AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Albaraka Türk

K Ü L T Ü R
Yıkılan Irak'ı çiziyor

İlk kez altı yaşında geldiği İstanbul'da 21 yıl sonra resimlerini sergilemenin mutluluğunu yaşayan Iraklı bayan ressam Vian Sora'nın sergisinde, Irak'ın savaş ve barış yıllarına ait resimlerini görmek mümkün.

  • ŞAMİL KUCUR
    Savaş ve sonrasındaki gelişmelerin yaşandığı günlerde Darphane Binası'nda 'Nehir, Şehir, Misafirat' adlı açılan sergide Vian Sora'nın savaşa ait resimlerinin yanısıra, Irak'ın tarihi ve günümüze ait resimlerini de görmek mümkün. Sora, Irak'ta yaşanan savaşın başta Bağdat olmak üzere bir çok şehri enkaz ve harabe haline getirdiğini ancak Irak halkının geleceğe ait umut ışıklarını taşıdığını söylüyor. Çünkü artık O (Saddam) yok. Elbette onun yerini birilerinin alması da Vian'ı ürkütmüyor değil. Zaten resimlerinde bu ümit ile tedirginliği bir arada görmek mümkün.

    Irak'ı resimleri ile yaşatacak

    Doğduğu 1976 yılı ile birlikte Irak'ın üzerinde zaten var olan karabulutlar, Saddam'ın yönetimi ile daha da yoğunlaşmış ve ülke coğrafyasını olduğu gibi kaplamıştı. Yıllar geçtikçe savaş bulutları da bu kara bulutların kararttığı Irak'ı daha da karamsar hale sokmuştu. Bütün bu olumsuz şartlara rağmen Vian da Irak halkı da bir şekilde hayatta kalabilmenin yollarını ararken, kendilerini ifade edebilmenin yollarını da arıyorlardı. Çocuk yaşlarında başladığı resim çalışmalarını, 12 yaşı sonrasında daha da yoğunlaştıran Viva, 18 yaşında ilk sergisini açmıştı.

    Hayatının büyük bir bölümü savaş ve kargaşa ile geçen Viva, savaş öncesi ve sonrası resimlerinde hayatın her anını, negatif ve pozitif unsurları ile birlikte ele aldığını söylüyor. "Irak dün de vardı, yarın da olacak. Resimlerimde Irak'ın ve bölgenin uzun bir tarihi seyrini görebilmeniz mümkün. Bütün bir tarih boyunca, bu topraklarda neşe de hüzün de yaşandı. Ben de bu yaşananları belgesel niteliğini de dikkate alarak resimliyorum."

    Faciayı göstermek için çalışmalarını artırdım

    Irak'ta yaşananların bir facia olduğunu ve orada yaşananları anlayabilmek için orada olmak gerektiğini söyleyen Vian, televizyon ekranı ya da gazetelerdeki görülen ya da okunanlar, o vahşet ve faciayı anlatmaya yetmez. Vian'a göre, Türkiye'nin bu yaşananlar noktasında özellikle tarihten gelen kültürel, dini ve tarihi bağlar dikkate alınarak insani ve ekonomik ilişkiler hızlandırılmalı idi.

    Kültür ve sanat alanında da kültürel atılımların ve köprülerin kurulması gerektiğine inanan genç ressam, Bağdat'a döndüğünde oradan bakıldığının ve yapılmak istenilen negatif propagandanın aksine, Türkiye'de insanların Irak ve Iraklılar ile bir problemleri olmadığını anlatacak. "Çocukluğumda geldiğim benim hayal şehrim İstanbul ile Bağdat kardeş şehirdi, insanların da kardeş olduğu gibi. Burada gördüğüm ilgi ve sevgiyi Bağdat'a döndüğümde sözlerimle de resimlerimle de anlatacağım. Teşekkürler Türkiye, teşekkürler Türk halkı..."

    Tarihimizden kopmak mümkün değil

    İlk gençlik yıllarından itibaren yapmaya başladığı resimlerde de bugün de dikkat çeken ana unsur, tarih ile bugünün bütünlüğünün tuvaline yansıması. "Yok edilmek istenen tarihi mirası ortadan kaldırabilmeleri mümkün değil. Çünkü binlerce yıldır yaşayan ve bugüne gelen o mimari, kültürel miras, Irak'ın her karış toprağına, havasına, suyuna ve binaların duvarlarına kadar işlenmişti." Vian, kompütür eğitimi görmesine rağmen tarihe bir hayli meraklı. Bir sanatçıda bugünü yaşadığı kadar, toplumun kültürü ve tarihi derinliklerini de bilmesi, hissetmesi ve sanatına da yansıtması gerektiğini düşünen Vian, babasının Bağdat'taki halı dükkanında oluşan sohbet muhitinden çok etkilenmiş. Yani tarihin ve kültürün devamlılığında şifahi kültürün etkisi büyük olduğuna dikkat çekiyor.

  •  
    Gülen'in şiirleri bestelendi
    Daha önce de bazı şiirleri bestelenen Fethullah Gülen'in, Kırık Mızrap adlı kitabındaki şiirleri de, Ahmet Hatipoğlu tarafından bestelendi.
    Afilli Delikanlı'ya dikkat
    Son olarak 11 Eylül filmleri arasında bir kısa filmle Türk sinemaseverlerle buluşan Ken Loach, yeni yapıtı Afili Delikanlı ile karşınızda. İngiliz Bağımsız Film Festivali'nde yönetmenine En İyi Film, genç oyuncu Martin Compston'a da Gelecek Vadeden Oyuncu ödülünü getiren Afilli Delikanlı, uyuşturucu taciri erkek arkadaşının yüzünden hapiste yatan annesini bu hayattan çekip almak isteyen bir gencin çelişkileri üzerine usta işi bir dram.
    AFİLLİ DELİKANLI
    Yönetmen: Ken Loach Yapım: İngiltere 2002 Tür: Dram / 106 Oyuncular: Martin Compston, William Ruane, Annmarie Fulton

    ÜSKÜDAR'IN belgeseli hazırlandı
    Üsküdar Belediyesi Üsküdar'ın belgeselini yaptı. Belgesel, İstanbul'un fethinin 550. yılına armağan olarak hazırlandı. Ünlü tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın anlatımıyla katıldığı ve tamamen görsel çekimlerle hazırlanan belgesel, Üsküdar'ın tarih içindeki yerinden fethe uzanan çizgisi ve bu çizginin mimarı olan Fatih Sultan Mehmet Han'ı ele alıp değerlendiriyor.
    PIRILTILI İSTANBUL gecelerine dair
    Kurulduğu günden beri önemli fotoğraf sergilerine ev sahipliği yapan İstanbul Fotoğraf Merkezi (İFM), 9 Ekim - 3 Ocak tarihleri arasında fotoğraf sanatçısı Cengiz Akduman'ın "Karınlığın parıltısı / İstanbul Geceleri" isimli çalışmasını sanatseverlerle buluşturuyor. Fotoğrafları Tepebaşı'nda bulunan İFM'de sergilenecek olan Akduman, çalışma hakkında şöyle diyor: "İstanbullu bir fotoğrafçı olarak içinde yaşadığım, yüzlerce yıllık birikiminden faydalandığım bu kentin hiç uyumadan yaşadığını biliyorum. Yıllarca gündüzünü fotoğrafladığım bu kentin gecesini belgelemek istedim."
    23 Ekim 2003
    Perşembe
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Karikatür | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED