Bundan sonra muhalif belediyecilik yapılır mı?

Yusuf Dinç
Yusuf DinçYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 13/10/2026, Salı • Yeni Şafak Haber Merkezi
Bundan sonra muhalif belediyecilik yapılır mı?

Global eğilimleri okuduğum yazılarımda komünal kapitalizme (devlet kapitalizmi) doğru bir gidiş olduğunu anlatmıştım. Bu gidişatta da en önde koşanlardan olduğumuzu göstermiştim. Bilinçli değil, savrulurcasına Çin tipi olarak bilinen bu yeni modele çekildiğimizi söylemiştim. Devletin piyasaya daha çok çağrılmasından iş dünyasının nasıl etkileneceğini tetkik etmeye çalışmıştım.

Doğru yere bakıyordum. Konu özel sektörle devlet arasındaydı.

Ama kapıldığımız bu küresel yönelimin “ilk” yansımasının yerel yönetimlerde olacağını görememişim.

Toplum sorumsuz bir konfor alanına doğru sürükleniyor. Seçmen kimliğini bir partiye, gündelik yaşam standardını ise fiili hizmet kapasitesi en yüksek aktöre emanet etmeye gidiyor.

Normalde hem siyasi tercihimizi gönlümüze göre yapmalı hem de hizmet alabilmeliyiz. Ama toplumun büyük bir kısmı ikisine birden aynı oy tercihiyle ulaşamıyor.

Bu şartlarda siyasi rekabet düşüncesi rafa kalkıyor, asıl seçim rasyonelleri bir tarafa bırakılıyor, irrasyonel sandık öne çıkıyor.

Belediyeler öyle ya da böyle el değiştiriyor. El değiştirmesinin yeni yolları ortaya çıkıyor.

Devlet kuruyormuş gibi görünebilir ama halk bir oyun kuruyor. Oy tercihinin sorumluluğu üstünden kalkıyor.

Hükümetin istekli tavrı, muhalefetin içinde bulunduğu rezil durum, halkın da değişimden hayli memnun olması veya tepki vermesi, şu bu gibi meseleleri herkes biliyor ve anlıyor. Ben işin o kısmında değilim. Eko-politik bir analiz ortaya koymak istiyorum.

Komünal kapitalizm, yerel yönetimleri merkezi hükümete doğru çekiyor. Derinde halkın istediği bir çözüm bu. “Derinde istemiyoruz,” diyenlerin sayısı da en derine indikçe azalıyordur. Halk siyasi mücadelenin değil, yaşam standartlarının iyileşmesini önceliyor.

Belki siyasi mücadelenin, yani demokrasinin, onu geri götürdüğünü değerlendiriyor. Kaliteli bir demokratik mücadele ortaya konsa böyle değerlendirmez ya neyse. Suçu muhalefete atacak değilim; muhalefet gelen dalgayı göremiyor olsa da... Çünkü görse bile dalga öyle güçlü ki karşı durmaya takati yetmez. Hükümetin bile gücü yetmiyor. Muhalefetle birlikte hükümet de işin içine çekiliyor.

Bu durum asla bugüne has ve bugüne dair bir olgu olarak kalmayacak. İşte asıl yapmak istediğim tespit budur.

Önümüzdeki seçim dönemlerinde de benzer tecrübeler ortaya çıkacak. Halk devletle bu oyunu daha bilinçli oynayacak. Hatta genel seçim sonuçları yerel seçim sonuçlarından çok farklı çıkacak. Ancak hızlıca merkezde bir toplanma olacak.

Doğudaki illerde görülen tecrübe gibi… Sosyolojik gereksinim dolayısıyla bir partiyi (adayı değil) seçen halk, kayyumun idareyi devralmasından ne kadar memnunsa her yerde aynı şey olacak. Kayıtsız demiyorum, memnun diyorum.

Oy, verilmesi gereken partiye verilecek; hizmet, alınması gereken partiden ya da devletten alınacak.

Başkanlar kendi kapasiteleriyle seçilmediği müddetçe…

Daha renkli bir siyasi ortam oluşacakmış gibi görünebilir. Fakat siyaset ciddi bir iştir, şaka olarak yapılamaz.

Ya yerel yönetimde seçim çerçevesi, halkın gerçek tercihini bulmasına olanak sağlayacak şekilde değiştirilir yahut bu iş artık böyle gider. Kötü hükümet gelse de fark etmez.

Bu işte bir hayır arıyorum.

Ya komünal kapitalizmin sadece ilk değil, tek etkisi bu olacaksa…

Yani mevcut durum özel sektör açısından koruyucu mu olur acaba? Devlet ekonominin içine daha çok çekilirken yerel yönetimler, devletin özel sektörün alanına taşmasını önleyecek bir bariyer görevi mi görüyor yoksa?

Umarım öyledir veya öyle olur.

Çünkü devlet, özel sektöre bırakılan alana taşarsa toplum ve girişimci üretken yeteneklerini kaybeder. Zaten yapay zekayı iş yapmamızı kolaylaştırmak yerine işi yaptırmak için kullanmaya doğru gidiyoruz. Kalan kısma da devlet dolarsa yeteneksiz kalırız.

Hepimizin yeniden çiftçi olacağı günler başlar o zaman. Çiftçi olsak bile anca kendimize yetecek kadar üretim yapabiliriz. Fazlasını üretsek pazarda yer bulamayız, bırakmazlar.

Hasılı nereye doğru gidiyoruz diye sormamız gereken bir zamandayız.

Devleti oyuna çeken halkın kendisidir. Halk yaşadığı piyasa travmasına (siyasi piyasa, mal piyasası, hizmet piyasası) başka bir çözüm bilmiyor. En kolayına başvuruyor.

Gene de en azından bu gidişin doğru olmadığını düşünenler varsa bugünden vakıfı, kooperatifi, kollektifi daha iyi anlamaya, parçası olmayı deneyimlemeye başlamalıdır. Yarın dünyanın her yerinde bunlar lazım olur.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026