
Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in de aralarında bulunduğu 26 sanıklı "ihaleye fesat karıştırma" davasında mahkeme heyeti, mevcut bilirkişi raporunu "savcılık iddianamesi gibi hazırlandığı" gerekçesiyle reddederek yeni rapor alınmasına karar verdi. Köseler ve diğer tutuklu sanıkların tahliye taleplerinin reddedildiği duruşma, eksiklerin giderilmesi için 28 Nisan’a ertelendi.
Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Alaattin Köseler, Veli Gümüş ve Havva Dindar getirildi. Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlarının da hazır bulunduğu duruşmayı, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ise izleyici olarak takip etti.
Bir önceki celsede tahliye edilen, sonradan ise Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesince hakkında tekrar tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılan sanık Uğur İnci duruşma salonuna geldi.
Sanık İnci'nin duruşma bitene kadar salonda kalmasına karar veren mahkeme başkanı, sonrasında ise hakkındaki yakalama kararı ile ilgili gerekli işlemlerinin yapılması için kolluk güçlerine talimat verdi.
Duruşmada tanık olarak dinlenen Şükran Yıldız, 24 Ocak 2025'te destek hizmet müdürü olarak görevlendirildiğini kaydederek, kendi döneminde yapılan dosyaları savcılığa sunduğunu ifade etti.

Tanık Ali Ayçiçek, 10 Şubat 2025'te işe başladığını ve çok kısa bir süreliğine Beykoz Belediyesi'nde başkan yardımcılığı yaptığını söyleyerek, Alaattin Köseler'i önceden tanımadığını, tanıdıktan sonra ise Köseler'in kendisine telkinde bulunmadığını dile getirdi.
Tanık Serkan Akgün ise Beykoz Belediyesi'nde destek hizmetlerinde işe başladığını, amirlerinin hukuka aykırı bir talimatı bulunmadığını ve önceden alınan malların ihale edildiğine hiç şahit olmadığını ifade etti.

Mahkeme başkanı bilirkişi raporunun dosyaya geldiğini bildirdi
Görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.
Söz alan sanık Uğur İnci, tahliye kararından 2 gün sonra yakalama kararının geldiğini, bu arada da eşinin kanser olduğunu öğrendiklerini belirterek, 11 yaşında çocuklarının olduğunu, kaçma niyetinin olmadığını, sürekli evde olduğunu ve duruşmaya da kendi iradesiyle geldiğini söyledi.
Tutuklu sanık Havva Dindar da bir önceki celsede tahliye olduktan sonra hakkında yakalama kararı çıktığını ve kararın ardından kendisinin teslim olduğunu belirtti. Dindar, 1 yıldır cezaevinde olduğunu kaydederek, kendisinin ve ailesinin mağdur olduğunu ve devleti zarara uğratacak hiçbir şey yapmadığını savundu.

"Ben dosyası tamamlanmamış hiçbir ödeme yapmadım"
Tutuklu sanık Alaattin Köseler ise 27 Şubat 2025'te gözaltına alındığını, 3 Mart'ta tutuklandığını, 4 Mart'ta ise görevden uzaklaştırıldığını belirterek, şunları kaydetti:
"188 gün sonra mahkeme görülmeye başlandı. 3 günlük mahkeme sürecinde tahliye edildim, bir gün sonra tutuklandım. 166 gün sonra buradayım. Tutukluluğumun toplam süresi bugün itibariyle 356 gün. Ben dosyası tamamlanmamış hiçbir ödeme yapmadım. Suçsuzluğumu Beykoz halkına açıklamam bana manevi olarak ağır bir külfet yüklemektedir. Dosyada mali menfaat paylaşımına dair bir delil yoktur. Ben Beykoz'un evladı olarak 11 ay hizmet ettim. Devletin kuruşuna göz atmadım."
Diğer tutuklu sanık Veli Gümüş savunmasında, tarafına isnat edilen suçlamaları kabul etmediğini kaydederek, hepsinin iftiradan ibaret olduğunu öne sürdü. Gümüş, kanunsuz ve hukuksuz hiçbir işe karışmadığını, hukuksuz bir işe de müsaade etmediğini savundu.
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmetti.
Dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesine karar veren heyet, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı 28 Nisan'a erteledi.
Fezleke ve iddianame
Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 402 sayfalık fezlekede, Belediye Başkanlığınca bir kısım mal ve hizmet alımı, belediye personeli ve ihale süreçlerine katılan bazı firma yetkililerinin yaptıkları iddia edilen hukuka aykırılıklar nedeniyle yürütülen soruşturmanın tamamlandığı belirtilmişti.
Beykoz Belediye Başkanlığı bünyesindeki destek hizmetleri, işletme ve iştiraklerle sosyal yardım işleri müdürlüklerinin yapmış olduğu birçok mal ve hizmet alımında, ihalelerde açıklık, eşit muamele, rekabet, doğruluk ve gizlilik ilkelerine aykırı davranıldığı belirtilen fezlekede, birbiriyle irtibatlı aynı firmalardan dönüşümlü tekliflerin alındığı kaydedilmişti.
Fezlekede, bazı ihale yüklenicisi firma ve teklif veren diğer firmalar arasında adres, akrabalık ve ortaklık düzeyinde organik bağ olduğu bilgisine yer verilmişti.
Bazı mal ve hizmet kabullerinin açık hesap şeklinde ihalelerden önceki tarihlerde gerçekleştirildiği belirtilen fezlekede, belediye stok kayıtlarına göre eksik ya da hiç mal teslimi olmamasına rağmen ödeme yapılan ihalelerin olduğu ifade edilmişti.
Görevden uzaklaştırılan tutuklu Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in yolsuzluk örgütünün kurucusu, Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş ve Özel Kalem personeli Metin Ülgey'in ise yönetici olarak değerlendirildiği fezlekede, 26 şüphelinin çeşitli suçlardan cezalandırılması talep edilmişti.
Hazırlanan fezleke, ağır ceza mahkemesinde kamu davası açılması için Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmişti.
Diğer 25 sanık hakkında da çeşitli suçlardan değişen oranlarda hapis cezası talep edilmişti.
Tutuklu sanıkların hepsi tahliye edilmişti
Mahkeme heyeti, ilk celsenin 3. gününde kurduğu ara kararda, aralarında Alaattin Köseler'in de bulunduğu 13 tutuklu sanığın tahliyesine karar vermişti.
Talebi değerlendiren Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi, söz konusu tahliye kararlarının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, kararın değiştirilmesine yer olmadığına hükmetmişti.
Mahkeme, söz konusu kararı ve itirazı değerlendirmesi için dosyayı bir üst mahkeme olan Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesi'ne göndermişti.
Kararı değerlendiren üst mahkeme, itirazı kabul ederek Köseler'in de aralarında bulunduğu sanıklar hakkında yakalama kararı çıkarılmasına hükmetmişti.
Bunun üzerine Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Havva Dindar tutuklanmış, hakkında tutuklama kararı verilen diğer sanıklar Serdar Karahan ve Uğur İnci hakkında ise yakalama kararı çıkarılmıştı.









