktır” ifadelerini kullandı. Savunmasının büyük bölümünde yargıyı eleştiren İmamoğlu, “Bundan sonraki duruşmalara da katılmak istemiyorum” dedi. İmamoğlu’nun “Kurultay şeffaf şekilde yürütüldü” yönündeki savunması, dosyada yer alan tanık beyanları ve iddialarla birlikte değerlendirildiğinde, yeni soru işaretlerine neden oldu. Mahkeme sürecinde, şeffaflık iddiasına rağmen delegelerin tercihlerini etkilediği öne sürülen temasların kapsamının ilerleyen celselerde daha ayrıntılı şekilde ele alınması bekleniyor.
KİMİN GENEL BAŞKAN OLDUĞUNDAN BANA NE
Bugüne kadar böyle bir suçlamayla karşılaşmadığını söyleyen Baki Aydöner’in “Bana ne kim genel başkan, bana ne kim olmuş” sözleri, kurultayın demokratik işleyişine dair soru işaretlerini artırdı. Aydöner, “İstanbul kongresinde delegelerin tercihini etkilemek için market kartı dağıttığı” yönündeki iddialara karşı da “İstanbul’daki soruşturma için verilen takipsizlik kararını” savunma gerekçesi olarak sundu. Ancak söz konusu kararın, Ankara’daki ceza davasında ele alınan kurultay süreciyle birebir örtüşmediği vurgulandı. Bu durum, “oy karşılığı menfaat” iddialarının tümüyle ortadan kalkmadığı değerlendirmesini beraberinde getirdi.
NİYE BURADAYIZ?
Parti içinde menfaat temini ya da delegelerin iradesinin sakatlanmasının söz konusu olamayacağını savunan Rıza Akpolat, duruşmalardan vareste tutulmayı talep etti. İddianamede somut delil bulunmadığını öne süren Özgür Çelik, “Bu yargılamanın amacı nedir ve neden buradayız” diye sordu. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, seçime hile karıştırabilecek bir konumda olmadığını ileri sürdü. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ise davanın CHP’nin iktidar yürüyüşünü engellemeye yönelik olduğunu savundu.
150 bin lira tazminat ödeyecek
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki (İBB) rüşvet ve yolsuzluk gerekçesiyle tutuklu olan eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a tazminat ödeyecek. İmamoğlu 20 Mart 2025'te sosyal medya hesabından, Erdoğan'ın kişilik ve meslek hayatını hedef alan ifadeler kullanmıştı. İstanbul 23’üncü Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki duruşmada mahkeme, İmamoğlu’nun 150 bin lira tazminat ödemesine hükmetti.
Savaş “mağdur” sıfatıyla davada
Sanık beyanlarının ardından söz alan şikayetçi Lütfü Savaş’ın avukatı Onur Yusuf Üregen, davaya katılma taleplerinin bulunduğunu belirtti. Üregen, CHP avukatı Çağlar Çağlayan’ın dosyada mağdur taraf konumunda olduğunu savunarak, İmamoğlu’nun vekilliğini yapmasının usule aykırı olduğunu ileri sürdü. CHP avukatı Çağlar Çağlayan ise bu dosya özelinde yalnızca İmamoğlu’nun vekili olduğunu, CHP avukatlığından çekildiğini söyledi. Tanık beyanlarının güvenilir olmadığını savunan Çağlayan, Savaş’ın dosyada mağdur sıfatı taşımadığını belirterek katılma talebinin reddini istedi. Savcı, Lütfü Savaş’ın katılma talebinin kabulünü, henüz dinlenmeyen sanıkların huzurda dinlenmesini ve eksik hususların giderilmesini talep etti. Ara kararını açıklayan mahkeme, savunmaları alınan ve vareste tutulmak isteyen sanıkların taleplerini kabul etti. Mahkeme ayrıca duruşmaya gelmeyen sanıkların davetiye ile bilgilendirilmesine ve Lütfü Savaş’ın davaya katılma talebinin kabulüne hükmetti. Dava 23 Şubat’a ertelendi.










